İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/222 E. 2025/374 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/222
Karar No
2025/374
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/222 Esas - 2025/374

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ( Bozmaya uyma)

ESAS NO : 2025/222 KARAR NO : 2025/374

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 12/06/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 Yazım Tarihi: 20/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı tarafın ... ibareli ... no’lu 30.sınıftaki mallar bakımından marka tescil başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun müvekkili şirket markasının esas unsurunu ihtiva edecek şekilde oluşturulduğunu, iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, aynı ve benzer mallar için tescil edildiğini gerekçeleriyle itiraz ettiklerini, itirazlarının .... tarafından, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, müvekkillerinin red kararına yeniden itiraz ettiklerini, itirazlarının ....’nun ... sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkiline ait ... ibareli marka ile davalı ... ibareli markanın her açıdan birbirine benzer olduğunu, görsel-işitsel- ve anlamsal olarak her iki marka arasında farklılık sağlanamadığı, müvekkili markasında yer alan işaretlerin tamamının davalı markası içerisinde yer aldığını, tüketicilerin ... ibareli markayı gördüğünde müvekkillerien ait seri markalardan biri olarak algılayabileceklerini, tescil edilmek istenen sınıflar açısından ayniyet bulunduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek bu nedenle ... kararın iptali için işbu davayı açtıklarını, bu sebeple.... ’nun ... Sayılı Kararının aleyhe hususlarının iptali ile ... markasının sicilden TERKİNİNE karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafın cevap dilekçesinde kendisi ile çelişen, marka tekniğine son derece uzak ve tamamen sübjektif açıklamalar yapıldığı, davacı şirketin tescilli markası ... ile müvekkiline ait ... markası arasında kesinlikle iltibas ihtimali bulunmadığı, iki marka arasında işitsel ve görsel farklılıklar bulunduğunu, markalar arasında değerlendirme yapılırken kesinlikle harf envanteri yapılmasının uygun olmadığını, bütünleşik değerlendirme yapılması gerektiği markalarda yer alan unsurların bütün olarak değerlendirilmelerinde, aralarında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, davacı şirketin markasının başlangıç kısmında B harfi eklendiği, markalarda kullanılan kelime unsurlarının tamamen farklı olduğunu, bu sebeple de ... tarafından alınan kararın yerinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü; SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. ÖNCEKİ YARGILAMA ve KARAR; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı "..." ibareli markası ile davacı tarafın ... sayılı "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi açısından iltibas- benzerlik- karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 09.11.2020 tarih ve .... sayılı karar ile ÖZETLE;" davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, ... kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair .... Hukuk Dairesi'nce verilen 09.02.2024 tarih ve .... sayılı kararın Yargıtay'ca temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiştir. .... . HD.nin 04.02.2025 tarih ve .... sayı ile ÖZETLE ;" Davalı şirketin ''...'' ibareli başvurusu 30. sınıfta olup davacının "..." ibareli markası ise 29 ve 30. sınıflarda tescillidir. Taraf markaları arasında sınıf benzerliği bulunduğu anlaşılmaktadır. Markaların görsel, sescil ve anlamsal benzerliği incelendiğinde ise, fonetik ve yazılış bakımından benzer oldukları, markalar arasında sadece tek harf farklılığının bulunduğu, her iki markada da "..." ibaresinin birebir aynı dizilimle bulunduğu, tek harf farklılığının iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeterli olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu anlaşılmış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince yukarıda yer alan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA," şeklinde karar verilmiştir. YENİ GEREKÇE; Mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay'ın "Davalı şirketin ''...'' ibareli başvurusu 30. sınıfta olup davacının "..." ibareli markası ise 29 ve 30. sınıflarda tescillidir. Taraf markaları arasında sınıf benzerliği bulunduğu anlaşılmaktadır. Markaların görsel, sescil ve anlamsal benzerliği incelendiğinde ise, fonetik ve yazılış bakımından benzer oldukları, markalar arasında sadece tek harf farklılığının bulunduğu, her iki markada da "..." ibaresinin birebir aynı dizilimle bulunduğu, tek harf farklılığının iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeterli olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu anlaşılmış olmasına göre " şeklindeki bozma gerekçesi doğrultusunda davalı firmanın ... başvuru sayılı "..." ibareli markası ile davacı tarafın ... sayılı "..." ibareli markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KABULÜNE, 2- Dava konusu ... ... sayılı ... kararının iptaline, 3- Dava konusu marka tescilli olduğundan ... sayılı markanın sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye 571,00 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 292,00 TL tebligat ücreti, 44,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 2.136,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekilinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/222, K. 2025/374, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-222-e-2025-374-k-2b1ff469fdc8