Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4670 E. 2025/5297 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4670
- Karar No
- 2025/5297
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/136 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar; murisleri ...'nun, kardeşi olan davalı ...'i, ... Gıda Tar. Teks. Tohum Güb. Tic. Paz. Ltd. Şti. ile yine ... Tavukçuluk Tic. Paz. Ltd. Şti.'nin ortakları olmaları nedeniyle şirketin işleri ve kredileri için işlem yapmak üzere uzunca süre önce vekil tayin ettiğini, murisin 2014 yılında hastalandığını, birçok şeyin bilincinde olmadığını, davalı vekil ...'in murise ait dava konusu 760 parsel sayılı taşınmazı 10.12.2014 tarihinde oğlu olan diğer davalı ...'e devrettiğini, 05.02.2015 tarihinde de taşınmazı adına tescil ettirdiğini, 10.07.2017 tarihinde ise tarafları tanıyan, sürekli şirkette ... ve durumu bilen davalı ...'ya taşınmazın devredildiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalı ... ile murisin arasının iyi olmadığını, murisin satışa ihtiyacı olmadığını, herhangi bir ödeme de yapılmadığını, temliklerin muvazaalı olduğunu, davalıların murisin hastanede ve kötü durumda olduğu bir zamanda planlı ve kötü niyetli olarak işlem yaptıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişler, ... ..., ... 5. Noterliğinin 13.10.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile dava konusu alacağı temlik aldığını bildirmiş, davacı olarak yargılamaya devam etmiştir.
II. CEVAP Davalı ...; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedelini de banka kanalı ile ödediğini, ... ve kardeşi ...'ı çiftçilik yapmaları nedeni ile tanıdığını, zaman zaman da ödünç para verdiğini, ancak bir ortaklıkları bulunmadığını, ortak bir iş yapmadıklarını, işlerinin durumunu ve aile ilişkilerini bilmesinin mümkün olmadığını, Mayıs 2017'de ...'e verdiği borç parayı istediğini, ...'in teklifi üzerine taşınmazı satın aldığını, diğer davalı ... ile aralarının bozuk olduğunu, dava konusu taşınmazı gerçek değeri üzerinden satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... ...; muris ile davalı kardeşi ...'in aralarının iyi olduğunu, kardeşlerin bütün işleri birlikte yaptığını, birlikte şirket yönettiklerini, muris ... tarafından davalı ...'e verilen farklı vekaletnameler bulunduğunu, bu vekaletnamelerle davalı ...'in ... adına çok sayıda taşınır ve taşınmaz satın aldığını, dava konusu taşınmazın ise davalı ... adına satın alınacağını ancak kredi çıkmaması ve kredinin ... adına çıkarılabilmesi nedeniyle satışın da ... adına yapıldığını, taşınmaz bedelinin nakit kısmının davalı ... tarafından ödendiğini, kredi borç ve taksitlerinin de ... tarafından ödendiğini ve halen ödenmeye devam edildiğini, murisin aniden rahatsızlanması ve hastaneye yatırılması üzerine ...'ın davalı ...'e ait taşınmazların devrini istediğini, hem alıcı hem satıcı olup tek başına işlem yapamadığından, önce diğer davalı oğlu ... ...'e, sonra da ...'e devirlerin yapıldığını, davalı ...'in borçlarını ödeyememesi nedeni ile bir kısım borçlarına karşılık olarak dava konusu taşınmazı iyi niyetli üçüncü kişiye sattığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE ve BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/121 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararıyla; davalıların savunmalarını ispatlayamadığı, davalı ...'nın tarafları tanıdığı, aralarındaki ilişkiyi bilebilecek durumda olduğu, davanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın temlik alan ... yönünden kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2021/1677 Esas, 2022/1339 Karar sayılı kararı ile; davalı vekil ... ile diğer davalıların muris ...'nu zarara uğratmak kastıyla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dava konusu taşınmazı davalı ...’e temlik ettikleri, davalıların çıkar ve işbirliği içerisinde oldukları, verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.11.20 23... /7582 Esas, 2023/6382 Karar sayılı kararıyla; yargılama sırasında ... ... vekili tarafından ... 5. Noterliğinin 13.10.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile dava konusu alacağın devralındığı, Mahkemece HMK’nın 125/2. maddesi gereği dava konusu devredildiğinden, devir alan ... ...'in davacı olarak kaydının yapılmasına karar verilerek bu suretle yargılamaya devam edildiği ancak ... 5. Noterliğinin 13.10.2020 tarihli sözleşmesinin yasal olduğunu ve hukuki sonuç doğuracağını söyleyebilme olanağı bulunmadığı, temlik alan ... ...'in davada yasal açıdan sıfatının varlığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı vekil tarafından taşınmazın oğlu olan davalı ...’e devredildiği, daha sonra davalı ... tarafından vekile temlik edildiği, devamında ise vekil olan davalı ... tarafından diğer davalı ...'e devredildiği, tanık beyanlarından ve gelen yazı cevaplarından davalı ...'in diğer iki davalıyı ve davacıyı tanıdığı, mali durumlarını bildiğinin sabit olduğu, bu hali ile iyiniyetli olmadığı, devir ile birlikte kredi çekilerek bedelin ödendiği iddia edilmiş ise de gelen yazı cevaplarının aksi yönde olduğu, bu hali ile davalıların savunmalarını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların iddialarını kanıtlayamadığını, ispat külfetinin davacılarda olduğunu, bankanın cevabından kredinin davalı ... tarafından çekildiğinin ve ödendiğinin, kredinin çekilme tarihinin 15.09.2014 olduğunun ve taşınmazın muris ... adına 15.09.2014 tarihinde tescil edildiğinin anlaşıldığını, cevap dilekçesinde hatalı olarak kredinin ... adına çekildiğinin belirtildiğini, ödemelerin davalı ... tarafından yapıldığını, tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, savunmanın kanıtlandığını, taşınmazın satış bedelinin davalı ... tarafından davalı ...'na ödendiği, bono suretlerinden davalı ...'in davalı ...'ya borçlandığının açık olduğunu, davalının borcunu ödeyemediğini ve bu nedenle dava konusu taşınmazı davalı ...'ya devrettiğini, tanık beyanlarına göre muris ... ile davalı ...’nın çok samimi arkadaş olduklarını, davalı ...’in arkadaşı ... aleyhine ...’le işbirliği yapmasının mümkün olmadığını, davacıların ... ile ...’in anlaşarak ...’ı zarara uğratmayı amaçladıklarını ispatlayamadıklarını, davalı ...’in kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığını ve iyiniyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacıların murisi ...’nun 31.05.2015 tarihinde öldüğü, geride davacıların mirasçı olarak kaldıkları, murisin 09.07.2001 tarihinde kardeşi olan davalı ...’i genel yetkiler içeren vekaletname ile vekil tayin ettiği, davalı ...’in dava konusu 760 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile dava dışı 838 parseldeki 1/2 payı 10.12.2014 tarihinde oğlu olan davalı ... ...’e satış suretiyle temlik ettiği, 05.02.2015 tarihinde de dava konusu taşınmazın davalı ... ... tarafından davalı ...’e devredildiği, davalı ...’in dava konusu 760 parseli 10.07.2017 tarihinde diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle dava konusu taşınmaz toplam 4 pay kabul edilmek suretiyle davacıların miras payları oranında iptal-tescile karar verildiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 91.960,98 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.