Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3816 E. 2026/1166 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3816
Karar No
2026/1166
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1696 E., 2025/494 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/223 E., 2024/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı 10.110,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ... oğlu .. ve ...'in kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfınde Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacılar adına tespit edilmesi gerekirken Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın davacılara taksim sonucu kaldığını ve davacılar ve evvelinde murisleri tarafından nizasız ve fasılasız kullanıldığını belirterek, Hazine adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacı adına tespit edilmesi gerekirken Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın davacıya taksim sonucu kaldığını, davacı ve evvelinde murislerinin taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak 80-90 yıldır kullandıklarını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan Toprak Tevzi çalışmaları sonucunda 53 no.lu Toprak Tevzii Komisyonunca 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ve 5618 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Hakkındaki 4753 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler ve Geçici Maddeler Kanunu (5618 sayılı Kanun) hükümlerine dayanılarak Hazine adına tespit edilen 47 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı kapsamında kaldığını, taşınmazın Hazine adına tespit edilme nedeninin tespit tarihinde ibraz edilen vergi ve tapu kayıtlarının sınırlarının sabit olmayıp, değişir olması nedeniyle miktarına itibar edilmiş olması olduğunu, davacının zilyetliğini ispat etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olduğunu, 1936 yılından bu yana nizasız ve fasılasız olarak Hazinenin hüküm ve tasarrufunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmaz olan Altınoluk köyü 1 09... no.lu parselin kadastro çalışmalarında tarla vasfıyla Hazine adına tespitinin yapıldığı, dayanak olarak 47 53... sayılı kanun hükümlerine göre 53 numaralı toprak tevzi komisyonunca çalışmalar yapıldığı, bu çalışmalar sonucunda kadastro tutanağında 08.11.1963 tarih sıra 3 19... sayfa 30 numaralı tapu kaydının esas alındığı, toprak tevzi komisyonunun çalışmaları sırasında tablendigatif tutanağında 47 numaralı parsel olduğu, 47 numaralı parselin Hazine adına tespit yapıldığı, belirtme tutanağının incelenmesinde 14 belirtme numarası aldığı, açıklama kısmında 14 belirtme numarasının ibraz edilen tapu ve vergi kayıtlarındaki gayri sabit hudutlar sebebiyle zemin üzerinde hudutların tatbiki mümkün olmadığı, bazı parsellere birden fazla kayıt ibraz edildiği, vergi kayıtları olması nedeniyle dönümlerine itibar edilerek fazlasının Hazineye bırakıldığı, bu nedenle davacıların dayanmış oldukları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin araştırılmasında Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinin sağlanması gerektiği ancak evvela davacıların iddia ettikleri taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarına uygun bir taşınmaz olması gerektiği, taşınmazın tarla olması nedeniyle eldeki davada davacıların iktisap koşullarının incelenmesine geçildiği, toprak tevzi komisyonunun çalışmaları nedeniyle davacıların nizasız ve fasılasız olarak kadastro tespitinin öncesi 20 yıllık süre ile zilyetlik iddiasının Kadastro Kanunu'nun 46. maddesi gözönünde bulundurulduğunda toprak tevzi komisyonunun çalışmaları yapıldığı 1963 yılından geriye dönük olacak şekilde 20 yıl süre ile sağlanmaları gerektiği, bu doğrultuda jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinden alınan raporda 2001-1988-1968-1955 tarihli hava fotoğraflarının değerlendirildiği, değerlendirmelerin benzer olduğu, dava konusu parsel ve komşu parsellerin sürülü bir şekilde kullanıldığı, ancak 1955 tarihli parselin kadastro paftasındaki sınırlar ile örtüşmediği, parselin eğimli arazi yapısının sonraki yıllar ile benzer olduğu, önceki yıllarda da tarla olarak kullanıldığı, 1955 yılında dava konusu taşınmazın imar ihya çalışmalarının tamamlandığı, keşifte dinlenen 1948-19 45... doğumlu mahalli bilirkişilerin ortak beyanlarında da davacıların zilyetliğine dair hayattın olağan akışına uygun beyanlarda bulunulduğu, davacıların taşınmazın bir kısmını belirtmelik kaydında ismi geçen ... soy isimli kişilerden satın aldığı beyanı olduğu, Mahkememizce yapılan gözlemde taşınmazın tarıma elverişli makineli tarıma uygun bir arazi olduğu, ziraat bilirkişi kurulunun raporunda da taşınmazın tarla vasfında kullanılan tarım arazisi olduğu, davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının lehlerine ispatladığı, toprak tevzi komisyonuna ait oluşan tapu kaydının öncesinde de zilyetliklerinin var olduğu, taşınmazın sürülü olduğu" gerekçesiyle, davacıların davasının kabulüne, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve fen bilirkişileri .. .. ve .. ..'ın 08.06.2023 tarihli raporunda kroki 3' te (A) harfi ve mavi renk ile gösterilen kısmın ... adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, kroki 3' te (B) harfi ve yeşil renk ile gösterilen kısmın davacılar ... ve ... adlarına 1/2'şer hisseli olarak tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "keşfin usulüne uygun icra edildiği, bilirkişi raporlarının mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ve dosya münderecatı ile uyumlu, aydınlatıcı ve denetime elverişli olduğu tapu kaydının toprak tevzinin 47 no.lu parseline tekabül etmekte olduğu fen raporunda dava konusu taşınmaz ile 1963 tarihli Toprak Tevzi Komisyonunun 47 numaralı parseli çakıştırılmış, dava konusu taşınmazın toprak tevzi parseli içinde kaldığı, toprak tevzi parselinin ise hudutları itibarıyla geniş alanı kapsadığı bu nedenle uygulanma kabiliyeti olmadığı anlaşılmıştır. Yine jeodozi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporuna göre 1955 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın tarımsal olarak sürülü olduğunun bildirilmesi ile mahalli bilirkişilerin (19 48... doğumlu) beyanlarında davacılar ve evveli murislerinin 1963 tarihinden geriye dönük 20 yıl fasılasız ve nizasız tarım arazisi olarak kullandıklarını bildirmesine göre İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı .. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların üzerindeki toprağın yumuşak bir zemine sahip olmasının, bu taşınmazların uzun yıllardan beri tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını tek başına kanıtlamadığını, davacıların taşınmaz üzerindeki zilyetliğini ve zilyetliğin dava tarihine kadar terk edilmeden davasız ve aralıksız olarak sürdüğünü ve kanunun zilyetlikle kazanım için aradığı diğer şartları ispat etmeleri gerektiğini, dava konusu taşınmazın mera olarak kullanıldığını, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hükümlerine göre gerçek kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, taşınmaz üzerinde şimdiye kadar Hazine dışında hiç kimsenin zilyet ve tasarrufunun söz konusu olmadığını, taşınmazın kadimden beri mera vasfında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ve diğer delillerde eksik ve çelişkili tespitler olduğunu, dava açılmasına Hazinenin sebebiyet vermediğini, Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3816, K. 2026/1166, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3816-e-2026-1166-k-ca10733d7682