Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5068 E. 2026/3372 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5068
- Karar No
- 2026/3372
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/160 E., 2025/793 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/10 E., 2024/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 2362 parsel sayılı ve 18.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapuda Hazine adına, 630 parsel sayılı ve 8.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalılar adına kayıtlıdır. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Hazineye ait 2362 parsel sayılı taşınmaz ile davalılara ait 630 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki eş yükselti eğrisinin parsel sınırı olarak hatalı şekilde gösterildiğini ileri sürerek parseller arasındaki ortak sınırın düzeltilmesini talep etmiştir. 3. Yargılama devam ederken dava konusu 6 30... parsel sayılı taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2362 parsel sayılı ve 18.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz yeni 2 60... parsel numarasıyla 17.766,70 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 630 parsel sayılı ve 8.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz yeni 2 60... parsel numarasıyla 8.300,00 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümü düzeltim davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP Davalı taraflar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bilirkişi raporlarında tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftası çakıştırılmış ve her iki parsel arasındaki sınırın çakışmadığı belirlenmiştir. Tesis kadastrosu paftasında her iki parsel arasındaki sınırın sehven eşyükselti çizgisinden belirlendiği, uygulama kadastrosu ile paftadaki yanlışlığın düzeltildiği tespit edilmiştir. Mahkeme ilamı doğrultusunda olması gereken sınırın uygulama kadastrosu ile belirlenen sınır olduğu, bu nedenle uygulama kadastrosunun yasa ve mevzuata uygun yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. Davacı taşınmazın 18.300 metrekare olarak tescilini talep etmiş, mahkememizce uygulama kadastro çalışma doğrultusunda 17766,70 metrekare olarak tescil edilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle dava kısmen kabul edilmiştir. Her ne kadar kabul edilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmetmek gerekirse de, davalıların taşınmazı hem tesis kadastrosunda hem de uygulama kadastrosunda 8300 metrekare olarak belirlenmiş, tesis paftasındaki teknik yanlışlık davalılardan kaynaklanmamıştır. Davalıların davayı açmaya sebebiyet vermediği görülmekle davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu eski 6 30... ada 7 parsel ile eski 2362 parsel yeni 2 60... parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " yargılama sırasında dava konusu 6 30... parsel sayılı taşınmazlarda Kadastro Kanunu' nun 22-A maddesi uygulaması yapılmış ve bu çalışma eldeki dava derdestken 30/07/2021-28/08/2021 tarihleri arasında ilan edilerek, dosya içinde bulunan uygulama tutanağı örneklerine göre 22-A maddesi uygulaması ile oluştuğu şekilde 6 30... parseller 2 60... ve 6 parseller olarak tutanak düzenlenmesi sebebiyle dosya kadastro mahkemesine aktarılmış olup, her ne kadar davacı Hazine yargılama sırasında kadastro dosyasına sunduğu beyan ile; talep ettikleri düzeltmenin uygulama kadastrosu çalışması ile yapıldığını ve bu nedenle davanın konusuz kaldığını ileri sürmüş ise de; Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesine göre, uygulama alanında işe başlamadan önce bu alan içinde kalan taşınmazlar hakkında mahalli hukuk mahkemelerinde, sınır veya yüzölçümüne yönelik devam eden davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesi kadastro müdürü tarafından yazıyla istenerek temin edilir. Yine aynı Yönetmeliğin 28. maddesine göre, uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden taşınmazlardan mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu sınıra ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilir ve yüzölçümü kesinleştirilmez. Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının ilgili kadastro mahkemesine devri hususunda mahalli hukuk mahkemesine bilgi verilir. Uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden bu taşınmazların tutanakları davalı olarak düzenlenir ve tutanaklarda mahkemenin adı ve dosya numarası belirtilir. Kadastro Müdürünce davalı taşınmazlara ait tutanaklar ve eklerinin tasdikli birer örneği müdürlükte bırakılmak suretiyle asılları ile pafta örnekleri en geç 7 gün içinde ilgili kadastro mahkemesine gönderilir. Somut olayda ortak sınırın pafta üzerinde düzeltilmesine ilişkin eldeki dava devam ederken, 22-A maddesi ile oluşturulan hukuki durum tapuya tescil edilmiş ise de, yukarıda anılan yönetmelik hükümleri ve olayın mahiyeti gereği 22-A maddesi uygulamasına ilişkin tutanakların kesinleşmesi mümkün bulunmadığından dosya kadastro mahkemesine aktarılarak tutanakların davalı hale getirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu durumda sicili doldurmak görevi kadastro mahkemesine ait olacağından davanın konusuz kalmasının da söz konusu olamayacağı, davalılar lehine bir yargılama giderine de hükmedilmediğinden esasen davacı Hazine yönünden davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi sonuca etkili bulunmadığı gibi, mahkemece kararda açıklanan gerekçelere göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davada kabul kararı yerine idare aleyhine hüküm kurulmasının ve vekalet ücretine takdir edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.