Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4195 E. 2026/2312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4195
Karar No
2026/2312
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1943 E., 2025/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. Ereğli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E., 2023/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ...köyünde bulunan 1 12... sayılı 470,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1980 yılından beri ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 12... parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin müvekkili tarafından 22.08.1994 tarihli gayrimenkul zilyetlik devir ve teslim senedi ile...dan satın alındığını, o tarihten bu yana taşınmazın müvekkilinin kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşiflerde dinlenen birbiriyle tutarlı, somut ve çelişkiye yer vermeyen beyanlara Mahkememizce itibar edilmekle, dava konusu taşınmazın davacı ... tarafından kullanıldığı, davalı vekilinin sunmuş olduğu 29/04/1995 tarihli satış senedinde ... taşınmazı olarak belirtilen kısmın mahalli bilirkişilerce fiilen zeminde dava konusu 1 12... parsel olarak gösterildiği, senette bahsi geçen hudutların yönlerinin dava konusu taşınmaza uymadığının 25.04.2023 havale tarihli fen bilirkişisinin sunmuş olduğu rapor ile sabit olduğu, davalı tarafın sunmuş olduğu senedin dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilse dahi davalı ...'ın dava konusu taşınmazı fiilen hiç kullanmadığının mahalli bilirkişi, tutanak tanıkları ve davacı tanığı beyanları ile sabit olduğu, senette alıcı olarak adı geçen davalının annesi ...'ın ve davalı oğlu ...'ın mahalli bilirkişiler ve tutanak tanıkları tarafından bilinmedikleri, taşınmazı kullandıklarının kimse tarafından görülmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesine ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunda amacın yukarıda açıklandığı üzere taşınmazlar üzerinde fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde tespit günü itibariyle fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermek olduğu, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişilerin, kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişiler olduğu, davacı ... ...'ın dava konusu taşınmazı ev yeri olarak satın aldığı ve taşınmazı ev yapmak amacı ile açtırdığı sabit olmakla, davacı ... 'ın dava konusu taşınmaz üzerinde fiilen asli zilyet olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 12... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı ada ve parsel numarasıyla kadastro tespitindeki niteliği ve miktarı ile Hazine adına tapuya tesciline ve taşınmazın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır, işbu taşınmaz ... kullanımındadır" şerhinin eklenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, İlk Derece Mahkemesince usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tarafsız tanık beyanları ile fen ve ziraat bilirkişisi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davalı senede dayanmışsa da dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ispatlayamadığı, davacı tarafın dava konusu taşınmazı tespit tarihi ve öncesi itibariyle ekonomik amaca uygun şekilde asli zilyet olarak fiilen kullandığı belirlenerek yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından sunulan 29.04.1995 tarihli senet gereği davacının kullanımının kayınvalidesi ... adına olduğunu, bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini ve sadece tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4195, K. 2026/2312, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4195-e-2026-2312-k-85d1514e420b