Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3217 E. 2026/3533 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3217
Karar No
2026/3533
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1018 E., 2025/261 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/226 E., 2022/416 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından duruşmalı, davalı ... vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazların bulunduğu Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1957 yılında yapılan arazi kadstrosu, 1966 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman kadastrosu ve 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosu bulunmaktadır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Aydın ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde, Deveçöken mevkiinde ve müvekkiline ait olan 18 18... parseller bitişiğinde bulunan yaklaşık 7 dekar büyüklüğündeki tarlayı müvekkili ...'in yaklaşık 60 yıldan beri malik sıfatıyla ekip biçtiğini zeytin ağacı ve fıstık ağaçları dikerek masraf ve emek sarf ederek imar ve ihya ettiğini, söz konusu tarla üzerindeki zilyetliğin hiçbir niza ve fasılaya uğramaksızın 60 seneden beri çok devam ettiğini, müvekkilinin kullandığı arazinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından 3573 sayılı Zeytinciliğinin Islahı Ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun gereğince zeytinlik olarak tespit edildiği ve haritalandırıldığı 18 18... sayılı olarak parsel tescil edilirken müvekkilinin kullandığı dava konusu taşınmazın 3573 sayılı Kanun gereğince tescil edilmediğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) madde 7 13... sayılı Kanun'un 14... . maddeleri gereğince Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi Deveçöken mevkiinde bulunan dilekçe ekindeki krokisinde belirtilen yaklaşık 7 dekar büyüklüğündeki arazinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile yargılama giderlerin ve avukatlık vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazların kabulüne, itirazın reddolması haline davanın esastan reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve kanuna aykırı olduğu somut dayanaktan davanın reddine ve müvekkil lehine yargılama giderlerin ve avukatlık ücretinin takdirine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile denetime ve hükme elverişli görülen 02.03.2021 bilirkişi raporu ile 18.05.2021 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, davacı tarafın iddialarını ispatladığı, tescili talep edilen krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların imar-ihyanın tamamlandığı, 1985 yılından itibaren 20 yıllık nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyetlik süresinin tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve 02.03.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.250,73 m² yüzölçümlü taşınmaz ile (B) harfi ile gösterilen 1.662,37 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfı ile davacı/müteveffa ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ile ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm kurulduğunu, taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının tespit edilmediğini, davacının aynı çalışma alanı içinde zilyetlikle iktisap ettiği taşınmazların araştırılmasının sağlıklı yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda orman incelemesinin yetersiz yapıldığını, taşınmazın evveliyatının ne olduğunun, zilyetlikle kazanıma uygun bir taşınmaz olup olmadığının incelenmeksizin tescil hükmüne konu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın eğim ile ilgili hesaplamaların denetime elverişli olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda imar ihyanın gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığını, özellikle (A) harfi ile gösterilen taşınmazın büyük bir kısmının hatta tamamına yakınının yürümeyi dahi güçleştirecek şekilde iri taşlarla ve hatta sabit kayalarla kaplı olduğunu, taşınmazın mevcut hali ile imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığının kabul edilemeyeceğini, hava fotoğrafı incelemesinde de herhangi bir imar ihya çalışmasında söz edilmediğini, hükümde veya hükme esas alınan raporlarda imar ve ihyaya yönelik değerlendirmeler bulunmadığını, hava fotoğrafı üzerinde stereoskopla inceleme yapılmadığını, (B) harfli işaretli alanın ... hududunda yol olarak kullanılan alanın dahi imar ihya edilmiş gibi tescile konu edildiğini, raporların çelişkili olduğunu, hükme esas alınan raporda ziraat bilirkişisi zeytin ağaçlarının kaç tanesinin delice olduğunun, kaç tanesinin deliceden aşılandığının, ne zaman aşılandığının, kök ve aşılama yaşı hususunda da raporda açıklık bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, raporlar arasında teknik olarak farklılık bulunması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, imar ihya, zilyetlik ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı hükümleri kapsamında iktisap şartlarının mevcut olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1.662,37 m² yüzölçümlü taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.250,73 m² yüzölçümlü taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmişse de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 26.11.2018 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyet raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde homojen olarak dağılmış 30-40 yaşları arasında 64 zeytin ağacı olduğu, 15.02.2021 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyet raporunda ise (A) harfi işaretli kısmın içerisinde ise 40-50 yaşlarında 73 adet deliceden aşılı zeytin