Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5255 E. 2026/1940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5255
- Karar No
- 2026/1940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1678 E., 2024/1455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/44 E., 2022/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ........... ili ........ ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2019 yılında yapılan kadastro sırasında; 2 05... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla 3.189,54 m² yüzölçümlü olarak davalılar murisi ... adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında yapılan orman tahdidi, 1987 yılında yapılan aplikasyon, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ve (2/B) madde uygulama çalışmaları vardır. Arazi kadastrosu ise 1970 yılında yapılmış ve yer orman olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 2 05... parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen devlet ormanı sınırları içinde kaldığını ve öteden beri de devlet ormanı olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 2 05... parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının da davalılar lehine oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; bilahare aralarında irtibat bulunması nedeniyle dava dosyaları birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2 05... parsel sayılı taşınmaz hakkında müvekkilleri lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, davacı ... İdaresinin davayı yönelttiği Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, kadastro tutanağına göre paydaş olmaması, kadastro işlemini icra etmekten başka bir konumunun olmaması, dosyada dava açılmasını gerektirir bir belgenin bulunmaması ve kadastro tespitine itiraz davalarında davanın tespit maliklerine yöneltilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı ... İdaresinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne yönelttiği davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelttiği davanın kabulüne, birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kabulüne, 2 05... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki tespitin iptaliyle taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazın 1940 yılında yapılan orman tahdidinde tahdit dışı bırakıldığı ve bu sebeple daha sonra yapılan orman kadastro çalışmalarına ve ikinci madde uygulamalarına konu edilmediği, dava konusu taşınmazın 1942 yılı hava fotoğrafına göre orta kısmının açık, batı ve doğu sınırlarının çayırlık ve dikenlik olduğu, 1958 memleket haritasında ise açık renkli arazide kaldığı, ancak 19 54... yılı hava fotoğraflarında taşınmazın doğu kısmının ağaçlık, batı kısmının ise tarla olarak kullanıldığı, 1996 yılından itibaren taşınmazın ağaçlarla kaplandığı ve kullanılmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından da taşınmazın ağaçlık olduğu ve kullanım bulunmadığının ifade edildiği, böylelikle dava konusu taşınmazın 1942 yılından 1970 yılına kadar yarısının tarla olarak kullanıldığı, yarısının ise ağaçlık olduğu, fakat 1996 yılından kadastro tespit tarihine kadar fiilen ağaçlarla kaplı olduğu ve orman görünümü kazandığı, davalılar yönünden zilyetliğin terk edildiği ve kazanım koşullarının oluşmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, müvekkilleri lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ve davalılar lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.