Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2504 E. 2026/3840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2504
- Karar No
- 2026/3840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2012 E., 2025/527 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/51 E., 2023/108 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2019 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 13... parsel sayılı 4.551,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; yörede tapulama çalışmalarının 1974 yılında kesinleştiğini, orman kadastrosunun ise 26.05.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, bu nedenle davalının zilyetliğinin 26.11.1987 tarihinde başlaması gerektiğini, Yeniköydeki taşınmazların Ankara Antlaşması neticesinde Rumların Türkiyede bıraktıkları taşınmazlardan olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, taşınmazın 1980 tarihli 1/50000 ölçekli Metropoliten Nazım İmar Planı içerisinde kaldığını, bu nedenle imar ve ihya ile de kazanılamayacağını ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, müvekkili lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişilerden alınan raporlarla dava konusu taşınmazın 1942 yılında tarla vasfında kullanıldığı, tarla olarak kullanımının 1970, 2005, 2010, 2013, 20 15... yıllarında da devam ettiğinin net olarak tespit edildiği, böylelilikle taşınmazın 1980 yılında imar planına alınmadan önce üzerinde zilyetlik kurulduğu ve kazanım şartlarının oluştuğu, keşifte alınan beyanlarda bilirkişi raporu ile birbirlerini desteklediği, davalının eklemeli zilyetlikle 1980 yılından önce 30 yılı aşkın bir süredir tarım amaçlı kullanılan bir taşınmazı edindiği ve zilyetliğini devam ettirdiği anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu taşınmazın 1942 tarihli hava fotoğrafında açık arazide kaldığı ve ziraat arazisi görünümünde olduğu, batısında yer alan tapulama parseli ile bir bütün olarak kullanıldığı, 1970 yılına ait hava fotoğrafında da yine aynı şekilde tarım arazisi niteliğinde olduğu, taşınmazın nazım imar planına alındığı 1980 yılına kadar davalı yönünden zilyetlik ile kazanım koşullarının oluştuğu, zilyetliğin kadastro tespit tarihine kadar da çekişmesiz ve aralıksız olarak devam ettiğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda zilyetlik şartlarının oluşmadığını ve taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.