Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1702 E. 2026/2834 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1702
Karar No
2026/2834
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2010/28 E., 2024/28 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 133 parsel sayılı 889.600 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...ve ... adına tespit edilmiştir. 2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında yayla vasfında olduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2008 tarihli ve 2004/14 Esas, 2008/16 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen 864.600 m² yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan ve (A) harfiyle gösterilen 25.000 m² yüzölçümündeki bölümünün ise.... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2010 tarihli ve 2009/9680 Esas, 2010/1235 Karar sayılı ilamıyla taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümünün mera niteliğiyle sınırlandırılmasına ilişkin hükmün onanmasına; hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden ise İlk Derece Mahkemesince tespite esas alınan tapu kaydının taşınmazın bu bölümüne ilişkin olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın yeterli olmadığına işaret edilerek, taşınmaz başında yeniden keşif yapılması; taşınmazın bir bölümünün tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde kaydın kapsamının yüzölçümü ile geçerli olduğu dikkate alınarak kayıt miktarınca yerin davalı taraf adına tesciline, kayıt miktar fazlasının ise mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmesi; tapu kaydı taşınmazı kapsamıyor ise ziraaatçi bilirkişi raporları ve dava konusu taşınmazın konumu dikkate alınarak meradan açıldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu ve meraların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinin göz önünde bulundurulması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazın (A) harfli bölümüne uymadığı, uygulanabilirliğinin de mümkün bulunmadığı, Mahkeme gözlemi, teknik bilirkişisi raporları ve mahalli bilirkişisi beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde taşınmazın (A) harfli bölümünün mera niteliğinde olduğu, tespit maliklerinin ve mirasçılarının taşınmazda hayvan otlatarak zilyetliklerini sürdürdükleri, kamu orta malı niteliğindeki meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinilebilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, eski 1 33... ada 2 parsel sayılı taşınmazın 25.000,00 m² yüzölçümlü, 24.09.2024 tarihli bilirkişi raporundaki yeşil taralı olan (A) harfli bölümünün kadastro tespitinin iptali ile bu bölümün köyün son parsel numarası verilerek mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi uyarınca özel siciline yazılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, eklemeli olarak 100 yılı aşkın süredir muris ve murisi evvellerin zilyetliğinde bulunduğunu, yöntemince mera araştırması yapılmadığını, hava fotoğraflarının incelenmediğini, dava konusu taşınmazdan çayır olarak istifade edildiğini, dava konusu taşınmazın mera olmadığının dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca da ifade edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ne var ki 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi infaza elverişli hüküm oluşturmakla yükümlü olup, davaya konu 133 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen 864.600 m² yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına ilişkin 16.06.2008 tarihli ve 2004/14 Esas, 2008/16 Karar sayılı önceki tarihli hükmün bu bölüm yönünden onanmasına karar verilmiş ve bu bölüm yönünden karar kesinleşmiş ise de yargılamanın devamı sırasında bu bölüme ilişkin hükmün infaz edilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim İlk Derece Mahkemesince de bu durumun karar tarihinden sonra farkına varılarak 09.12.2014 tarihinde bu bölüm yönünden kesinleşme şerhi düzenlenerek tapu müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; infazda tereddüt hasıl olmaması bakımından, eldeki hükümle yine mera olarak sınırlandırılıp özel siciline tesciline yazılmasına karar verilen (A) harfiyle gösterilen bölüm ile eski 133 yeni yeni 1 02... parsel sayılı taşınmazın, onama kararı sonucunda kesinleşen ve (B) harfiyle gösterilen 864.600 m² yüzölçümündeki bölümünün (netice itibarıyla taşınmazın tamamı yönünden davanın kabul edilerek mera vasfıyla tescili sonucu doğuracak şekilde karar verildiği nazara alınarak) bir bütün olarak eski 1 33... ada 2 parsel numarası altında mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline karar verilmesi gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hüküm yerinden tamamen çıkartılarak yerine, "1-davanın kabulü ile dava konusu ...köyü eski 1 33... ada 2 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın 24.09.2024 tarihli bilirkişi raporundaki yeşil taralı olan (A) harfiyle gösterilen 25.000,00 m² yüzölçümlü bölümü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2010 tarihli ve 2009/9680 Esas, 2010/1235 Karar sayılı ilamıyla onama üzerine kesinleşen (05.06.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda) ve (B) harfiyle gösterilen bölümünün, bir bütün halinde 1 01... parsel numaralı altında mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca mera özel siciline tesciline" yazılmasına, diğer bentlerin aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1702, K. 2026/2834, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1702-e-2026-2834-k-56b5ee36a019