Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5520 E. 2026/3669 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5520
Karar No
2026/3669
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1066 E., 2025/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2025/33 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 4 60... , 71, 72, 73, 74 parsel sayılı, 12 70... , 2 parsel sayılı, 12 83... , 2, 3, 4, 5 parsel sayılı ve sırasıyla 3.053.22 m², 1.044.66 m², 1.104.48 m², 547.10 m², 498.09 m², 1.553.92 m², 1.524.01 m², 2.976.60 m², 715.94 m², 775.27 m², 522.55 m² ve 1.020,55 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" ve sırasıyla "bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır, bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2010 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2010 yılından beri ... kullanımındadır", "bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır, bu parsel 2004 yılından beri ... kullanımındadır, bu parsel 2010 yılından beri ... kullanımındadır" şerhleri yazılarak, tarla vasıflarıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2.Asıl dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 60 yıldır müvekkili tarafından kullanıldığını ve 05.09.1969 tarihinde satın alındığını belirterek, zilyetlik şerhinin iptal edilmesini ve müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; 4 60... parsel sayılı taşınmazı kullandığını belirterek, zilyetlik şerhinin iptal edilmesini ve kendi adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davacı tarafça her ne kadar dava konusu taşınmazların kapsadığı alanın bir bütün halinde 05.09.1989 tarihli senet ile ...'dan satın alındığı iddia olunmuş ise de senet aslı incelendiğinde senedin, doğusu .... tarlası, kuzeyi ..., batısı ve güneyi yol ile çevrili on dönüm tarla cinsi taşınmazın satışına ilişkin olduğu, taşınmazı satanın ...den ölü ... kızı ... olduğunun görüldüğü, taşınmazın satın alan kişinin adının bulunduğu kısmın ise tahribata uğramış olması nedeniyle okunamadığı, yalnızca soyadının ... olduğunun anlaşılabildiği, senedin ön yüzünde senet şahitleri olarak ... köyünden ... ve ...'ın, arka yüzünde ise muhtar ve bir azanın imzasının bulunduğu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin taşınmazın sınırlarını oluşturan ... tarlası ve ...'ı bilmediklerini, taşınmazı satan ...'ı tanımadıklarını, senet şahitleri ... ve ...ile muhtar ...'ün vefat ettiğini, senedin taşınmazı kapsayıp kapsamadığını bilmediklerini; davacı tanığı ...'in satış senedine ilişkin bilgisi bulunmadığını, diğer davacı tanığı ...'in ise ... tarlasını bilmediğini, ancak ...'ın davacıya ait tapulu 4 60... parsel sayılı taşınmazın 100-150 metre ilerisinde yeri bulunduğunu beyan ettiği, mahalli ve tespit bilirkişileri ile tanıkların beyanlarına göre senet kapsamında kalan taşınmaz sınırlarının ve senedin dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının tam olarak tespit edilememesi, senette isimleri yazılı kişilerin tanınmaması yahut vefat etmesi nedeniyle beyanına başvurulamaması, senette yazılı taşınmazın 10 dönüm yüzölçümünde olmasına karşılık dava konusu taşınmazların toplam yüzölçümlerinin 14.789,29 metrekare olması, dolayısıyla yüzölçümü bakımından da senedin taşınmazları kapsamaması, keşifte dinlenilen davacı tanığı...'in senede konu taşınmazın kuzey sınırını oluşturan ...'ın davacıya ait tapulu 4 60... parsel sayılı taşınmazın 100-150 metre ilerisinde yeri bulunduğunu beyan ederek bilirkişiye göstermesine rağmen kadastral pafta ve tapu kayıtlarının incelenmesinde belirtilen mevkide ... adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığının anlaşılması, senedin alıcının adının yazılı olduğu kısmının tahribata uğramış olması nedeniyle esasen taşınmazı satın alan kişinin dahi anlaşılamadığı, fen bilirkişisi tarafından raporunda her ne kadar memleket haritası üzerinde senet uygulaması yapılmış ise de hemen altında krokinin keşifte alınan beyanlarda geçen yer tariflerine göre oluşturulduğunun belirtildiği, keşifte davacı ... ve davacı tanığı... tarafından kısmen sınırlar gösterilmiş ise de gösterilen bu sınırlar dava