Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2302 E. 2025/6920 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2302
Karar No
2025/6920
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1959 Esas.,2024/1703 Karar. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/282 Esas., 2022/274 Karar.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı ve 15.627,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde Kadastro çalışmaları sırasında davaya konu taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin olmadığını, kullanımı bulunmadığı halde hukuka aykırı olarak davalı adına tescil işlemi yapıldığını ileri sürerek 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''tespite dayanak tapu kaydının sınırları itibariyle uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsamadığı, davalı tarafından sunulan vergi kaydına davalının taşınmazda tasarrufu yani zilyetliği bulunmadığından itibar edilmediği, harita mühendisinin raporunda taşınmazın tespit tarihinden geriye dönük 15, 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında ham bakir vaziyette olup imar ve ihyaya konu edilmediğinin belirtildiği, ziraat mühendisinin raporunda taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, orman mühendisinin raporunda taşınmazın orman vasfında olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde sayılan şartların davalı lehine gerçekleşmediği'' gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''dava konusu taşınmazın 1984, 20 02... yıllarında çekilmiş hava fotoğraflarına göre sınırlarının sabit olmadığı, parselin tümünde herhangi bir ekim dikim ve zirai faaliyetlerin bulunmadığı, imar ihyanın mevcut olmadığı, taşınmazın zirai faaliyete konu edilmediği, ham toprak vasfında olduğu, fen bilirkişisi raporunda göre dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığının belirlendiği, dosya kapsamında alınan beyanların raporlarla uyumlu olduğu, Mahkemenin davanın kabulüne dair kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu'' gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza müvekkili ve murisleri tarafından çok uzun zamandan beri zilyet olunduğunu, bu hususun tespit bilirkişilerin beyanı, kadastro tespiti sırasında yapılan saha çalışması ve diğer araştırmalar ile saptandığını, kayıtların İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile koruma altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğunu, yapılan keşfin, bilirkişinin niteliklerinin ve tanzim edilen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, şehir plancısı, ziraatçı bilirkişi ve harita mühendisi bulundurmak koşuluyla yeniden keşif yapılmasını, şehir plancısının keşfe dahil edilmediğini, sadece dava konusu parsel bakımından inceleme yapılıp komşu parseller bakımından keşifte ve raporlarda herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkillinin murislerinin 200 yıldan fazla bir süre dava konusu parseli ve ... mevkiini malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını, imar ve ihya ettiğini, aile büyüklerinin mezarlığının dava konusu parselin 150 metre uzağında bulunduğunu, yakın bir tarihte kan davasından ötürü müvekkilinin murisinin köyden çıkmak zorunda kaldığını, maliki olduğu bütün taşınmazların köylüler tarafından işgal edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin murislerinden kalan ve 200 yıldan fazla bir süredir kullanılan imar ve ihya edilen taşınmazların müvekkilinin ve ailesinin içerisinde bulunduğu zor koşullardan faydalanılarak köylüler tarafından zaptedildiğini, kararın hukuka aykırı ve hatalı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2302, K. 2025/6920, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2302-e-2025-6920-k-95f57311e761