Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/421 E. 2026/4770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/421
Karar No
2026/4770
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/46 E., 2021/8 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı ve asli müdahiller vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 83... parsel sayılı taşınmaz, 10.240,33 m² yüzölçümlü olarak ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş; bilahare, yargılama sırasında dava konusu 3 83... parsel sayılı taşınmaz, 3 83... ve 4 parsel olarak ifraz edilmiştir. 2. Davacı Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 3 83... parsel (ifraz edilmekle 3 83... -4 parsel) sayılı taşınmazın gerçek sahibinin kendisi olduğunu belirterek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi sonrasında dava Kadastro Mahkemesinin 2016/6 Esasına kaydedilmiştir. 3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 3 83... parsel sayılı taşınmazda bulunan meyve ağaçları ve asma üzümlerinin kendisine ait olduğunu belirterek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 4. Asli müdahil ..., ... ve ... ise ayrı ayrı verdikleri müdahale dilekçelerinde; dava konusu 3 83... parsel sayılı taşınmazda 1/4 hissedar olduklarını belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2011/4 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi tarafından hazırlanan 02.02.2015 havale tarihli rapor ve eki haritada dava konusu 3 79... parsel sayılı taşınmazın (I) harfiyle gösterilen 4.233,61 metrekare yüzölçümündeki bölümünün yol olarak terkin edilmesine, geriye kalan bölümün davacı ... adına tesciline, 3 80... parsel sayılı taşınmazın (F) harfiyle gösterilen 26.650,03 metrekare yüzölçümündeki bölümünün yol olarak terkin edilmesine, geriye kalan bölümün davacı ... adına tesciline, 3 81... parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 5.328,35 metrekare yüzölçümündeki bölümünün yol olarak terkin edilmesine, geriye kalan bölümün davacı .... adına ayrı ayrı tapuya tesciline, 3 83... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 1.555,13 metrekare yüzölçümündeki bölümün yol olarak terkin edilmesine, geriye kalan bölümün tespit gibi 3 82... parsel sayılı taşınmazın ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarihli ve 2015/20360 Esas, 2018/4166 Karar sayılı ilamıyla eksik inceleme ve araştırma sebebiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma sonrası dosya İlk Derece Mahkemesinin 2018/13 Esasına kaydedilmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderilerek Kadastro Mahkemesinin 2016/16 Esasına kaydedilen davacı ...'in davasının işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2018/13 Esas sayılı dosyasının 04.09.2019 tarihli celsesinde davacı ... açısından dosyanın tefrikine karar verilerek dosya aynı Mahkemenin 2019/46 Esasına kaydedilmiş ve davaya .... ... tarafından yukarıda belirtilen müdahale taleplerinde bulunulmuş ve İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dayanak 06.04.1984 arazi kayıt örneğinin dava konusu taşınmaza tüm sınırlar yönünden uyduğu, mahalli bilirkişi beyanları ile de bunun doğrulandığı, Kadastro Mahkemesinin 1968/46 Esas sayılı kamulaştırma dosyasında bedelin malik ....ye verildiği, dava konusu yerin tespit dışı bırakıldığı tarihe ilişkin bilgi bulunmadığı, davanın 2015 yılında açıldığı, vergi kaydının 06.04.1984 tarihli olduğu dikkate alındığında davacıların malik sıfatı ile ekonomik amaca uygun 20 yıldan fazla zilyetliklerinin olduğu, hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet olmadığı belirtilmiş ise de 1984 vergi kaydının taşınmaza uyduğu" gerekçesiyle dava konusu 4.992,77 m² yüzölçümlü 3 83... parsel sayılı taşınmaz ile 5.247,56 m² yüzölçümlü 3 83... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, davacılar adına eşit hisselerle “bir kısmı karışık meyve bahçesi bir kısmı bağ” vasfı ile tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan asma üzüm ağaçları ile meyve ağaçlarının tamamının davacı ... adına tapuya tesciline, davalı ... Genel Müdürlüğünün davalı sıfatı bulunmadığından ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2021/15950 Esas, 2024/4027 Karar sayılı ilamıyla "toplanan delillere, ayrıca 16.11.2020 havale tarihli harita bilirkişisi S.G ile orman bilirkişisi M.Y.K tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu 3 83... ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde 1949 yılına ait hava fotoğrafında yoğun şekilde topluluk (küme) oluşturacak şekilde meşe ağacı bulunduğu, tepe kapalılığının % 41-%70'e kadar olduğu, kuzey kısmındaki ormanın devamı niteliğinde olduğunun belirtildiği, ayrıca tarımsal faaliyet yapılmadığının da tespit edildiği, sonraki yıllara ait hava fotoğraflarında ise orman ağaçlarının kesildiğinin görüldüğü anlaşıldığından dava konusu taşınmazın 1945 yılında da orman olduğunun kabulü gerektiği, Devletleştirilmiş olduğu, sonradan açılmakla evveliyatı orman olan yerin kazanılamayacağı da dikkate alındığında, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve asli müdahiller vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve müdahiller lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu 3 83... parsel sayılı taşınmaz ilk olarak ... Kadastro Mahkemesinin 2011/9 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasına konu olmuş, sonrasında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Diyarbakır İl Encümeninin 08.09.1966 tarihli ve 558 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırılan kısmına ilişkin dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tapudan yol olarak terkini istemiyle açılan dava ... Kadastro Mahkemesinin 2011/97 Esasına kaydedilmiş ve bu davanın aynı parsele yönelik ... tarafından açılan 2011/9 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2011/9 Esas sayılı dosyanın da yine ... tarafından 3 78... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali istemiyle açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 25.02.2015 tarihli ve 2011/4 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararında ...'ın 05.12.2014 tarihli keşifte 3 83... parsele ilişkin talebinden feragat ettiği belirtilmiş ve yargılama sonucunda 3 83... parselin tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 02.02.2015 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.555,13 m² lik kısmının bu taşınmazdan ifrazı ile tapudan yol olarak terkinine geriye kalan kısmının dava konusu olmadığı anlaşıldığından tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Aynı hükümde eldeki dosyaya konu parsel dışında başkaca parsellere ilişkin de hüküm kurulmuş olup; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş ve (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince eksik inceleme ve araştırma sebebiyle bozulmuştur. Bozma sonrası, dosya Mahkemenin 2018/13 Esasına kaydedilmiş ve sonrasında ... tarafından açılan eldeki davanın bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ancak 04.09.2019 tarihli celsede davacı ... açısından dosyanın tefrikine karar verilerek dosya Mahkemenin 2019/46 Esasına kaydedilmiş, , ..., ... ve ... tarafından da asli müdahale talebinde bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna uygun değildir. Şöyle ki, dosya kapsamında tutanak aslı dahi bulunmayan dava konusu 3 83... parsel sayılı taşınmazın az yukarıda açıklandığı üzere Mahkemenin 2018/13 Esas sayılı dosyasında da davalı olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 166. maddesi uyarınca kadastro davalarında, aynı parsele yönelik olarak açılan tüm davaların, birbiriyle çelişkili kararlar verilmemesi ve infazda tereddüt oluşmaması için birlikte görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. Ayrıca karar düzeltme aşamasında Dairemizce verilen geri çevirme kararı üzerine dava konusu 3 83... parsel sayılı taşınmazın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kamulaştırması sebebiyle 3 83... ve 4 parsel olarak ifraz edildiği belirtilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince bu kamulaştırmanın üzerinde durulmadan, böyle bir kamulaştırma işlemi yapılmış ise bu kamulaştırma işlemine ilişkin belgeler dosyaya getirtilmeden ve kamulaştırmayı yapan idarenin davada taraf olması gerektiği düşünülmeden karar verilmesi de doğru değildir. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2021/15950 Esas, 2024/4027 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmaz orman sayılan yerlerden olduğundan davanın reddi gereğiyle bozulmasına karar verilmiş ise de hükmün az yukarıda yazılı sebepler ile bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle farklı sebeple bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı ve asli müdahiller vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin farklı gerekçe ile bozma kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve asli müdahiller vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2021/15950 Esas, 2024/4027 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/421, K. 2026/4770, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-421-e-2026-4770-k-e9ae68e8efac