konusu taşınmazlar ile uyuşmadığından bu krokiye ve davacı tarafça sunulan 05.09.1989 tarihli senede Mahkemece itibar edilmediği, dava konusu taşınmazların tasarruf sınırlarının belirgin olmayıp parsellerin ayırıcı unsurlarla birbirinden ayrılmadığı, taşınmazlarda toprak işlemesinin yapılmış olduğu, 12 83... parselde 1 adet aşılı armut ve 1 adet erik, 12 83... parselde 1 adet aşılı armut ve 1 adet erik, 4 60... parselde 1 adet aşılı armut, 4 60... parselde 1 adet armut, 12 70... parselde 1 adet erik ağacı bulunduğu, ayrıca taşınmazlar üzerinde dağınık halde yabani armut ağaçları bulunduğunun gözlemlendiği, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların tasarruf sınırlarının belirgin olmadığı, parsellerin ayırıcı unsurlarla birbirinden ayrılmadığı, bütün halde kullanıldığı, taşınmazlarda kültüre alınmış ekili zirai unsur bulunmadığı, boş olduğu, yakın zamanda toprak işlemesinin yapıldığı belirtilerek taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların cins ve sayısı keşif gözlememize uygun olarak belirtildiği, fen ve ziraat bilirkişi raporlarında her ne kadar 1981 yılına ait hava fotoğrafında taşınmazlarda herhangi bir kullanım bulunmadığı, 1992 yılı hava fotoğrafında taşınmazların batı taraflarında imar ve ihya faaliyetlerinin kısmen başladığı, 2009 - 2014 - 20 19... tarihli ortofoto görüntülerinde de bu faaliyetlerin devam ettiği belirtilmiş ise de kullanım kadastrosu tespitinde kullanıcı tespiti yapılabilmesi için kullanımın taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak ve taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet bulunacak şekilde olması gerektiği, taşınmazların bu şartlara uygun olarak kullanıldığının ispat yükü kendisinde bulunan davacı tarafça kanıtlanmasının zorunlu olduğu, dava konusu taşınmazların tasarruf sınırlarının belirgin olmadığı, hava fotoğrafları ve ortofotolarda da başkaca bir kullanım görülmediği dikkate alındığında davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde kanunun aradığı şartları taşıyan, taşınmazların ekonomik amacına uygun ve üzerlerinde fiili hakimiyeti bulunacak şekilde bir kullanımı bulunmadığı, birleşen dosya davacısı ... 'in 4 60... parsel sayılı taşınmaza ilişkin lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebine yönelik davasında ise feragate yetkili vekilinin Mahkemeye sunduğu 10.11.2023 tarihli feragat dilekçesi dikkate alındığında" gerekçesiyle asıl dava dosyasının reddine, birleşen dava dosyasının feragat nedeniyle reddine dava konusu taşınmazların kullanım kadastro tespitleri gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Mahkemece, yapılan keşfe katılan teknik bilirkişilerce düzenlenen raporda 6831 sayılı Kanun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan dava konusu taşınmazların kullanımında olduğu iddiasına dayanak yapılan senedin dava konusu taşınmazları kapsamadığının tespit edildiği gibi keşifte dinlenen tespit bilirkişileri ve yerel bilirkişilerin taşınmazda kadastro çalışması sırasında ve öncesinde davacının kullanımının bulunmadığına ilişkin beyanları karşısında; davacının dava konusu taşınmazda tarımsal amaçlı ve ekonomik amaca uygun kullanımının olmadığı, her ne kadar davacı tanıklarınca 2010 yılı civarında davacı tarafça kullanıldığı belirtilmiş ise de davaya dayanak yapılan senede ilişkin bilgilerinin olmaması ve kullanımın kadastro çalışması öncesinde devam etmediğinin anlaşılması, önceden kullanım olduğu kabul edilse bile davacının dava konusu taşınmazlarda fiili hakimiyet sağlamasına yeterli olmadığı" gerekçesiyle asıl dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, mahalli ve tespit bilirkişilerinin, müvekkilinin tanıklarının taşınmazın müvekkilinin babasına ait olduğunu ve uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını beyan ettiklerini, İlk Derece Mahkemesince sunulan senete ilişkin doğru araştırma yapılmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde asıl ve birleşen dosya davacılarının kullanım haklarının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5520, K. 2026/3669, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5520-e-2026-3669-k-feb33b135f4d