Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2810 E. 2026/2332 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2810
- Karar No
- 2026/2332
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/2810
KARAR NO:2026/2332
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/07/2025
NUMARASI:2023/628 E - 2025/599 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:15/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, belirsiz süreli olarak "Elektrik Abonelik Sözleşmesi" imzalandığını, imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinin sonucunda davacı şirket; ... Tekirdağ adresinde ticari faaliyetini yürütürken elektrik hizmetini davalı şirketten tedarik ettiğini, sözleşme tarihinden itibaren 18.02.2023 tarihine kadar ilgili iş yerinde tahakkuk eden tüm elektrik faturalarını düzenli olarak ödediğini, davacının davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, davacının 2023 yılı Şubat ayında, elektrik hizmeti aldığı tesisat mahallinin bulunduğu işyerini tahliye etmek ve buradaki ticari faaliyetini sonlandırmak zorunda kaldığını,davacı şirketin tahliyesine ilişkin tahliye kaydının ...'ın sistemine 26.02.2023 tarihinde düştüğünü, davalının en geç 01.04.2023 tarihinde tahliyeden haberdar olduğunu, davacı şirketin 10.04.2023 tarihinde ayrıca davalı şirkete ait mail adresine tahliyeyi bildirdiğini ve ilgili yerde yeni abonelik açıldığına dair bilgilendirme yaptığını, davacının tahliye işlemi onaylandığını ve serbest tüketici vasfi sona ermiş olmasına ve tahakkuk etmiş tüm faturaları ödemesine rağmen davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde 702.423,92 TL tutarlı bir fatura daha tahakkuk ettirdiğini, davalının davacıyı teminat niteliğindeki çeki tahsile koyacağı yönünde tehdit ettiğini ve davacıdan 05.05.2023 tarihinde 350.000,00 TL tutarında haksız ve mesnetsiz tahsilat yaptığını, davalı şirket ayrıca 702.423,92TL'lik mesnetsiz faturadan bakiye kalan kısmının ödenmesi için de davacıya baskı yaparak İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... sayılı icra takibini başlattığını belirterek; davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, 702.423,92 TL tutarındaki faturanın iptaline, davacıdan tahsil edilen ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet veren 350.000TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2023 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacının 25.04.2023 tarihinde çağrı merkezi aracılığı ile davalı şirkete ulaşarak tahliye talebinin mal sahibi tarafından verildiğini beyan ettiğini, cayma faturası için sürecin nasıl işleyeceği hususunda bilgi talep ettiğini, davacıya kapanış evraklarının iletilmesi halinde tahliye işleminin işleme alınacağı bilgisinin verildiğini, tahliye bildiriminin davacı tarafından davalıya yapılmadığını, davalının herhangi bir şekilde kimseyi tehdit etmesinin söz konusu olmadığını, söz konusu çekin tahsil edilmediğini, davacının tamamen kendi istek ve rızasıyla ödeme yaptığını, davacının usulüne uygun olarak tahliye işlemini davalı şirkete bildirmediğinden, haksız bir şekilde sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cezai şart niteliğinde cayma bedeli faturalandırıldığını, Cayma Bedeline ilişkin faturanın hesaplamasının elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, davalı şirket tarafından kesilen tüm faturalar hukuka ve sözleşmeye uygun şekilde kesildiğini,davacının elektriği kullanıp ve sözleşmeyi haksız ve usulüne uygun olmayan şekilde feshetmiş olduğundan bu durum faturalandırılıp tahsil edildiğini belirterek;davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İstinaf Konusu Mahkeme Kararı;Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Uyuşmazlığın esasını taraflar arasındaki elektrik tedarik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklı olarak davacının cezai şart ödeme koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyaya sunulan bilgi belgelerden davacının ilgili adresten tahliye edildiği, davacı şirketin tahliye gerekçesi ile, elektrik dağıtım şirketi Trakya Elektriğe baş vurarak elektriğini kapatığı görülmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespitlerde de belirtildiği üzere uyuşmazlığa konu sözleşme, belirli bir mahalde davacıya elektrik tedarik hizmeti sunulması amacıyla akdedilmiş olduğu gözetildiğinde, davacı tüketici şirketin söz konusu mahali tahliye etmesi ile birlikte sözleşme konusunun imkansızlaştığı dolayısı