Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6770 E. 2026/2741 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6770
- Karar No
- 2026/2741
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2024/90 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7259 parsel sayılı 2.610,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, genel mahkemede açılan davanın konusu olduğundan söz edilerek, kadastro tutanağının malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkileri olan davacıların ...'ın eş ve çocukları olduğunu, murisin ......Mezarlığı mevkinde kain 7259 parsel sayılı taşınmazın 60 yıldan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, ölümünden sonra da davacıların malik ve zilyetliklerinin devam ettiğini, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davacılar adına tescil edilmesi gerekirken, malik hanesinin boş bırakıldığını ileri sürerek, 7259 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müşterek muris ...'a ait olması nedeniyle, murisinden gelen hissenin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Asli müdahiller ... ve arkadaşları müdahale dilekçelerinde; tapu kaydına dayalı olarak taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. 5. Asli müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçelerinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. 6. ... Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonrasında, görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçeleri ve beyanlarında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2016 tarihli ve 2014/23 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile, davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne, asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davasının reddine taşınmazın tarla vasfı ile ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.11.2016 tarihli ve 2014/23 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 07.12.2021 tarihli ve 2021/14446 Esas, 2021/12123 Karar sayılı ilamıyla, "... taraf teşkili sağlandıktan sonra, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı, eğer değilse zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "... dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığı, taşınmazın C harfi ile gösterilen kısmının 1954 yılından seri mesken ve bahçesi olarak kullanıldığı, D harfi ile gösterilen kısmının zilyetliğe konu olmadığı ve küçük çalılar ile çayır bitkilerinin olduğu, C harfi ilegösterilen kısmının 1954 yılından bu yana ... ve mirasçıları tarafından malik sıfatı ile zilyetliklerinde bulunduğu, diğer asli müdahillerin zilyetliklerinin bulunmadığı ve dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı..." gerekçesiyle, davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davasının reddine, taşınmazın (D) harfi ile gösterilen kısmının tarla vasfı ile Hazine adına tesciline, (C) harfi ile gösterilen kısmının ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın öncesinin orman olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar ve asli müdahiller adına tesciline karar verilen kısmın bozulmasını, bu kısmın kentsel hizmet alanı ve yol alanında kaldığını ve kamu malının özel mülke konu olamayacağını, zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar ve asli müdahiller adına tesciline karar verilen kısmın bozulmasını, bu kısmın kentsel hizmet alanı ve yol alanında kaldığını ve kamu malının özel mülke konu olamayacağını, zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6079 parsel ile aynı tapudan gelmekte ve birlikte kullanılmakta olduğunu, tapu kayıtlarının düzgün uygulanmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, murisin haklarını devretmediğini, davacıların işgalci olduğunu, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı ve taşınmazın ormanla ilgisinin olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve orman vasfında değilse gerçek kişi şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri ve bir kısım asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden asli müdahil ... ve arkadaşlarından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.