Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5589 E. 2026/1297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5589
Karar No
2026/1297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3368 E., 2024/780 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/106 E., 2023/240 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı mülhak Vakıf vekili tarafından temyiz edilmiş, davacılar vekili ise temyize cevap dilekçesi ile temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını istemekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen dosyada davacılar dava dilekçelerinde; . ... .. .. .. .. Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; .. .. . .. .. Vakfının galleye müstahak vakıf evlatlığının tespiti talepli açılan asıl ve birleşen davanın usul ve esas yönünden reddine, davanın niteliği gereği mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davacıların kök murislerinin 1878 doğumlu .. .. ve eşi .. .. olduğu, bunların 6 çocuğundan ikisi olan 1920 doğumlu ... ile 1907 doğumlu ...'un kardeş oldukları, ...'un kardeşi olduğu nüfus kayıtlarıyla kanıtlanan 1907 doğumlu ...'un alt soyu olduğu, davacıların vakıfla nesep bağlarını nüfus kayıtları ve dosya içerisine celbedilen tüm deliller ve dosyalarla kanıtlamış oldukları gerekçesi ile davacıların da davaya konu edilen .. .. ... Paşa'nın tesis ettiği vakıflardan ... numaralı vakfiye defterinin 223/231 sıra numaralı 1. sahife 1. sırasında kayıtlı Gurre-i Zilkade 1153 tarihli vakfiye, Halep'teki malları ile ilgili olan aynı defterin 43 sahife 14. sırasında kayıtlı 13. Muharrem 1160 H.( 24... M.) tarihli vakfiye, ve aynı defterin 47. sahife 15. sırasında kayıtlı Gurre-i Cemaziyelahir 1160. H. (10 HAZİRAN 1747 M.) tarihli zeyl vakfiye ile tesis ettiği vakıfların gelir fazlasına müstehak evladı olduklarının tespitine, davacı ...'ın yargılama aşamasında vefat ettiği, mirasçı olarak eşi ... ve ...'ın kaldığı, ...'ın davacı olduğu, eşi ...'ın ise kan bağı bulunmadığından davayı takip etmesinin mümkün olmadığını beyan ettiğinin anlaşıldığı, davacı ... mirasçısı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı mülhak Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı mülhak Vakıf vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek davacıların dava konusu vakfın soyundan geldiği veraset ilamları, nüfus kayıtları, vakfiye, mahkeme ilamları ve bilirkişi incelemesi ile net ve kesin bir şekilde kanıtlanamadığını, verilen kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, açıklanan ve resen görülecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3. maddesinde mülhak vakıf, Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise, bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, Vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. .. fazlası evlada şart kılınan Vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da Vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada Vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Bir Vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş Mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kan bağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir Mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların incelenmesinden önce davacılar ile vakfeden .. .. oğlu ... Paşa arasında kan bağına dayalı olarak soybağı kurulmasının üzerinde durulması gerektiği, davacılar ile vakıfta mevcut veya daha önce görev yapan mütevelliler arasında bağ kurulamadığı için 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının somut olayda uygulama yeri olmadığı gibi hükme esas alınan 22.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacılar ile vakıf arasındaki soybağının İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/669 Esas, 2008/60 Karar sayılı ilamı ile işbu ilama dayalı olarak daha sonra verilen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/174 Esas, 2012/167 Karar sayılı ilamı ve İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/69 Esas, 2014/483 Karar sayılı ilamı esas alınarak soybağı kurulmuş ise de; sonraki iki karara dayanak yapılan İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/669 Esas, 2008/60 Karar sayılı dosyasında davacılar ile vakfeden arasındaki soybağının dayanağı bulunmayan 21.02.1968 tarihli galle fazlası dağıtımına esas evlat listesi esas alınarak kurulduğu, galle fazlası dağıtım listesine dayanak Mahkeme kararı bulunmadığı gibi işbu listelerin ne şekilde oluşturulduğunun belli olmadığı, nitekim aynı vakıfla ilgili Dairemizin 2025/1995 Esas, 2025/3874 Karar sayısı ile incelenen dosya içerisinde bulunan Vakıflar Genel Müdürlüğünün 03.03.2016 tarihli ve 4721 sayılı yazıları ile 21.02.1968 tarihli listede isimleri yer alan kişilere ait Mahkeme kararının bulunmadığının bildirildiği, mevcut delil durumuna göre vakıf ile davacılar arasında kan bağı yolu ile kurulmuş soybağının yöntemince kurulamadığı anlaşılmaktadır. Davacılar dışındaki kişiler hakkında daha önce verilen ve kesinleşen vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı kararlarının, dosya taraflarının farklı olması nedeni ile incelemeye konu dosya yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, ancak diğer deliller yanında güçlü delil olarak değerlendirileceği açıktır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, tarafların gösterecekleri diğer delillerin toplanmasından sonra, gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacılar için gerekli kan bağının kurulup kurulmadığı konusunda görüş alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Her dava, açıldığı tarihteki maddi vakıalara göre değerlendirilir. Ancak yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde Mahkemece, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekir. Galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalar, şahsa bağlı davalardan olup, davanın bu niteliği gereği dava konusu talebin mirasçılara intikal etmeyeceğinden, mirasçıların vakfın galle fazlasından yararlanmaya yönelik bir talepleri var ise kendi adlarına galle fazlasına müstehak vakıf evladı istemli dava açmaları gerekir. Somut olayda, davacılardan ...'ın İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden önce 16.12.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığına göre, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5589, K. 2026/1297, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5589-e-2026-1297-k-a2193e146674