Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2466 E. 2026/3999 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2466
- Karar No
- 2026/3999
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1205 E., 2025/231 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/79 E., 2023/77 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk orman tahdidi 1947 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılarak kesinleşmiştir. 1955 tarihinde ise ilk tapulama çalışmaları sırasında eski 179 parsel 6.800 m² yüzölçümü ve zeytinlik vasıflı taşınmaz ... Umumi Müdürlüğü adına tescil edilmiştir. 1986 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışmaları da 25.11.1987 tarihinde kesinleşmiş, dava konusu taşınmazın 84,40 m²'lik alanı ilk orman tahdidinden beri Yamanlar Devlet Ormanı sınırı içerisindedir. 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmaları neticesinde eski 179 parsel, yeni 1 52... parsel ve 6.839,20 m² yüzölçümüyle ve zeytinlik vasfı ile tapuya tescil edilmiştir. 2020 yılında ise tüzel kişiliklerin unvan değişikliği ile dava konusu taşınmaz ... Vakfına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... köyü 1 52... parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, tapunun 1 52... parselinde kayıtlı bulunan zeytinlik vasıflı taşınmazın ilk olarak 10.09.1955 tarihinde 179 parsel numarasıyla tescil gördüğünü, orman niteliğinin bulunmadığını ve zeytinlik vasfında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak dava konusu olan taşınmazın 6.754,80 metrekarelik kısmının orman dışı alanda, 84,40 metrekarelik kısmının orman kadastrosu kesinleşen Yamanlar Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı" gerekçesi ile davanın kabulüne; 1 52... parsel sayılı taşınmazın 84,40 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile son ada ve parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline ve 27.09.2022 tarihli bilirkişisi raporunun karar eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava dilekçesinde talep edilmesine rağmen tapuda kayıtlı şerhlerin terkini talebi yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesinde; yine eldeki dosya ile birleşen herhangi bir dosya olmamasına rağmen infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm fıkrasında asıl ve birleşen dosyalardan bahsedilmesinde; davalı tarafın yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan muaf tutulması 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi hükmüne göre, doğru olmakla birlikte; davalı tarafın yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan muaf tutulmasına ilişkin hüküm fıkralarında, bu konuda özel yasal düzenlemelerin bulunduğu 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesine atfen hüküm kurulması gerektiğinden ve kamu düzeni kuralları dikkate alınarak" davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne; 1 52... parsel sayılı taşınmazın, 27.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ve krokisinde, (B) harfiyle gösterilen 84,40 m²'lik kısmının ifrazı ve tapu kaydının iptaline, adanın son parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, bu kısma ilişkin olarak tapu kaydındaki tüm şerhlerin terkinine, 27.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; vakfedilen mallar (taşınmazlar) satılamaz, bağışlanamaz, rehin olarak verilemez, iare (ödünç verme) akdine konu olamaz ve miras yolu intikal edemez bir duruma geldiğinden ayrıca vakfa konu malların (taşınmazların) ebedi olarak dokunulmaz hale geldiğinin vakfiye belgeleriyle sabit olduğunu, bu doğrultuda davaya konu 1 52... parsel numaralı zeytinlik vasfındaki vakıf taşınmazın 5737 sayılı ... Kanun'un (5737 Kanunu) 77. maddesi gereğince de vasfının devamı gerektiğinden, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve 492 sayılı Harçlar Kanununda sayılan yargı harçlarından muaf olduğundan, Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu olmadığından her türlü harçtan muaf olduğundan, bu konudaki hatalı kararın düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanunu'nun 77/2. maddesi (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.