Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2542 E. 2026/4477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2542
Karar No
2026/4477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/491 E., 2015/572 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 37... parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlardan olduğu ve orman tahdidi görmediği ve 1946 tarihli kesinleşmiş orman tahdit haritasının zemine aplikasyonu neticesinde bu yerin orman sınırları dışında kaldığı ve teknik bilirkişilerce de yapılan zemin incelemesinde halen orman vasfını koruduğu, ve senetsizden 9.260,86 m² yüzölçümü ile orman vasfıyla 04.06.2007 tarihinde tespit, 06.06.07-06.07.07 tarihleri arasında itiraz olmadığından kesinleşmiştir. 2. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 2 19... parsel sayılı 17.109.269,31 m² yüzölçümlü taşınmaz orman vasfıyla hükmen tescil edilmiştir. 3. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in Samsun ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain toplam alanı 6.244,43 m² olan gayrimenkulünün bir kısmını aynı köyde ikamet eden dava dışı 3. kişilerden kendi aralarında düzenledikleri köy senetleri ile satın aldığını, tüm sınırlarını ortadan kaldırdığını ve tek bir arazi olarak kullanmaya devam ettiğini, söz konusu ... köyü orman kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazı da kapsayacak şekilde 2007 tarihinde gerçekleştirilen orman kadastro tespiti sırasında yapılan ölçü, tersimat, hesaplama ve hatalı aplikasyondan doğan fenni hatalar sebebiyle orman kadastro aplikasyonunun hatalı bir şekilde zemine uygulandığını ve söz konusu bu taşınmazın 6.244,43 m²sinin kadastro işlemi ile orman dışı tapulu alanı içerisinde kalması gerekirken hata sonucunda tamamı 1 37... parsel sınırları içerisinde kalacak şekilde orman alanı içerisinde bırakılmış olduğunu ileri sürerek Samsun ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 1 37... parsel sayılı "Orman Parseli" tapu kaydının iptali ile "davaya konu 6244, 43... genişliğindeki alan ile sınırlı kalmak üzere" ayrılacak olan gayrimenkulün aynı adanın son parsel numarasında tarla vasfı ile müvekkili ...'in tapulama ve tescil işlemi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davacı vekili 14.11.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle; tapulama dışı bırakılarak Samsun ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kâin 2 19... numaralı parsel ve 1 37... parsel sayılı “orman parseli” tapu kayıtlarının iptali ile 6.244,43 m² genişliğindeki alan ile sınırlı kalmak üzere, ayrılacak olan gayrimenkulün 137 sayılı adanın son parsel numarasına, tarla vasfı ile müvekkil ... adına tapulama ve tescil işlemi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "fen bilirkişileri ... ve ...'un, raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) gereğince yapılan kadastro çalışmalarının 2007 yılında kesinleştiğini, ... ilçesi ... köyünün 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre orman tahdidinin 1946 yılında kesinleştiğini, ... ilçesi ... köyünün 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B madde uygulama çalışmalarının 23.11.2009 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini 2/B uygulama çalışmalarının 23.05.2010 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın 1 37... parsel nolu taşınmaz sınırları içerisinde (A) harfi ile gösterilen 2.908,27 m² yüzölçümlü yer olmak üzere toplam 6.650,98 m² yüzölçümlü yer olduğunu, keşif tarihinde dava konusu taşınmazın fiili durumunda orman örtüsü ve orman kalıntısı taşımayan, orman içi boşluk pozisyonunda olmadığı, orman bütünlüğünü bozmayan yerlerden olan, eskiden günümüze kadar tarım faaliyetlerine konu edilen 19 53... tarihli hava fotoğrafları, 1959 yılı baskı tarihli memleket haritası, 1988 yılı yapımı orman amenajman planı verilerinde orman vasfında olmadığı, davacının malik sıfatı ile zilyetlik koşullarını oluşturduğu, fazlaya ilişkin talebinin orman niteliğinde olduğu " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dosyada mevcut fen bilirkişileri ve orman yüksek mühendisi tarafından tanzim edilen 12.08.2013 havale tarihli bilirkişi rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve orman parseli olarak tapuda kayıtlı Samsun ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 1 37... sayılı parsel içerisindeki 2.908,27 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ve aynı adanın son parsel numarası ile tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 12.08.2013 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu dava konusu yerin öncesinin belirlenmesi bakımından hükme elverişli olmadığını, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanan kararın, öncesi orman olan yerin üzerindeki bitki örtüsü yok edilse dahi salt orman toprağının orman sayılan yerlerden olup ormandan yer kazanılamayacağını ve bu anlamda iddia olunan zilyetliğin bir önemi bulunmayıp görülen dava bakımından kazandırıcı zamanaşımına esas teşkil edemeyeceği hususlarının İlk Derece Mahkemesince göz önünde bulundurulmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasının talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, niza konusu taşınmazlar başında yapılan keşifte taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda zemin üzerinde muayyen aralıklarla çukur açıp toprağın fiziksel yapısını, organik kalıntılarını detaylı bir şekilde incelettirip orman toprağında bulunması gereken humus ve kök kalıntılarının bulunup bulunmadığının, orman ile arasında herhangi bir ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının, ormandan açma olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45. maddesinin ilgili fıkralarının Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan, ormandan yer kazanılamayacağını, öncesi orman olan yerin üzerindeki bitki örtüsü yok edilse dahi salt orman toprağının orman sayılan yerlerden olduğunun düşünülmesini ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasının talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2542, K. 2026/4477, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2542-e-2026-4477-k-92267992622c