Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/972 E. 2025/3101 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/972
- Karar No
- 2025/3101
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/543 E., 2023/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/245 E., 2022/189 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 1 parsel sayılı ve 34.168,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tespit ve tescil edilen dava konusu 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi vasfı taşıdığını, taşınmazın muris ...'tan müvekkillerine intikal ettiğini, uzun yıllardır murisleri ile daha sonra da davacıların zilyet ve tasarrufunda olduğunu, çekişmeli 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın toprak yapısı itibariyle de orman özelliği göstermediğini ileri sürerek, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın en eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında orman alanlarında kaldığını, orman alanlarının imar-ihya ve zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, dava konusu taşınmaz üzerinde 30 yılı aşkın süredir tarımsal faaliyetin yapılmadığının, orman enval niteliğinde ağaç ve çalılarla kaplı olduğunun, taşınmazın devamında bulunan orman ile birlikte bir bütünlük arz ettiği, birbirlerinin devamı durumunda olduğunun, bu haliyle taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "... üç kişilik orman mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu tarafından en eski tarihli hava fotoğrafı ile 1973 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarına göre ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun rapor edilmesine ve orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmamasına göre mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.