Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/597 E. 2026/3482 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/597
Karar No
2026/3482
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1358 E., 2024/1691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/15 E., 2024/62 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi doğrultusunda yapılan kadastro çalışmalarında, 87 68... parsel sayılı taşınmaz, "2008 tarihinden beridir de ... kızı ...'in kullanımında olduğu ve kullanımının hâlen devam ettiği" tutanağın edinme kısmında açıklanmak suretiyle; 87 68... parsel sayılı taşınmaz, "2008 tarihinden beridir de ... oğlu ...'nın kullanımında olduğu ve kullanımının hâlen devam ettiği" tutanağın edinme kısmında açıklanmak suretiyle; 87 68... ve 20 parsel sayılı taşınmazlar, "2002 tarihinden beridir de ... oğlu ...'nın kullanımında olduğu ve kullanımının hâlen devam ettiği" tutanağın edinme kısmında açıklanmak suretiyle; 87 68... ile 87 70... parsel sayılı taşınmazlar, "2004 tarihinden beridir de ... kızı ...'un kullanımında olduğu ve kullanımının hâlen devam ettiği" tutanağın edinme kısmında açıklanmak suretiyle; 87 70... parsel sayılı taşınmaz, "2005 tarihinden beridir de ... oğlu ...'un kullanımında olduğu ve kullanımının hâlen devam ettiği" tutanağın edinme kısmında açıklanmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ... ve ...'ın çalılık ve makilik olarak kullandıkları taşınmazları aralarında paylaştıklarını, ancak birlikte kullanmaya devam ettiklerini, murislerinin ölümü sonrasında ise çocukları tarafından dava konusu yerlerin birlikte kullanılmaya devam edildiğini, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmasında ise, murislerine ait olan 87 68... , 18, 20, 44... ada 67 parsel sayılı taşınmazların ... adına, 87 68... ve 87 70... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 87 68... parsel sayılı taşınmazın ... adına hatalı olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların ortak murislerinden intikal ettiğini ve dava konusu taşınmazlar hakkında bir taksim veya paylaşma yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların ..., ... ve ... adlarına eşit hisselerle tesciline, tescili mümkün olmazsa tapunun beyanlar hanesine müvekkillerinin fiili kullanıcı olarak yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 87 68... ve 87 70... parsel sayılı ... çalılık, tapulama harici yer olan taşınmazları, emek ve masraf harcayarak imar-ihya ettiğini, yaklaşık 20 yılı aşkın zamandır kullandığını, bu parsellerin kenarında bulunan 87 68... ve 87 67... parsel sayılı taşınmazların da müvekkiline ait tapulu taşınmazlar olduğunu, davacılarla miras kalan yerleri kendi araların pay ettiklerini, her paydaşın kendisine düşen ... çalılık olan tapusuz yerleri imar-ihya ederek kullanmakta olduğunu, davacıların dava konusu 87 68... ve 87 70... parsel sayılı taşınmazlarda herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından dava konusu taşınmazların muris ...'... intikal ettiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu taşınmazın ölü ...'... intikal ettiğini, davacıların ...'... intikal eden taşınmazların ...'... intikal ettiğini iddia ederek aynı kök muristen gelmiş gibi göstermeye çalıştıklarını, öte yandan, miras paylaşımı neticesinde kendisine düşen dava konusu taşınmazların yıllardır sorunsuz şekilde müvekkili tarafından kullanıldığını ve miras paylaşımı neticesinde davacılara isabet eden dava dışı 87 68... ve 19 parsel sayılı taşınmazların da davacılar adına tespit edildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında somut kullanım durumuna uygun olarak tespitlerinin yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ..., ..., ... ve ...'a yönelik davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...’ün ...'a yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, davacıların tescil istemi hakkında Hazineye yönelik davasının sübut bulmadığından reddine, kullanıcı şerhine yönelik istemleri yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespiti gibi işlem yapılarak tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesince kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar hakkında yapılan kadastro tespitinin müvekkillerinin yokluğunda yapıldığını, kök murisler ... ve ...'ın dava konusu taşınmazları çalılık ve makilik olarak paylaştıklarını, ancak davalı yerleri birlikte kullanmaya devam ettiklerini, bu kişilerin ölümü ile de çocuklarının kullanmaya devam ettiğini, kök murislerden kalan tapusuz taşınmazlar için bir taksim ve paylaşma yapılmadığını, ayrıca bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar hakkında davacılar yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine, gerçekleşmemiş ise davacılar adına kullanıcı şerhi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/597, K. 2026/3482, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-597-e-2026-3482-k-5f1b2e8dda51