Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2555 E. 2026/3529 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2555
Karar No
2026/3529
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1138 E., 2025/246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/109 E., 2023/27 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 82... parsel sayılı 6.812,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "İşbu parsel içerisindeki zeytin ağaçları ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'ye aittir." şerhi verilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına, 1 82... parsel sayılı 8.278,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "İşbu parsel içerisindeki zeytin ağaçları ... evlatları ..., ...'ne aittir." şerhi verilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve dava dışı şahısların itirazları kadastro komisyonunca reddedilmiştir. 2. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ...'a ait olan Muğla ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 1 82... parsel sayılı 6.812 m²'lik taşınmazda kadastro çalışması yapıldığını, kadastro çalışması sonucu taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini ve beyanlar hanesine ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ... ve ... kızı ... yazıldığını, öncelikle Hazine adına yapılan tespite itiraz ettiklerini, bu parselin yaklaşık 80 yıldan bu yana tarım arazisi/zeytinlik olarak kullanıldığını, muristen müvekkillerine intikal ettiğini, imar-ihya edilen tarım arazisi/zeytinlik, meyve ağaçları olarak kullanılan taşınmazı aralıksız, itilafsız olarak müvekkillerin zilyed ettiğini, bu taşınmazın ... tarafından kullanıldığını ve zeytin ağaçlarının onun tarafından dikildiğini, hak sahibinin ...'ın veraset ilamına göre ...'ın mirasçılarına payları oranında tespit ve tescili gerektiğinden bahisle yapılan kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın ...'ın mirasçılarına veraset ilamında belirlenen paylar oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin murisi olan ...'a ait olan Muğla ili ... İlçesi ... köyü, ... mevkinde bulunan 1 82... parsel sayılı 8.278,15 m²'lik taşınmazda kadastro çalışması yapıldığını, kadastro çalışması sonucu taşınmaz Hazine adına tespit edilerek, beyanlar hanesine ... kızı ... ve ... oğlu ... yazıldığını, bu parsellerin yaklaşık 80 yıldır tarım arazisi/zeytinlik olarak kullanıldığını, aralıksız ve itilafsız imar-ihya edilen taşınmazın müvekkilleri tarafından kullanılması nedeniyle Hazine adına yapılan tespitin iptali ile müvekkilleri adına tescilini, tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde beyanlar hanesinin mirasçılardan bir kısmı olan ... ve ... adlarının iptali ile ... mirasçılarının veraset ilamındaki payları oranında tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu sırasında tespit harici bırakılma sebebinin araştırılması gerektiğini, taşınmaz üzerinde emek masraf sarfı ile imar-ihya çalışması yapılmadığı gibi zaten imar-ihyanın bitiminden itibaren 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmuş olma ihtimalinin de bulunmadığını, taşınmaz çevresindeki parsellerin tapu kaydı, vergi kaydı vs. bilgi ve belgelerin ilgili yerlerden getirtilerek davalı taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin araştırılması gerektiğini, öte yandan kadastro tespitinden geriye doğru 15, 20, 25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik çift hava fotoğrafı ve memleket haritalarının ile kadastro tespit tarihine yakın tarihte çekilmiş uydu fotoğraflarının getirtilerek keşifte taşınmaza uygulanması gerektiğini, zaten bu taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlikle edinmeye elverişli yerlerden de olmadığını, zilyetliği destekleyen vergi kaydı vs. de bulunmadığını, belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Birleşen davada davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; 1 82... parsel sayılı taşınmazın miras bırakan ...'ın malı olmadığını, bu taşınmazdaki kendi zilyetliklerinin 45 yıldır devam ettiğini, ... ile bu taşınmazın hiç ilgisi olmadığından davacıların bahsettikleri parselin bu parsel olmaması nedeniyle davanın reddini savunmuştur. 3. Birleşen davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların bu taşınmazda zilyetliği bulunmadığından ve özel mülkiyete konu taşınmazlarda kullanım kadastrosu yapılmamış ise zilyetlik şerhi verilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 82... parsel sayılı taşınmazda davacıların ve murislerinin zilyetliğinin olmadığı, 1 82... parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olduğunun bilimsel veriler içeren bilirkişi raporuyla sabit olduğu, taşınmazın bulunduğu yörede 2019 yılında kesinleşen orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar taşınmazın hukuken orman sayıldığı, dava konusu taşınmazın 2019 yılından sonra özel mülke konu olabileceğinden kadastro tespit tarihinin 2021 yılı olduğu düşünüldüğünde kanunda aranan 20 yıllık sürenin dolmadığı, kaldı ki taşınmazın 2017 yılında nazım imar planına alınması nedeniyle zilyetliğin 2017 yılında kesintiye uğradığı, ayrıca taşınmazın kadastro tespit tarihine kadar imar-ihyasının tamamlanmaması birlikte değerlendirildiğinde 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki şartların gerçekleşmediği, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereğince bu taşınmaz üzerinde yer alan zeytin ağaçlarının ve armut ağaçlarının muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile birleşen davanın reddine, 1 82... parsel sayılı taşınmazın 14.06.2021 tarihli komisyon kararı ile belirlenen kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla 8.278,15 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazda yer alan 18 adet zeytin ağacı ile 8 adet armut ağacının 338........18 kimlik numaralı ...'ın mirasçıları adlarına 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 1 82... parsel sayılı taşınmazın 14.06.2021 tarihli komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava ile birleşen davanın karıştırılması suretiyle, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılarak hüküm tesis edildiği, komisyon kararıyla itirazın reddine karar verildiği gözardı edilerek, kadastro tespiti yerine komisyon kararının iptaline karar verildiği, davalı taşınmazların Hazine adına tarla vasfıyla tespit edilmeleri nedeniyle Orman İdaresine husumet düşmediği gözden kaçırılarak Orman İdaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmemesi ve muris ... mirasçılarının miras paylarının hükümde gösterilmemesinin isabetsiz olduğu, bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, kamu düzeni ilkesinin de dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekili ile davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen kabulü ile sair istinaf taleplerinin reddine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 55... /(1)-b/2. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, asıl davada davalı ... İdaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, asıl davada diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine; 1 82... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, birleşen davanın kısmen kabul kısmen kabulüne ve reddine; 1 82... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla 8.278,15 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tesciline; taşınmazda yer alan 18 adet zeytin ağacı ile 8 adet armut ağacının ...'ın mirasçılarına ait olduğunun 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda mevcut zeytin ağaçlarının, muris ... tarafından dikildiğini, ölümünden sonra da ... mirasçıları tarafından zeytinlerin toplandığını, iş makinesi getirilerek taşınmazdaki fundalık bitkilerin temizletildiğini, arpa, buğday, yulaf ekilip zeytinlik olarak aralıksız ve itilafsız olarak kullanıldığını, yaklaşık 80 yıldır müvekkiller tarafından ekilip biçildiğini, eksik inceleme ile yanlış karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davanın davacıları lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşup oluşmadığı ve beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesi isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davanın davacıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenleden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2555, K. 2026/3529, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2555-e-2026-3529-k-35dbcb69b40a