Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17082 E. 2026/4839 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17082
- Karar No
- 2026/4839
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3606 Esas, 2025/2309 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/126 Esas, 2023/383 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın .... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili, ..., ... Mahallesi 12 80... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Ordu 2. Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, uygulanan faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçelerinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin düşük olduğunu, emsal taşınmazlar ile karşılaştırma yapılmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin düşük olduğunu, emsal taşınmazlar ile karşılaştırma yapılmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
4. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin düşük olduğunu, emsal taşınmazlar ile karşılaştırma yapılmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, tarım arazisi vasfında olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirilip, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen gelir metoduna göre değerlendirme yapılması, bilirkişi kurulunun hükme esas alınan raporunda, taşınmazın getireceği net geliri belirlerken İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bildirilen verim miktarı ve fiyatlara ilişkin değer kriterleri kapsamı içerisinde kalınarak hangi nedenle % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranının uygulandığı hususunu açıklamaları ile ayrıca dava konusu taşınmazın niteliği, konumu ve bilirkişi kurulu raporundaki özelliklerine göre % 50 olarak belirlenen objektif değer arttırıcı unsur oranının mevcut duruma uygun olması ile dava konusu arazinin belirlenen değerine yönelik hesaplama yöntemleri itibarıyla bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun dosya kapsamına, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına ve taşınmazın tapu kaydı üzerindeki takyidatın bedele yansıtılmasına karar verilmiş olmasına ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasına nazaran mahkemece kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi yerindedir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair iştirak ettiğim kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de bulunmadığından, diğer yönleri ve sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın Çoğunluğu tarafından verilen “Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün, “faizle ilgili” 4 No’lu bendinde yazılı olan değerlendirme görüş ve gerekçelerine (Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedel ve tespit davalarında uygulanan yasal faizle ilgili Kamulaştırma Kanununun 10/9 maddesi hükmünün iptaline ilişkin kararı uyarınca “davanın açıldığı tarihten itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiği” kanaatinde olduğumdan) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 23.03.2026