Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5766 E. 2026/3670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5766
- Karar No
- 2026/3670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/323 E., 2025/875 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/269 E., 2022/325 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çanakkale ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 2923 parsel sayılı 144,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 78... parsel numarasıyla ve 94,18 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 29 22... parsel sayılı sırasıyla 250.00, 400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 1 78... ve 5 parsel numarasıyla ve sırasıyla 256.25, 413,08 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini ve uygulama kadastrosundan kaynaklı hatanın olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahkemece deliller toplanmış ve taşınmaz mahallinde keşif yapılarak hem tarafların tanıkları hem de yörede yaşayan en yaşlı kişiler mahkemece dinlenmiş, 08.06.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas almaya elverişli olduğu, 22/2-a uygulamasında davaya konu parseller arasında belirlenen sabit sınırın hatalı tespit edildiği, bu tespitin ölçü yönteminden kaynaklanan hatalardan dolayı 22/2-a uygulama sınırlarının zemin ile uyumlu olmadığı, bu hatanın giderilmesi halinde ortaya çıkan doğru sınır sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 08.06.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunun krokide gösterilen koordinatlar dikkate alınarak 1 78... parsel yönünden 35,30 metrekare olarak hesap edilen (B) ile gösterilen kısmın tapu kaydının iptal edilerek davacının maliki olduğu 1 78... parsele dahil edilmesine, 1 78... parsel yönünden 4,63 metrekare olarak hesap edilen (A) ile gösterilen kısmın tapu kaydının iptal edilerek davacının maliki olduğu 1 78... parsele dahil edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, nizalı taşınmazların bulunduğu yerde tesis kadastrosunun prizmatik yöntemle, bir başka deyişle zeminde ölçü yapılarak belirlenmesine, alınan bilirkişi raporunda ölçü yöntemine göre taşınmazlar açısından tersimat hatasının olmadığının bildirilmesine, teknik bilirkişi rapor eki krokilerden görüleceği üzere çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu sınırları arasında farklılık görülmesine, dosya içine alınan ölçü krokisine göre sadece davacı parseli ile nizalı 2924 parselin orta köşesinde özel işaretleme yapılıp bu işaretlemenin de tesis kadastro pafta sınırları ile uyumlu olmasına, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı, uygulama kadastrosu ile eldeki mevcut tesis kadastrosu paftasından hareketle yeni pafta oluşturulacağı, teknik belgelerde de bir hata bulunmadığından tesis kadastrosundaki sınırların dikkate alınmasının gerekmesine, bu hali ile tesis kadastrosu sonucu oluşan sınırlardan ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığının anlaşılmasına, her ne kadar hava fotoğrafları incelenmemiş ise de taşınmazların yerleşim yeri içinde bulunması ve alanları gözetildiğinde söz konusu incelemenin sonuca etkisi bulunmayacağının anlaşılmasına, hal böyle olunca mahkemece nizalı taşınmazlar arasında ki ara sınırın teknik hata bulunmayan tesis kadastro pafta sınırları nazara alarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin davalılar istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; sadece inşaat ek raporunun tebliğ edildiğini, harita ek raporunun tebliğ edilmediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, raporun denetime açık olmadığını ve kararın kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.