Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4026 E. 2026/1850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4026
Karar No
2026/1850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/225 E., 2024/873 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/166 E., 2023/252 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili ve asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma taleplerinin davanın niteliği nedeniyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...... ili ........ ilçesi ..... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 1 01... parsel sayılı, 8.226,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" ve ".... oğlu ...'ın 2000 yılından beri kullanımındadır" şerhi yazılarak fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. ....... ili ..... ilçesi ...... Mahallesi çalışma alanında 1 01... parsel sayılı taşınmaz ifraz işlemi sonucu 35 54... parsel ve 35 55... parsel numarasıyla sırasıyla 2.093, 02... .004,82 metrekare yüzölçümü ile beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca "Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ............ oğlu ...'ın 2000 yılından beri kullanımındadır" şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda beyanlar hanesine davalılar .......... ve ............. zilyetliğinde olduğu şerhi yazıldığını, 1940'lı yıllardan bu yana müvekkillerinin babası ....... tarafından kullanıldığını, 2013 yılında vefat edince de varisleri tarafından kullanıldığını, davalıların Hazineden satın almak için başvuruda bulunduğunu ve taksitler halinde ödeme yapıldığını belirterek, taşınmazların kullanıcı tespitlerinin iptali ve müvekkillerinin de kullanıcı olarak tespit edilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda beyanlar hanesine davalılar ... ve ..... zilyetliğinde olduğu şerhi yazıldığını, 1940'lı yıllardan bu yana müvekkillerinin babası ...... tarafından kullanıldığını, 2013 yılında vefat edince de varisleri tarafından kullanıldığını, davalıların Hazineden satın almak için başvuruda bulunduğunu ve taksitler halinde ödeme yapıldığını belirterek, taşınmazların kullanıcı tespitinin iptali ve müvekkillerinin de kullanıcı olarak tespit edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin çok uzun süredir zilyet ve kullanımında olduğunu, ecrimisil ödediklerini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereği satış için başvurulduğunu ve satın aldıklarını, davacıların iddiasının asılsız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Asıl ve birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini ve yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "6831 sayılı Kanun'un 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan ve bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu çalışmalarında dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak 1977 yılından bu yana dosya taraflarının murisi ....... zilyedinde bulunduğu, 2000 yılında bu taşınmazların rizaen kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak davalılara hibe edildiği, bu nedenle kullanıcı şerhlerinin davalılar adına düzenlendiğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif esnasında gerek davacı gerek davalı tanıklarınca dava konusu taşınmazların 30-40 yıldır davalılar tarafından kullanıldığı ve bu kullanımın devam ettiği süreçte murisin hayatta olduğunu beyan ettikleri, davalı tanıklarının ise bu taşınmazların ekilebilir hale davalı tarafça getirildiğini beyan ettikleri, gene tüm tanık beyanlarından murisin mirasçılarının tamamının kullanımında bulunan yerler olduğunu beyan ettiklerinin anlaşıldığı, bu hali ile dava konusu edilen taşınmazların davalılar tarafından babalarının sağlığından bu yana zilyet sıfatı ile kullanıldığı, davacıların dava konusu arazide kendi kullanımları olduğu yönünde bir iddialarının da bulunmadığı ve tanık beyanlarından dava konusu edilen taşınmazların davalılar kullanımında olduğunun anlaşıldığı, yine muristen gelen 2/b arazilerinden davacılardan İbrahim ve ... adına yazılan yerlerinde bulunduğu" gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili ve asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, davanın kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte alınan özellikle mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davalıların dava konusu taşınmazları muris................... sağlığından bu yana en az 30-40 yıl kullandığı, davacıların dava konusu arazilerde kendi kullanımları olduğu yönünde bir iddialarının da bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen dosya davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıların bahse konu yerleri kök murisin hibe ettiğine ilişkin beyanı olmamasına rağmen o gerekçe ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında hibeyi ispatlar delil bulunmadığını, kök murisin paylaşım yapmadığını ve kadastro çalışmaları yapılırken mahalli bilirkişilerin keşif yerinde dahi olmadıklarını, bağışa ilişkin bilgileri olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde: tanık, mahalli bilirkişi beyanları kadastro tutanağı da dava konusu arazilerin ...... ait olduğunu ve miras kaldığını belirlediğini, muris tarafından paylaştırma söz konusu olmadığını, ortaklığın giderilmesi davası mevcut olduğunu, paylaştırma olsaydı böyle bir dava açılmayacağını, tanık, mahalli bilirkişi beyanlarının da paylaşım yapılmadığını ispatladığını, kadastro çalışmaları yapılırken mahalli bilirkişilerin keşif yerinde dahi olmadığını, bağışa ilişkin bilgileri olmadığını, dosya kapsamında hibeyi ispatlar delil bulunmadığını, davalıların bahse konu yerleri kök murisin hibe ettiğine ilişkin beyanı olmamasına rağmen o gerekçe ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, kök murisin paylaşım yapmadığını, davalı tanıklarının yanlı beyanda bulunduğunu, davalı tanığı ...'in keşif mahallinde kendisinin bu davadan dolayı tehdit edildiğini ve kapısına mektup bırakıldığından bahisle mahkeme hakimine mektubu teslim ettiğini, ne var ki ilerleyen zamanlarda bahse konu mektupları kendisinin yazarak yaşadığı mahallede belli başlı yerlere attığı kamera kayıtlarından oryaya çıktığını ve suçunu ikrar ettiğini ve Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/6444 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, bu nedenle davalı tarafın tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde asıl ve birleşen dosya davacılarının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları ... ve ... vekilinin ve asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden ... ve ...'tan alınmasına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4026, K. 2026/1850, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4026-e-2026-1850-k-a00d9290e52f