Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5571 E. 2026/2812 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5571
- Karar No
- 2026/2812
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/5 E., 2021/9 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 792 parsel sayılı 4.100,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, 1/5'er hisse ile ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi temsilcisi dava dilekçesinde; ....köyünde bulunan 7 92... parseller üzerinde 20, 30... yaşlarında yabani aluç, ahlat ve meşe ağaçları bulunduğunu, % 50... meyilli taşınmazların dört tarafının devlet ormanı ile çevrili olup, orman bütünlüğü içerisinde kaldığını ileri sürerek, 1/25.000 ölçekli memleket ve amenejman haritalarında ormanlık saha hudutları içinde kalan taşınmazların orman niteliğiyle tespit dışı bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında 792 parsele ilişkin davanın tefrikine karar verilerek 2008/4 Esasa kaydedilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; bu yerin babalarının tapulu malı olduğunu, tapunun babası adına yazıldığını, annesinin öldüğünü, 5 kardeş olduklarını, taşınmazın etrafında orman olduğunu, ancak tarlalarının orman olmadığını,...ve ...'nın öldüğünü savunmuştur. 2. Davalı ....... cevap dilekçesinde; bu yerin babaları adına tapuda kayıtlı olduğunu ve babalarının sağlığında kullandığını, ondan sonra da kendilerine geçen yer olduğunu, etrafında ormanlık alan olduğunu, ancak 5 kardeş adına yazılan 792 parselin orman olmadığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2008 tarihli ve 2008/4 Esas, 2008/13 Karar sayılı kararı ile, "davaya konu taşınmazın orman vasfında olmadığı" gerekçesiyle, davacının 792 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddine, Sivas ili Divriği ilçesi Bayırlı köyü 792 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.02.2008 tarihli ve 2008/4 Esas, 2008/13 Karar sayılı kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.02.2017 tarihli ve 2015/11161 Esas, 2017/682 Karar sayılı ilamı ile, "dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarının askı ilân tutanakları ve dava konusu taşınmazı orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orijinalinden renklendirilmiş tahdit haritası örneğinin Orman İdaresinden getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde iki orman mühendisi, bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir fen bilirkişisi yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava tarihinden önce kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğunun belirlenmesi halinde, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde dava konusu taşınmazın orman kadastrosu hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, dava konusu taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde veya yörede dava tarihi itibariyle kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmadığının tespiti durumunda, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotoğrafının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazın hâkim tarafından gözlemlenmesi, taşınmaz üzerinde neler bulunduğunun (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılması, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanması, dava konusu yeri sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması, yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınması ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu 792 parsel sayılı taşınmazın orman vasfını taşımadığı, 3116 Kanun'a göre orman olmadığı, bu alanların 1945 yılı ve öncesinde de orman olmadığından 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilen yerler niteliğinde olmadığı, taşınmazın 5658 Kanun ile de bir ilişkisinin olmadığı, davaya konu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında olup orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu 792 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman vasfında olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmazın keşif tarihinde ve bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere evvelinde dahi tarım arazisi olarak kullanılmadığı açıkça belirlenmesine karşın teknik bilirkişisi raporunda tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz ettiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.