Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4617 E. 2026/2746 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4617
- Karar No
- 2026/2746
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 12.03.2025 SAYISI : 2018/372 E., 2025/43 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ..... Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında mahallesi çalışma alanında bulunan 108 ada 66 parsel sayılı 26.179,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacılar ...... dava dilekçesinde; 108 ada 66 parsel sayılı taşınmazın .....ile hiçbir ilgisi olmadığını, babaları tarafından üçüncü şahıslardan satın alındığını, yaklaşık 30-40 yıldır kendileri ve babaları tarafından kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın adlarına tespitini talep etmişlerdir. 3. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; 108 ada 66 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan kadastro çalışmasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun)14. maddesinde belirtilen "aynı çalışma alanı içerisindeki 40 dönüm sulu, 100 kuru arazi sınırlamasına" dikkat edilmediğini ileri sürerek, tespitin iptali ile Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraflar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2008 tarihli ve 1993/76 Esas 2008/69 Karar sayılı kararı ile 108 ada 66 parsel sayılı taşınmazın ..... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davacı .....tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.05.2009 tarihli ve 2009/5666 Esas, 2009/7606 Karar sayılı ilamı ile " taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, taşınmazların kök muris ..... mirasçıları arasında ölümünden önce veya sonra tüm mirasçıların katılımıyla taksim edilip edilmediği kesin olarak belirlenmeli,aynı muristen kalan dava dışı taşınmazlar varsa bunlara ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma sonrası 2009/5 Esas sayılı dosyada yapılan 19.06.2015 tarihli keşifte 108 ada 66 parselin Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle kadastro mahkemesine devredilen, davalı olduğundan bahisle malik hanesi boş bırakılma gerekçesi yapılan dosyada dava konusu olmadığı anlaşıldığından 108 ada 66 parsele ilişkin davanın tefriki ile Mahkemenin 2015/54 Esas sırasına kaydına karar verilmiş ve 27.07.2015 tarihli ve 2015/104 Karar sayılı karar ile 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca 108 ada 66 parsel hakkında kadastro tespitinden önce ve tespit tarihinde görülmekte olan dava olmadığı; tespit tarihi itibarı ile taşınmazın aynına yönelik hukuk mahkemelerinde derdest bir dava olmadığından tespit tutanağında malik hanesinin boş bırakılamayacağı; kadastro tespit tutanağının malik hanesinin boş bırakılmasının hatadan kaynaklandığı; 108 ada 66 parselin olağan yöntemlerle kadastro işleminin tamamlanıp malik hanesinin kapatılması ve itirazlar hakkında karar verilmesi için dosyanın ve tutanak aslının yetkili kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği kadastro tutanağı ve dosya ekleri Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiştir. Gaziantep Kadastro Müdürlüğünce yukarıda açıklanan karar uyarınca yapılan tespit çalışması sırasında, ..... ili ..... mahallesi çalışma alanında bulunan 108 ada 66 parsel sayılı 26.179,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..... mirasçıları adına tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkememizce taşınmazın mahallinde keşfe çıkıldığı, asıl dosya davacılarının keşif mahallinde hazır olduklarından beyanlarının alındığı, taşınmazın tespitin aksine kök muris .....'dan gelmediği, soyadlarını dahi bildiremedikleri....... namı ile bilinen 3.kişilerden satın aldıklarını iddia ettikleri ancak geçerli ve inandırıcı herhangi bir delil ileri süremedikleri, 1992 yılı tutanak tespit bilirkişilerinin tümünün vefat ettiği ve dava sebebiyle husumet bulunduğundan bilgi sahibi mahalli bilirkişilerin keşif mahallinde bulunmadıkları görülmekle uyuşmazlıkla ilgili dosyada mevcut bilgi ve belgeler, tefrik kararları öncesinde Mahkememizin 1993/76, 2009/5, 2015/54 ve 2015/252 Esas sayılı dosyalarındaki deliller dışında uyuşmazlığı neticelendirecek başkaca bir delil bulunmadığından mevcut deliller tümüyle değerlendirildiğinde; 1992 yılından yapılan ilk tespitte bilirkişilerce taşınmazın kök muris .......'dan mirasen intikal ettiğine dair tespite esas beyanlarının doğru olduğu, taşınmazın kök muris .....'dan geldiği, mirasının usule uygun taksim edilmediğinden elbirliği mülkiyetinin devam ettiği, taşınmazın fiili zilyeti davacıların diğer mirasçıları taşınmazdan uzaklaştırmak gayesiyle yargılamayı uzatmaya yönelik tutum ve davranışlarda bulundukları vicdani kanaatine varıldığından asıl dosya davacılarının davalarının reddine, birleşen Hazinenin davası yönünden ise Tapu Müdürlüğünce gönderilen senetsiz defterine ilişkin kayıtlardan kök muris......bakımından senetsizden edinilen taşınmazların 40-100 dönüm sınırlamasına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı" gerekçesiyle; asıl dosya davacıları .......'ın davalarının reddine, birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının reddine, 108 ada 66 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanaklarındaki (var ise düzenlenen komisyon tutanağındaki) tespit gibi tapuya tesciline, asıl dosya davacılarının Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ..... temyiz dilekçesinde; tefrik kararlarından önce yapılan yargılamada adına kazanılmış hak doğduğunu, taşınmazın satın alındığına dair köy senetlerinin yine davalılardan.....'nun feragatinin dikkate alınmadığını, tanık ve mahallibilirkişi beyanlarıyla taksimin ispatlandığını, akraba olan mahalli bilirkişilerin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, davanın tefrikinin ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kök muris......'dan miras yoluyla mı davadışı üçüncü şahıslardan satış yoluyla mı geldiği, davacı gerçek kişilerin taşınmaz üzerinde müstakil zilyetliklerinin olup olmadıklarına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ....... ve birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan Cuma Yılayaz'dan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.