Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2265 E. 2026/4767 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2265
- Karar No
- 2026/4767
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/154 E., 2022/15 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, temyize konu Giresun ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 26... parsel sayılı 10.714,54 m² yüzölçümlü taşınmaz, fındık bahçesi niteliğiyle ... adına; aynı yer 1 26... , 1 32... ile 1 34... parsel sayılı sırasıyla 30.912,31 m², 13.621,19 m² ve 44.768,16 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise, fındık bahçesi vasfıyla ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., tespit gününden önce ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Giresun ili ... ilçesi ... köyü Tireki Kranı Mevkiinde kain, tapunun 27.02.1986 tarihli ve 54 sırasında kayıtlı taşınmazına Hasanağa Kerimesi Gülizar hududu tarafından davalı ... tarafından haksız olarak el atıldığını ve taşınmazdan yararlanmasına engel olduğunu ileri sürerek, taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, davalının elatmasının önlenmesi ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen davada davacı ... dava dilekçesinde; Giresun ili ... ilçesi ... köyü 1 26... ve 24, 1 32... ve 1 34... parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan kadastro tespitlerinin hatalı olduğunu, tespit maliklerinin bir kısmının çok önceleri ölen kişiler olduğunu, taşınmazları malik sıfatıyla ....oğlu .... mirasçılarının kullandığını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların ....oğlu .... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2008 tarihli ve 1993/145 Esas, 2008/24 Karar sayılı kararı ile, davacılar tarafından takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmış sayılmasına, katılan davacı yönünden davanın kabulüne, Şubat 19 86... sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 14.02.2008 tarihli ve 1993/145 Esas, 2008/24 Karar sayılı kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2009 tarihli ve 2009/14593 Esas, 2009/14640 Karar sayılı ilamıyla, "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlandığı, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 1 26... , 23, 24... , 1 32... ve 8, 1 34... ve 4 parsel sayılı parsellerin tutanaklarının kesinleşmeyeceği ve davaya bakmakta genel mahkemelerin görevinin sona ereceği açıklanarak, 3402 sayılı Kanun'un 26... . maddesi uyarınca uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle, dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi, tespit malikleri davada taraf değil ise, usulünce davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra, gerçek hak sahipleri adına sicil oluşturulması" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece ( Kadastro) Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazlar hakkında herhangi 3. kişinin hak talebi bulunmadığı, dava konusu taşınmazların orman vasfında bulunmadığı, taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan uyuşmazlığın yalnızca taraflar arasındaki sınıra ilişkin ihtilaf olduğu, 2009 yılında gerçekleşen kadastro çalışmaları esnasında dava konusu taşınmazların sınırlandırmasının tarafların uzun yıllardan beridir kullanageldiği sınırlara itibar edilerek tespit edildiği, dava konusu 1 32... , 1 34... ve 1 26... parsel sayılı taşınmazların mülkiyet ve zilyetliğinin müteveffa ... ait olduğu, dava konusu 1 26... parsel sayılı taşınmazın mülkiyet ve zilyetliğinin ise müstakilen ... oğlu ...'e ait olduğu, davacı ... ve asli müdahil ... yönünden davalarının sübuta ermediği" gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne, davacı ... ve asli müdahil ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile sonuca gidildiğini, dava konusu taşınmazların evveliyatının orman vasfında olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı ve taşınmazlar üzerinde davalı taraf lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Asli müdahil ... vekilinin, dava konusu 1 26... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Asli müdahil ... vekilinin diğer taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde olup, tutanağın edinme yerinde adlarına tespit yapıldığı bildirilen kişiler ve mirasçılarının davanın doğal tarafı olacağı kuşkusuzdur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında mahkemelerce resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; tespit maliklerinden ..., ...ve ....'ye, ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 18.06.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/294 Karar sayılı kararı ile kayyım tayin edilmiş olup, anılan bu kişiler dışındaki tespit maliklerinin sağ olup olmadıkları veya ölmüşlerse mirasçılarının kimler olduğu belirlenmemiş ve mevcut ise mirasçıları davaya dahil edilmemiş; söz konusu tespit maliklerinin kim olduklarının belirlenememesi durumunda ise, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun (3561 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca, mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması hususunda vesayet makamından talepte bulunulması ve vesayet makamınca atanacak kayyımın davaya dahil edilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerektiği dahi gözetilmemiştir. Öte yandan, 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki "mallar üzerindeki yönetim görevi sona erinceye kadar, yönetim kayyımı tayin edilen en büyük mal memuru yerine vekâlet eden veya atanan kimse de bir karara gerek kalmadan o makama tayin edilmiş sayılır." düzenlemesi gereğince, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.06.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/294 Karar sayılı kararı ile tespit maliklerinden ..., ....ve ....'ye kayyım tayin edilen en büyük mal memurunun yerine atanan kimse, bir karara gerek kalmadan o makama tayin edilmiş sayılacağından, yapılacak tebligatların mahallin en büyük mal memurluğuna yeni atanan kimseye yapılması gerekirken, tebligatın başka bir yere atanan önceki mal memuruna yapılması da hatalıdır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespit tutanaklarında malik olarak belirtilen tüm kişilerin kimlik bilgileri tespit edilmeli, ölü olanlarının mirasçılık belgeleri dosya arasına alınmalı, daha önce tespit kendilerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 18.06.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 201/294 Karar sayılı kararı ile kayyım tayin edilmiş olan tespit malikleri ..., ....ve ...dışında kim oldukları belirlenemeyen tespit maliki bulunması halinde 3561 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, bu kişilere mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması hususunda vesayet makamından talepte bulunulmalı, bundan sonra vesayet makamınca atanacak kayyım davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmeli, tespit malikleri tam olarak belirlendikten sonra işin esası incelenmelidir. İlk Derece Mahkemesince, yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil ... vekilinin dava konusu 1 26... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA, Asli müdahil ... vekilinin dava konusu 1 26... , 1 32... ve 1 34... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.