ağacı bulunduğunun belirtildiği, her iki raporda belirtilen ağaç adetlerinin ve yaşlarının farklı olduğu, yine 15.02.2021 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyet raporunda zeytin ağaçların taşınmaz üzerindeki dağılımları göz önünde bulundurularak çok az bir kısmımın yerinden çıkan delicelerin aşılanmasıyla, ağırlıklı kısmının ise dikim yapılarak yetiştirildiğinin belirtildiği, 15.02.2021 tarihli keşif sonucu düzenlenen heyet raporunun zeytin ağaçlarının deliceden aşılı mı olduğu yoksa dikim yoluyla mı oluşturulduğu hususunda kendi içinde çelişki olduğu, yine aynı raporda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde kısmen hala taşların mevcut olduğu ancak hububat tarımı yapılamadığı için zeytin ağaçları aralarda kaldığı için taşınmazdaki imar ihya çalışmalarına bir engel teşkil etmediğinin belirtildiği, mahkeme gözleminde de (A) harfi ile gösterilen taşınmazın kısmen eğimli olduğu üzerinde taşlar bulunduğu, taşınmazın üst kısmında dağınık vaziyette zeytin ağaçları alt kısmında ise sıralı halde zeytin ağaçları olduğu zeytin ağaçlarından bir kısmının deliceden yetişme bir kısmının ise ... zeytin ağaçları oldukları belirtildiği, 20 09... yıllarına ait hava fotoğrafları incelendiğinde bu yerde taş varlığının net bir şekilde görüldüğü ve raporlarda belirtilen ağaçların net şekilde seçilemediği, fen bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda da ağaçların taşınmaz üzerindeki konumlarının gösterilmediği, imar-ihya faaliyetinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun tespiti bakımından bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazın imar-ihya edilip edilmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmediği görülmüştür. Sonuç olarak, dosya kapsamından davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup oluşmadığı anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca; Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "HGM-Geoportal" sayfasında yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "HGM-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle dava tarihi öncesine ilişkin tüm hava fotoğraflarının tamamının Harita Genel Müdürlüğünden dosya arasına alınması, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki keşfe katılanların dışındaki fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla taşınmazın tamamı gezilmek ve taşınmazla ilgili mahkeme hakiminin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise buna en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla, kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının yaşlarının ne olduğu, zeytin ağaçlarının deliceden aşılanıp aşılanmadığı, deliceden aşılanmış ise aşı yaşının kaç olduğu hususları mahalli bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, tarımsal faaliyete konu edilip edilmediğini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, evveliyatı itibarıyla imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar ihya işlemlerinin hangi tarihte tamamlandığını, üzerlerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığını, hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, zirai faaliyete konu olup olmadığını, taşınmazın bir bölümünde tarımsal faaliyet olması halinde geri kalan bölümüyle aralarında nitelik farkı bulunup bulunmadığını, ağaçların dikme mi yoksa aşılama mı olduklarını, aşılanmış ise aşı yaşlarını, ağaçların cinslerine göre adetlerini, ağaçların taşınmazın tamamına eşit şekilde dağılmış olup olmadıklarını, ağaçların bulunduğu bölgelerin bu haliyle zeytin üretimi için yeterli olup olmadığını, taşınmaz üzerindeki yoğun ... olan bölge olup olmadığı belirtlenerek zeytincilik yapmaya müsait olmayan bölümlerin olup olmadığı ve taşınmazın komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki örtüsünü açıklayan, her yönünden tüm özelliklerini gösterir şekilde çekilmiş ve üzerinde taşınmazın sınırlarının kabaca işaretlendiği fotoğraflarının eklendiği, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, temin edilebilen en eski tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları da değerlendirilmek suretiyle, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaları tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, zeytin ağaçlarının hava fotoğraflarında görünüp görünmediği, görünüyorsa sayılarının ve taşınmaza yaygınlık durumunun nasıl olduğunu belirtir şekilde rapor alınmalı ve taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; fen bilirkişisinden, taşınmaz üzerindeki ağaçların, ağırlıklı olarak belirli bir bölümüde toplanmış olması halinde bu bölüm/bölümler ile zeytin ağaçlarının kümelendiği bölümler dışında üzerinde zeytin ağacı bulunmayan ekonomik amaca uygun olmayan bölümlerin de ayrıca yüzölçümlerinin belirlendiği ve taşınmazın bulunduğu yerin kadastro paftasındaki konumunu gösteren, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra zeytinlik nitelğine dönüşen ve 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlandığı kısımlar yönünden davanın kabulüne, 20 yıllık zilyetlik süresi tamamlanmayan, imar ihyaya muhtaç olan ve imar-ihya bulunmayan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmelidir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısman yönelik temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, aynı tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısma yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ... Belediye Başkanlığına iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3217, K. 2026/3533, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3217-e-2026-3533-k-68502a283829