Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2340 E. 2026/2806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2340
- Karar No
- 2026/2806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/17 E., 2024/6 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil ... tarafından duruşma istemli olarak, davacı ... Tüzel Kişiliği vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından ise duruşma istemsiz olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçeleri ve duruşma istemlerinin kabulüne, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde davacı ... Tüzel Kişiliği vekili Avukat ... ile müdahil ... geldiler. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... geldi. Sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... Tüzel Kişiliği 03.07.2012 tarihli dava dilekçesinde; ...köyünde 87 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1-2 vd. maddeleri gereği çalışma yaptığını ve ilan ettiğini, örneğini dilekçe ekinde sundukları 1267 tarihli şeri ilam ile satın alınan ve köylerine ait olan ....Yaylalarının ve otlak yerlerinin kısmen orman olarak tespit edildiğini, oysa bu ilama göre söz konusu yerlerin ilam tarihi itibariyle dahi orman vasfında olmadığını, tespitin aksine kadimden beri yaylak ve kışlak olarak kullanıldığını belirterek, .... köyü sınırları içinde bulunan söz konusu taşınmaza yönelik yapılan orman sınırlamasına ilişkin itirazlarının kabulü ile bu yerdeki orman kadastrosunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Müdahil ... Mahkemeye ibraz ettiği 21.11.2014 harç tarihli dilekçesi ile; ....köyünde 87 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 6831 sayılı Kanun'un 1, 2 vd. maddeleri gereği çalışma yaptığını ve ilân ettiğini, yapılan bu çalışmada murisinden intikal eden taşınmazlarının Devlet Ormanı sınırı içinde bırakıldığını belirterek, davaya katılma talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince aynı günlü celsede müdahillik talebinin reddine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli ve 2012/17 Esas, 2014/18 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddiyle, .... köyünde yapılan orman kadastrosunda bilirkişi raporu ekinde ....Yaylası için düzenlenen haritada (B) harfi ile gösterilen 641.256,11 m²lik kısım ile aynı raporda.... Yaylası için düzenlenen haritada (B) harfi ile gösterilen 749.328,45 m²lik kısım için davanın kabulüne, bu kısımların mera vasfıyla özel siciline tesciline kalan kısımlar için davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili, davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili ve katılma talebi İlk Derece Mahkemesince reddedilen müdahil ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2018/670-3975 sayılı ilamıyla "Mahkemece gerekçe bildirilmeksizin katılma talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi yukarıda bahsi geçen dava dosyasının talebe etkisi de değerlendirilerek katılma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması, katılma talep edenin karar başlığında gösterilmemiş olması usule aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Yine Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı Köy Tüzel Kişiliği ...köyünde 87 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 6831 sayılı Kanun'un 1,2 vd. maddeleri gereği yaptığı çalışmada köye ait yaylakların Devlet Ormanı sınırı içinde bırakıldığını belirterek bu kısma ilişkin orman kadastrosunun iptali ile taşınmazların ... ve ... yaylaları ve otlakiyelerinin olduğunun tespiti ve köy adına tesciline karar verilmesi isteminde bulunmuş olup Mahkemece, bölgede yapılan mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilerek zemine uygulanmamıştır. Dosya kapsamından yörede yapılan 4342 sayılı Kanun uyarınca mera (yayla) tespit çalışmalarının 2011 yılında yapıldığı anlaşılmakta ise de, dava edilen taşınmazların mera parseli içinde kalıp kalmadığı ve mera olarak tahsis edilip edilmediği, taşınmazların mera parseline göre konum ve durumu netleştirilmemiştir. Ayrıca, orman bilirkişi tarafından keşifte uygulanan memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğrafları uygulanarak rapor düzenlenmediği için orman araştırması da yeterli olmadığına" denilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Davanın devamı sırasında yapılan tesis kadastrosu çalışmalarında dava konısu taşınmazlar hakkında 1 45... , 2 08... ve 1 01... parsel sayısı ile tutanak düzenlenmiş ve tutanak asılları malik haneleri boş bırakılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Yaylası hakkında açılan davada kararın eki olarak gösterilen krokide (A) harfi ile işaretli 1 45... parsel ile sınırlandırılan alanın kadimden beri yayla olarak kullandığı, yine yapılan sınırlamada kamu orta malı olarak tescil edildiği anlaşıldığından (A) harfi ile gösterilen alanın yayla olarak Hazine adına tesciline, ....Yaylasında kararın eki olan krokide (B) harfiyle ile işaretli alanın bilirkişi raporları ve Mahkeme gözlemleriyle ormaniçi açıklık olduğu anlaşıldığından 1 41... numaralı parselin (B) harfi ile gösterilen alan sınırlarının alanın orman sınırları değiştirilerek orman sayılmasına, dava konusu ... Yaylasının kararın eki olan (A) harfi ile gösterili 2 08... parsel olarak sınırlandırılan alanın kadimden beri yayla olarak kullanıldığı, tapu tescilinin yayla kamu orta malı olarak tescil edildiği anlaşıldığından (A) harfi ile gösterilen alanın yayla olarak Hazine adına tesciline, ... Yaylasının kararın eki olan krokide (B) harfi ile gösterilen alanın ormaniçi boşluk olduğu, orman bütünlüğü içinde kaldığı, orman toprağı olduğu anlaşıldığından (B) harfi ile gösterilen yerin orman sınırları içine alınmasına, müdahil ...'in davasının Kadastro Mahkemesinde görülemeyeceği, orman sınırlarının 1947 yılında yapılan orman kadastrosuyla çizildiği ve kesinleştiği anlaşıldığından mülkiyet iddiası dinlenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların tamamının yayla vasfında olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Müdahil ...'in temyiz dilekçesinde taşınmazların tamamının miras bırakanlarına ait olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasnı talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların orman sayılan yerlerden veya yaylak vasfında olup olmadığı ve müdahilin dayandığı kayıtlar kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilirkişi raporuna ekli krokide ... Yaylasının (A) harfli bölümünün 1 45... parsel sayılı taşınmaz içinde, (B) harfli bölümünün 1 01... parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, yine ... Yaylasının (A) harfli bölümünün 2 08... parsel sayılı taşınmaz içinde, (B) harfli bölümünün ise 1 01... parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı belirtilmesine rağmen 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca dava konusu 1 45... parsel ve 2 08... parsel sayılı taşınmazların yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel sicile kaydına karar verilmesi gerekirken Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi, yine 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili, davalı ... İdaresi vekili ve müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili, davalı ... İdaresi vekili ve müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin (A1), (A2), (B1) ve (B2) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine “1. Davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; A1) Dava konusu ...köyü 1 45... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına, A2) Dava konusu ...köyü 2 08... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına, B1) Dava konusu Sebenardı köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde bırakılmasına ve orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.