Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5585 E. 2025/3000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5585
Karar No
2025/3000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1024 E., 2023/1393 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2021/810 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan eski 83 (yeni ... İlçesi .. Mahallesi 13419 ada 61) parsel sayılı 1540 (yeni 1.613,17) m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesine, "imar ihyasının ...'e ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 04.06.1996 tarihinde tapu kaydının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılmış ve bilahare 27.02.2020 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda "taşınmazın 1990 yılından beri ...'in kullanımında bulunduğu" tapuya şerh verilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının, ... ili ... ilçesi ... köyü 13419 ada 61 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğini önceki kullanıcısı ...' den 1970 yılında devraldığını ve taşınmazın davacının kullanımında olduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile davacının kullanımında bulunduğunun şerh verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları (bir kısım ... mirasçısı) vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu taşınmazı zamanında icar yoluyla kullandığını, satış veya zilyetlik devrinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan taşınmazın 1990 yılından beri ...'in kullanımında bulunduğu şerhinin iptali ile yerine taşınmazın 1990 yılından beri ...'in kullanımında bulunduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları (bir kısım ... mirasçısı) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; güncelleme çalışmalarının yeni bir kadastro çalışması olmaması ve çalışma sonunda klasik bir kadastro tutanağı tutulmaması nedenleriyle davanın reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu, davacının dayanağı noter sözleşmesinin fiziken nereye denk geldiğine yönelik araştırma yapılmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar adasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışması sonucu, kullanıcının doğru şekilde belirlenip belirlenmediği, çekişmeli taşınmazın kullanımının davacı tarafından önceki şerh sahibinden devralınıp alınmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5585, K. 2025/3000, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5585-e-2025-3000-k-83ca4a6305a0