ile davacının tahliye sonucunda sözleşmeyi sona erdirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf tacir ise de, somut olayda sözleşmenin ifa imkansızlığı nedeni ile feshi söz konusu olduğundan davacı tarafa basiretli tacir karinesinin yüklenemeyeceği, ifa imkansızlığı nedeni ile davalının cezai şart alacağı talep etme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davalının davacıya düzenlemiş olduğu 19/04/2024 tarihli ... no’lu 702.423,92 TL bedelli fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu fatura nedeni ile davacının davalıya itirazi kayıtla ödediği 350.00,00 TL 'nin ödeme tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davlıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle ; Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının 19/04/2024 tarihli ... no’lu 702.423,92 TL bedelli fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-350.00,00 TL 'nin ödeme tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davlıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu;Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin,Takibe konu edilen fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklanmaktadır. Borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlenmiştir.Söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmemiştir. Borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT %15 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere ödenmemiş borçtan dolayı sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 19.04.2023 tarihli 1 faturaya yansıtılmıştır.Davacının, ... no’lu sayacı 31.03.2023 tarihinde tahliye sebebi ile müvekkil şirketin portföyünden çıkmıştır. Tahliye dolayısı ile müvekkil şirketin portföyümüzden çıkan davacıya; Elektrik Piyasasi Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği “İkili anlaşmanın sonlandırılmasına ilişkin süreç " MADDE 17 (2) " İkili anlaşmanın tahliye nedeniyle sonlandırılması halinde tedarikçi dağıtım şirketini bilgilendirir. Dağıtım şirketi imar ve yerleşim alanında bildirimi izleyen en geç bir gün içerisinde, imar ve yerleşim alanı dışında bildirimi izleyen en geç 2 gün içerisinde son endeks değerlerini alarak kullanım yerinin elektriğini keser. Endeks değerlerinin alınmasını izleyen gün içerisinde bu değerler tedarik şirketine bildirilir.” maddesi uyarınca incelenmiş olup tahliye talebi müvekkil şirkete iletilmediği tespit edildiğinden, tahliye talebi kaynaklı işlem yapılmıştır.Ancak davacı, 25.04.2023 tarihinde çağrı merkezi aracılığı ile davalı müvekkil şirkete ulaşarak tahliye talebinin mal sahibi tarafından verildiğini beyan etmiş olup, cayma faturası için sürecin nasıl işleyeceği hususunda bilgi talep etmiştir. İlgili müşteriye kapanış evraklarının iletilmesi halinde tahliye işleminin tarafımızca işleme alınacağı bilgisi verilmiştir.Tahliye bildirimi davacı tarafından müvekkile yapılmamıştır.Oysaki hem sözleşme hemde yönetmelik gereği tahliye bildirimi elektrik sağlayıcı olarak tarafımıza yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla davacının iş yerini boşaltma nediyle fesih bildirimi usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Davacı tarafçada belirtildiği üzere fesih bildirimi dağıtım şirketine yapılmıştır. Müvekkil ise davacının portföyden çıkışını dağıtım şirketi üzerinden öğrenmiştir.Taşınmazın tahliye edilmesiyle birlikte, elektrik tedarikinin sağlanamaması sadece "imkansızlık" anlamına gelmeyebilir.Ticaret yapan bir tacirin taşınmazı tahliye etmesi, genellikle bir işletmenin normal işleyişi ile ilgilidir ve bu tür durumlar ticari çevrede beklenmedik durumlar olarak değerlendirilmemelidir. Tacir, ticari faaliyetlerini sürdürebilmek için gerekli önlemleri almış olmalıdır. Bu nedenle, tedarik sözleşmesinin sona ermesi yerine, sözleşme koşulları, alternatif yer veya düzenlemeler ile devam edebilir.Sözleşme süresince bu tür riskleri önceden öngörülmelidir. Dolayısıyla tahliye nedeniyle çıkış yapılmasının ifa imkansızlığı olarak değerlendirilmesi hukuka ve en önemlisi hakkaniyete uygun olmadığı kanaatindeyiz.Neticede ticari işletme tahliye sebebiyle işini sonlandırmamış başka bir yerde işe devam etmiştir. İşletmenin kapanması durumu söz konusu değildir.Taşınmazın tahliye edilmesi yani başka bir yerde faaliyet göstermeye devam etmesi taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmesini engelleyecek bir durum değildir. Adres değişikliği ile müvekkilden hizmet almaya devam edebilecektir. Oysaki davacı tahliyeyi bahane ederek sözleşmeyi süresinden önce müvekkile haber vermeden sonlandırmıştır. Dolayısıyla burada bir ifa imkansızlığından bahsedilme mümkün değildir. Tam tersi basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının tahliyeyi bahane ederek kötü niyetli ve haksız şekilde sözleşmeyi fesih etmesi durumu vardır. Bu durumda kabul edilemeyecektir." şeklindeki sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava ,menfi tesbit ve alacak talebine ilişkindir.