Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5853 E. 2026/2627 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5853
- Karar No
- 2026/2627
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1276 E., 2024/1370 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/522 E., 2020/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Sanayi Mamulleri Satış ve Araştırma AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1957 yılında yapılan arazi kadastrosu, 2011 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışması ile imar planı çalışmalar bulunmakta olup, arazi kadastrosu sonucunda Adana ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 253 parsel sayılı taşınmaz, 31.600,00 m² yüzölçümlü ve tarla vasfıyla ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Tapu Müdürlüğünün 1836025 sayılı yazısına göre; dava konusu Adana ili... ilçesi ... Mahallesi 55 29... parsel sayılı taşınmazın imar ugulaması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Adana ili... ilçesi ... Mahallesi 55 29... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırında kaldığını, bu nedenle bu kısım orman sayılan yerlerden olduğunu, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kayıt malikleri adına olan tapularının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.10.2019 tarihli yüksek orman mühendislerinin raporu ile 55 29... sayılı parsel olarak sınırlandırılan parsel içinde kaldığı belirtilen ve (A) harfi ile gösterilen 272,84 m²nin orman olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Adana ili... ilçesi ... Mahallesi 55 29... sayılı parselin 11.10.2019 havale tarihli fen raporunda (A) harfi ile gösterilen 272,84 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı kurum adına orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ait orman ve 2/B kadastro evrakı ile dosya kapsamındaki raporlar arasında herhangi bir uyumsuzluk görülmediği, ancak davanın niteliğine göre tescil edilecek taşınmaz bölümünün davacı ... İdaresi adına değil Hazine adına tescilinin yapılması gerektiği, dava konusu edilen ve (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün itiraz sonucu alınan ek fen bilirkişisi raporunda 277,00 m² olduğu ve davanın tamamen kabul edilip gerçek miktarın hüküm altına alınmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereği reddine, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Adana ili... ilçesi ... Mahallesi 55 29... sayılı parselin 18.02.2020 havale tarihli ek fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 277,00 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, kadastral parselin oluşmasına ilişkin işlem dosyasının Kadastro Müdürlüğünden getirilmediğini ve müvekkilinin Anayasa ile koruma altına alınmış mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Her ne kadar dava konusu 55 29... sayılı parselin 18.02.2020 havale tarihli ek fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 277,00 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmişse de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın olduğu yerde 1998 yılında ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan, daha sonra 2007 yılında Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yeni bir imar çalışması yapılmış olup, dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/934 Esas ve 2011/1939 Karar sayılı dosyasında davalı olduğunun anlaşıldığı, kararın incelenmesinde davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu 37 numaralı ... Belediye Başkanlığının 06.08.1998 tarihli ve 3014 sayılı encümen kararına istinaden yapılan imar düzenlemesinin Adana 1. İdare Mahkemesinin 2002/2191 Esas, 2003/361 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, iptal üzerine Büyükşehir Belediye Başkanlığının 28.02.2007 tarihli 419 sayılı encümen kararına istinaden 37 numaralı 1. etap imar uygulaması yapıldığı, bu düzenlemenin de Adana 1. İdare Mahkemesinin 2007/1283 Esas, 2008/639 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğinin belirtildiği, yine taşınmazın tapu kaydında Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/267 Esas ve 2012/447 Karar sayılı ilamı incelendiğinde bölgede yapılan ... Belediye Başkanlığının 08.06.1998 tarihli ve 3014 sayılı ve 22.06.1998 tarihli ve 3379 sayılı 37 numaralı imar uygulaması ve daha sonra Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının 28.02.2007 tarihli 421 sayılı encümen kararı ve 23.05.2007 tarihli 1069 sayılı encümen kararına istinaden 37 numaralı II. etap imar uygulamalarının İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğinin belirtildiği, bu sebeple öncelikle imar işlemi öncesi 253, imar işlemi sonucu oluşan 55 29... sayılı taşınmazların ilk tesislerinden itibaren tüm tedavüllerinin ve dayanak belgelerinin (imar uygulaması, imar planına ilişkin parselasyon planı ve dağıtım cetveli, varsa ifraz-tevhit işlemleri, mahkeme kararı sair), imar öncesi ve imar uygulaması neticesinde oluşan tapu kayıtlarının, tapu kütük sayfaları (birbirini takip edecek, denetlenecek ve tamamının okunaklı olmasına dikkat edilecek şekilde) ilgili Tapu Müdürlüğünden temin edilmeli, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan mahkeme dosyaları dosya arasına getirtilmeli, idari yargı mercileri tarafından dava konusu taşınmaz için hem 1998 yılında hem 2007 yılında yapılan imar çalışmalarının iptal edilip edilmediğinin taraflardan sorulup ilgili Mahkeme kararlarının kesinleşme şerhli olarak dosya içerisine alınmalı, kadastral çapın ihyasına yönelik dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açılmış ise sonuçlanmasının bekletici mesele yapılmalı, bundan sonra 20.02.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine eklenen fıkra değerlendirilmeli, yörede 2001 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro tutanaklarından orman sınır noktaları tarif edilirken kadastral parsel sınırları esas alınmış ise de kadastral parsel sınırları ile imar parsel sınırları birbiri ile uyumlu olmayıp hükme esas alınan raporlarda imar parselinin (A) harfli kısımları orman sınırı içinde kaldığı belirlendiğine göre, imar planları hakkında verilen kararlar da gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda eksik araştırma inceleme yapılarak yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.