Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5570 E. 2025/4070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5570
- Karar No
- 2025/4070
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ...Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2023/45 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 365 ada 4 ve 5 parsel sayılı 752,69 ve 880,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamaması sebebiyle komisyon kararıyla 3402 Sayılı Kadastro Kanunun (3402 sayılı Kanun) 10. maddesi gereğince malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı ..... dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 365 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapının muris .....'a ait olduğunu belirterek, mezkur muris mirasçıları adına payları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 365 ada 4 parselin ..... adına tespit edildiğinden davacının hukuki yararı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2012/95 Esas, 2016/1 Karar sayılı önceki kararı ile, "... taşınmazlara dayanak tapu kayıtlarının müfrez tapu kayıtları olduğu, ifraz sonrasına ilişkin hisse durumuna ilişkin rapor alındığı, .....'ın hisesine düşen miktarın 74,73 metrekare olduğu ve 365 ada 4 parsel içerisinde kaldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle taşınmazın 74,73 metrekarelik kısmının ifraz ile ..... adına tesciline ve geri kalan kısımların tapu kayıt malikleri adına tesciline, 365 ada 5 parsel üzerindeki yapının ..... mirasçılarına ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ..... vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2017/922 Esas, 2021/152 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dayanak tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ve tüm oluşum belgeleri, dayanılan tapu kaydı kadastro sırasında revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tutanakları ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri ve revizyon gördüğü taşınmazlar ile bu taşınmazlara komşu taşınmazlarını da bir arada gösterecek birleşik harita, dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilmesi, dosya tapu işlerinden anlayan kadastro bilirkişisine tevdi edilerek ve gerektiğinde tapu sicilleri üzerinde araştırma yapma yetkisi de verilmek suretiyle tapu kayıtlarındaki ifraz ve pay durumlarına ilişkin denetime uygun olarak rapor alınması, dayanak tapu kaydında pay sahibi olan davacı .....’ın toplam payı hesaplanarak, dayanak tapu kaydındaki payına karşılık kadastro sırasında adına tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılması, bundan sonra, mahallinde, yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte, 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi hükmü uyarınca dayanak tapu kaydının dayanağı harita mevcut ise, yerel bilirkişi yardımı ve uzman teknik bilirkişi eliyle yöntemince yerine uygulanması, uygulama yapılırken haritası bulunan kayıtlarının kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirleneceği gözetilmesi, haritası bulunmayan kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulması, ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının, kök tapu kaydının içinde aranmasının zorunlu olduğunun düşünülmesi, davacının dayandığı tapu kaydının kök kaydı uygulanarak kök tapu kaydı ve sonrasında tüm ifraz tapu kayıtlarının kapsamlarının okunup, kayıtlarda yazılı hudutların yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmesi, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanaklarının kayıtlarla denetlenmesi, teknik bilirkişiden, tapu kaydının varsa revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı, komşu parsellerin dayanağı kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğunun belirlendiği ve kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kaydının sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınması, tapu kayıt malikleri arasında geçerli bir taksim bulunup bulunmadığı, taksim var ise taşınmazın hangi kısmının hangi malike isabet ettiği hususlarında yerel bilirkişiler ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınması, taşınmaz taksim edilmiş ise 3402 sayılı Yasa'nın 15. maddesi göz önüne alınması bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazlara dayanak tapu kayıtlarının müfrez tapu kayıtları olduğu ve tapu kayıt maliklerinin aralarında yaptıkları harici taksim sonucunda 365 ada 4 parsel sayılı taşınmazın .....'a 365 ada 5 parselin .....'a kaldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle 365 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ..... adına, 365 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ..... mirasçıları ..... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davalı ..... vekili temyiz dilekçesinde; tapu kayıt maliklerinin arasında taksim yapılmadığını, ..... adına tapusundan fazla miktarda tescil hükmü kurulduğunu belirterek, 365 ada 4 parsele ilişkin hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 365 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ..... adına tesciline karar verilmesinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ..... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.