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle;"davacının aboneliğinin 23.02.2023 tarihinde tahliyesinin yapıldığı, aboneliğin son endeksleri alınarak tahliyesinin 26.02.2023 tarihinde ...'a gönderildiği ve tedarikçi firma ... AŞ tarafından reddedilmeyerek ...'ın yayımladığı 01.04.2023 tarihli ... kesin listelerinin "ST Özelliğini Kaybeden Sayaçlar" bölümünde yayımlanarak tedarikçi firmanın portföyünden çıktığı görülmektedir. Ancak ne EPTY'de ne de EPDUZ Yönetmeliğinde tüketimi yüksek serbest tüketicinin taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle mevcut elektrik aboneliği sözleşmesini haklı sebeple/cezai şart veya cayma bedeli ödemeden sona erdirebileceğine dair bir hüküm tespit edilemediği, taşınmazın tahliyesi halinde artık o taşınmazda o abonelik numarasına kayıtlı olarak elektrik tedariği fiilen mümkün olmayacağından burada bir fiili imkânsızlık oluştuğundan ve bu nedenle de elektrik kesintisinin mecburi bir hal aldığından ve dolayısıyla sözleşmeyi feshin haklı olduğundan söz edilebilir. Ancak bu ihtimale karşı elektrik aboneliği sözleşmesinde ceza koşulu ödenmesi kararlaştırılmıştır.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğindeki “ABONEYE ÖZEL SÖZLEŞME KOŞULLARI” bölümünün 1. maddesinin, sözleşmenin elektrik tedarik başlangıç tarihinden itibaren 24 ay içinde feshedilmesi veya herhangi bir sebeple abonenin (davacı) tedarikçinin (davalı) portföyünden çıkması halinde “fesih tazminatı” adı altında bir ceza koşulu hükmü içerdiği, dosyaya sunulu sözleşmede imza tarihinin boş bırakıldığı, bununla birlikte, faturalar ve taraf beyanları incelendiğinde, elektrik tedarik başlangıç tarihinin 01.10.2021 olarak anlaşıldığı, başlangıç tarihi olarak 01.10.2021 tarihi kabul edildiğinde, davacının 31.03.2023 tarihinde 24 ay dolmadan davalının portföyünden ayrılmasından bahisle, yukarıdaki maddede anılan sözleşme hükmünün uygulama bulabileceği, diğer taraftan, uyuşmazlığa konu sözleşme, belirli bir mahalde davacıya elektrik tedarik hizmeti sunulması amacıyla akdedilmiş olduğundan, davacının söz konusu mahali tahliye etmesi ile birlikte sözleşme konusunun imkansızlaşmış kabul edilebileceği, davacının tahliye sonucunda sözleşmeyi sona erdirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu,dava konusu 702.423,92 TL tutarındaki fesih tazminatı, sözleşme bitiş süresinden önce davalının sözleşmeden cayması nedeniyle faturaların ortalama tutarının 2 katı olarak tahakkuk ettirilmiş olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.Somut olayda, sözleşmenin eki niteliğindeki “ABONEYE ÖZEL SÖZLEŞME KOŞULLARI” bölümünün 1. maddesinin, sözleşmenin elektrik tedarik başlangıç tarihinden itibaren 24 ay içinde feshedilmesi veya herhangi bir sebeple abonenin (davacı) tedarikçinin (davalı) portföyünden çıkması halinde “fesih tazminatı” adı altında bir ceza koşulu hükmü içerdiği düzenlemesinin,tahliye şeklindeki haklı sebebin varlığı halinde de uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.Mahkemece ,sözleşme feshinin haklı sebeple yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de ,Sözleşmenin eki niteliğindeki “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” bölümünün 1. Maddesinin somut olayda uygulama yeri bulacağı gözetilerek,davanın reddine karar verilmesi gerekirken ,yazılı şekilde karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmuştur.Bu sebeple ;davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında;
1-Davanın REDDİNE,
2- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.977,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.243,13 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu masrafın üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 111.363,59 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden üzerinde bırakılmasına Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu 260,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/09/2026