Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5662 E. 2026/4137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5662
Karar No
2026/4137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1577 E., 2025/1346 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/90 E., 2023/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 84... parsel sayılı 2.953,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2001 yılından beri 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... oğlu ..., 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... kızı ... ve 2012 yılından beri 1/42 hissesi ... oğlu ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ...,1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı... kullanımında olduğu'' 13 93... parsel sayılı 714,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2001 yılından beri 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... oğlu ..., 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... kızı ... ve 2012 yılından beri 1/42 hissesi ... oğlu ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı... kullanımında olduğu" 13 93... parsel sayılı 1.599,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2001 yılından beri 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... oğlu ..., 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... kızı ..., 7/42 hissesi ... kızı ... ve 2012 yılından beri 1/42 hissesi ... oğlu ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı ..., 1/42 hissesi ... kızı... kullanımında olduğu, parsel üzerindeki fındık ağaçları hisseleri oranında ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... kızı ...,... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı... ait olduğu " şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 93... ve 4 parseller ile 13 84... parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını, bu taşınmazların müvekkilinin babası ...'dan intikal ettiğini, uzun yıllardır üzerindeki fındıkların müvekkili ve kardeşleri tarafından toplanarak satıldığını, kadastro çalışmaları esnasında müteveffa ... 'ın mirasçıları olan davalılar adına kullanıcı tespiti yapıldığını, davalıların hissesinin iptali ile müvekkili ve kardeşleri adına tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; 13 93... ve 4 parsellerin ...'dan intikal gelen yerler olduğunu, bu parseller yönünden davacının davasının yerinde olduğunu, 13 84... parsel yönünden davacının iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkillerinin murisi ve davacınında dedesi olan ... 'dan gelen yerler olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin yasal hasım olduğunu, idareye yüklenecek bir kusur bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davanın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında yapılan çalışmalarda Hazine adına orman dışında bırakılan taşınmazlardaki davacının zilyetliğinin tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının dava konusu parsellerin ... oğlu ... kullanımında olduğu ve ... mirasçılar adına kullanım şerhi talep ettiği, dosyada yapılan keşif, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi anlatımları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 13 93... ve 4 parsellerin uzun yıllardır kullanılmadığı, orman emvali ile kaplı olduğu, dava konusu 13 84... parselin ise üzerinde 25-30 yaş üstü fındık ağaçları olduğu, 8-10 yıldır bakım yapılmadığı dava konusu parsellerin davacıların dedesi ... 'ın kullanımında olduğu ancak davacılar babasına devredildiği iddiasını ispat edemediği'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ancak hukuksal yararı bulunmak koşuluyla davanın tarafları ile davanın tarafı olmamakla birlikte aleyhine hüküm verilmiş olan kişilerce istinaf kanun yoluna başvurabileceği, davanın davacı ... adına açıldığı, daha sonra murisin terekesine temsilci olarak ...'ın atanmış olduğu, davacı sıfatının tereke temsilcisine geçtiği, terekeye temsilci atandıktan sonra artık mirasçılarından birinin açtığı davayı takip yükümlülüğünün olmadığı, hükme yönelik kanun yoluna başvuru yetkisinin bulunmadığı, davacı ... vekili İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de, kanun yoluna başvuru yetkisinin bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tereke temsilcisi olarak ...'ın atandığını, İlk Derece Mahkemesinin kısa kararının açıklandığı ve önceki birçok duruşmaya tereke temsilcisinin katılım sağlamadığı, davacı tarafın kanun yollarına başvurma hakkının ortadan kalktığına dair değerlendirmenin usul ve kanuna aykırı olduğunu, mirasçı olan müvekkili ...'ın hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkının doğrudan engellendiğini, tereke temsilcisinin görevini layıkıyla yerine getirmemesi durumunda, mirasçıların hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla kanun yoluna bizzat başvurma haklarının devam etmesinin hukukun temel prensiplerinden olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazlarda mirasçılık sıfatı ve fiili kullanım iddiası nedeniyle kararın doğrudan muhatabı ve hukuki yarar sahibi olduğunu, tereke temsilcisinin atanmış olmasının mirasçıların kendi şahsi hukuki yararlarını tamamen ortadan kaldırmayacağını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, taraflara belirli şartlar altında kanun yollarına başvurma hakkı tanıdığını, Bölge Adliye Mahkemesinin yorumu, tereke temsilcisinin ihmali halinde mirasçıların temyiz hakkını tamamen kısıtlayacağı, Yargıtay'ın hukuki denetiminin de önünü tıkayacağı, yargılama ekonomisi ve hukuka uygunluğun sağlanması ilkeleriyle de çeliştiğini, dava konusu taşınmazların müvekkilinin babası ... tarafından ihdas edildiği, fındık dikimlerinin ve bakımlarının ... tarafından yapıldığını, uzun yıllardır müvekkili ve kardeşleri tarafından kullanıldığı yönündeki mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarını yeterince değerlendirmeden karar verildiğini, taşınmazların halihazırda müvekkili ve kardeşleri tarafından kullanıldığını tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla ispatlandığını, mahkeme kararları, idari para cezaları, tutanaklar, bilirkişi raporları, ifade tutanakları ve dekontlardan, dava konusu taşınmazın müteveffa ...'a ait olduğunun sabit olduğu, davalı ...'ın açıkça taşınmazların müvekkilinin babasına ait olduğunu, müvekkilinin babası tarafından oluşturulduğunu, fındık dikimlerinin ve bakımlarının müvekkilinin babası tarafından yapıldığını, kadastro tespiti esnasında hata yapıldığını doğruladığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.435,00 TL'nin temyiz eden davacıya istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5662, K. 2026/4137, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5662-e-2026-4137-k-85a71a439ff4