Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5115 E. 2026/1855 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5115
Karar No
2026/1855
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesİ SAYISI : 2015/602 E., 2022/251 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, .... ili .... ilçesi ........ köyü çalışma alanında bulunan 137 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 33 26... parsel numarasıyla 10.083,31 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili, ...'ye husumet yönelterek Kadastro Mahkemesine sunduğu 21.12.2011 tarihli dava dilekçesinde; ........ ili .... ilçesi ........ Mahallesinde 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarında 33 26... parsel sayılı taşınmazın tamamının orman olmasına rağmen tarla olarak tesbit gördüğünü ve taşınmazın ağaçlandırma sahası ve orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Kadastro Mahkemesinin 29.05.2012 tarihli ve 2011/26 Esas, 2012/26 Karar sayılı kararıyla, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalı ...'nün bir kısım mirasçıları davalılar beyanlarında; dava konusu taşınmazın murisleri ...'den kalma tapulu yer olup kendilerine ait olduğunu, davanın yersiz açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2012/413 Esas, 2012/356 Karar sayılı kararı ile, "genel mahkemelerde görülecek davalarda ölü kişi aleyhine usulen dava açılamayacağı, açılan davada ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle davanın sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2013 tarihli ve 2013/1248 Esas, 2013/6016 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin 12.03.2014 tarihli ve 2013/382 Esas, 2014/85 Karar sayılı kararı ile, dosyanın Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine dosya Kadastro Mahkemesinin 2014/45 Esas sayısına kaydedilmiş ve bu esas üzerinden yapılan yargılama sonunda Kadastro Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/45 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararıyla, mahkemenin görevsizliğine, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiş olup Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.16.2015 tarihli ve 2015/2219 Esas, 2015/6685 Karar sayılı ilamıyla; "...Kütahya Kadastro Mahkemesinin 2011/26 Esas ve 2012/26 Karar sayılı dosyasında; uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında görülmeyerek talebin mülkiyete yönelik olduğu gerekçesiyle davanın çözümü bakımından görevsizlik kararı verilmiş ise de dava tarihinden sonra yargılama aşamasında yörede bu işlemden bağımsız olarak 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması çalışmaları yapılmış bulunmasına göre dava Kadastro Mahkemesince ilk verilen görevsizlik kararından bağımsız olarak orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüş olduğu, orman kadastrosuna itiraz davalarının ise, 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereği kadastro mahkemelerinde görüleceği, ayrıca, mahkemelerce verilen kararlarda hukukî neden farklı olduğu için merci tayini için gerekli kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararından söz etmenin mümkün olmadığı, bu nedenle, Kütahya Kadastro Mahkemesince, dava dosyasının yanlış yorumlanmak suretiyle merci tayini tespiti amacıyla Yargıtaya gönderilmiş olduğu görüldüğünden ve dosya hakkında yapılacak başkaca bir işlem de bulunmadığı ..." gerekçesiyle dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiş, iade kararı sonrası dosya İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin 2015/602 Esasına kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın 25.07.20 16... .08.2016 havale tarihli raporlarda (A) harfi ile gösterilen 7285,19 m²lik kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içine alındığı, bu kısmın orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği, tapu maliki ... yönünden davanın kısmen kabulünün gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 7.285,19 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeterli araştırma yapılmadığını, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, taşınmazın ağaçlandırma sahası içerisinde olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5115, K. 2026/1855, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5115-e-2026-1855-k-ee6397c2c9c5