Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1928 E. 2026/3845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1928
Karar No
2026/3845
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1364 E., 2025/79 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/168 E., 2023/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 19 29... parsel sayılı 8.169,70 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 19 29... parsel sayılı taşınmazda davalının çekişmesiz ve aralıksız en az 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek, tespitin iptaliyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın davalının dedesi tarafından 70-80 yıl öncesinden bu yana ekilmek suretiyle kullanıldığını, daha sonra davalının babası tarafından 60 yıl önce 100 tane armut ağacı dikilerek kullanıldığını, armutların 15 yıl önce sökülerek yerine 80 tane ceviz ağacı dikildiğini, ancak bu ağaçların kuruması üzerine, 5-6 sene evvel 300 ocak fındık ağacı dikildiğini, taşınmazın ezelden beri tarım arazisi niteliğinde kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 19 40... yılı hava fotoğraflarında tarımsal üretimde kullanıldığı, 1980, 19 92... yıllarına ait hava fotoğraflarında ise taşınmazın tarımsal üretimde kullanılmadığı, üzerinde bitkilerin büyüdüğü, 1980 öncesinde dikilen meyve ağaçlarına bakımın yapılmadığı, ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmediği, 2006 yılında ise taşınmazın üzerinin çevresindeki ormanla aynı türdeki orman bitki örtüsü ile kaplandığı, bu nedenle zilyetliğin terk koşulları oluştuğu, 2013 yılında fındık ağacı dikilerek yeniden kullanılmaya başlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, üzerindeki 120 ocak fındık ağacının davalıya ait olduğuna dair muhtesat şerhi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "02.08.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki hava fotoğrafları incelendiğinde, taşınmazın 1940, 19 68... yıllarında tarım arazisi olarak kullanıldığının belirtildiği ancak 1980, 19 92... hava fotoğraflarında taşınmazın boş olduğu, tarımsal üretimde kullanılmadığı, üzerinde gelişi güzel bitkilerin büyüdüğünün rapor edildiği, ancak söz konusu hava fotoğrafları incelendiğinde, taşınmaz üzerinde sıralı halde ağaçların bulunduğu, raporun hava fotoğrafları ile uyumlu olmadığı, bunun üzerine mahkemece ek rapor aldırıldığı, bilirkişilerin bu kez raporlarında 1980 yılı hava fotoğrafı tekrar incelendiğinde sırayla dikilmiş ağaçların olduğu, fakat ot bastığı için tam olarak görülmediği, meyve ağaçlarının sıralarının farklı renklerle raporda gösterildiği, 19 92... hava fotoğraflarında da ağaçların çok az kısmının büyüdüğü, bakımsızlıktan dağınık ve karışık bir görüntü verdiğinin belirtildiği, 1980 öncesinde dikilen meyve ağaçlarının olduğu fakat bakımsızlıktan kuruduğu, 19 92... hava fotoğraflarında da bakımsız ve özensiz görüntü olduğu, 20 06... yılı hava fotoğraflarında ise bu durumun devam ettiği, taşınmazın etrafındaki orman örtüsüne benzer bir görünüm verdiğinin rapor edildiği, 2013 yılında ise sıralı fındık ağaçlarının dikili olduğununu belirtildiği, söz konusu bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın 1940 yılından beri davalılar tarafından kullanıldığının sabit olduğu, 1940 yılından 1980 yılına kadar tarım arazisi olarak kullanıldığı, 1980 yılında taşınmazda sıralı olarak ağaçların dikildiği, çıplak gözle dahi hava fotoğrafında sıralı ağaçların belirgin olduğu, bilirkişilerce ana raporda bu hususun dahi belirlenemediği ve ek raporda sıralı ağaçlardan bahsedildiği, tüm hava fotoğraflarında sıralı ağaçların belirgin olduğu, ancak bakımsızlık nedeni ile zamanla tam olarak seçilemediği, keşifte dinlenen tüm mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve davalı tanıklarının beyanlarıyla hava fotoğraflarını birbiriyle uyumlu olduğu ve taşınmazın daha önce tarım arazisi olarak kullanılırken daha sonra meyve bahçesi haline getirildiği ve tüm tanık beyanlarında taşınmazın armut bahçesi iken ceviz bahçesi haline getirildiği, ancak ceviz ağaçlarının kuruması nedeni ile bunların da sökülerek fındık ağaçlarının dikildiği, 20 06... yıllarına ait hava fotoğrafındaki görüntünün ceviz ağaçlarının dikildiği döneme ait olduğu ve mahalli bilirkişi beyanı ile örtüştüğü anlaşılmakla, dava konusu taşınmazda 1940 yılından tespit tarihine kadar davalı tarafın zilyetliğinin bulunduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtildiği şekilde davalı lehine çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl zilyetlik koşulunun oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilerek davalı lehine muhtesad şerhi verilmesi isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başuvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, taşınmazın fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda zilyetlik şartlarının oluşmadığını, zilyetliğin yıllar içerisinde kesintiye uğradığını, bu durumun bilirkişi raporlarında belirtildiğini, davanın reddi kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1928, K. 2026/3845, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1928-e-2026-3845-k-b8ae1f338a13