Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5282 E. 2025/5381 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5282
- Karar No
- 2025/5381
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/79 E., 2024/1326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2021/117 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 45... parsel sayılı ve 706, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, aynı parsel numarasıyla 685, 78... yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 1 45... parsel sayılı 956, 44... yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı parsel numarasıyla 1.164, 84... yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmalarında mülkiyeti Hazineye ait 706,00 metrekare yüzölçümündeki 1 45... parsel sayılı taşınmazın, güncelleme çalışmaları neticesinde 685, 78... olarak 1 45... parsel numarası ile askı ilanına çıkarıldığını, parsel yüzölçümünde oluşan azalmanın Hazine parseline komşu, mülkiyeti davalıya ait 1 45... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen artıştan kaynaklandığını, bu durumun Hazine zararına yol açacağını belirterek, 1 45... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 706, 00... olarak düzeltilmesine ve tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dosya arasına alınan teknik bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı ... adına kayıtlı 1 45... parsel sayılı taşınmazın doğu hududunda sınır teşkil eden OS. 87 ve OS. 88 noktalarını birleştiren düz hattın ilk tesis tapulama çalışmalarında kırıklı bir yapıda olduğu, esasen bu hattın kesinleşmiş Orman Kadastrosu ile ihdas olunduğu ve bu sebeple sabit sınır niteliğinde olduğu kabul olunarak, 22/2-a uygulama kadastrosu çalışmalarında bu hattın düz olarak koordinatlanıp hesaplanması üzerine parselde meydana gelen azalmanın oluştuğu, 22/2-a uygulama kadastrosu ile oluşan hattın doğru olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 45... ve 2 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro tespiti gibi tapuya aktarılmalarına karar vermiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a maddesi uygulaması sonucu oluşan alanın tesis kadastrosundan farklı olmasının parsel sınırındaki detay noktaların eksik okunmasından ve bu noktalara bağlı alan hesabı yapılmasından kaynaklı olduğu, yapılan pafta çakıştırmaları sonucu davacı Hazineye ait 1 45... parsele yönelik 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a maddesi çalışmalarında herhangi bir hata ve eksiklik bulunmadığı, yapılan istinaf incelemesinde İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olup kararın kaldırılmasını gerektirir herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlardan olduğunu, yüzölçümündeki azalmanın sebebinin ölçüm hatasına dayandırıldığını, komşu parsellerden dava konusu parsele tecavüz olup olmadığının araştırılmadığını, Mahkemenin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirmeden karar verdiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.