Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2311 E. 2026/2597 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2311
- Karar No
- 2026/2597
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/579 E., 2023/96 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı/davalı Hazine vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 23 83... ve 7 parsel sayılı 5.163, 11... .282,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine " 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 23 83... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki enginar bahçesi ile su basmanının ...'a ait olduğu" şerhi yazılarak arsa niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 23 83... parsel sayılı taşınmazın kullanımsız olduğunu ileri sürerek, davalı ... adına verilen şerhin kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Birleşen davalarda davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri dava dilekçelerinde; ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 23 83... ve 7 parsel sayılı taşınmazların belirli bölümlerinin kendi kullanımlarında bulunduğunu, ihtilafsız bir şekilde vergi borçlarını ödediklerini ileri sürerek, bu bölümlerin tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde bu bölümler hakkında adlarına kullanım şerhi verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli ve 2013/105 Esas, 2014/67 Karar sayılı kararı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, Hazinenin davasının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu'nun 9/2. maddesi gereğince durmasına, dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarıldığı şerhi düşülmek suretiyle kadastro tespit tutanağındaki gibi arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, mülkiyet hakkı davalı olmadığından tutanaklar ile dosyanın tescil için Menderes Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, kullanıcı şerhi yönünden 23 83... parsel sayılı taşınmazın Hazine ile ... arasında, 23 83... parsel sayılı taşınmazın ise Hazine ile ...oğlu...ve 230 metrekaresinin de ... ve ... arasında davalı olduğunun tapunun beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/davalı Hazine vekili ile davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.04.2016 tarihli ve 2015/9276 Esas, 2016/4425 Karar sayılı ilamıyla, "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı/davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yönünden ise, davacı şahısların iddiaları zilyetlik şerhi verilmesi istemine ilişkin olmakla davanın niteliği gereği tarafların bu yöndeki iddia ve savunmalarına dair işin esası (kullanım kadastrosu tespit tarihi itibariyle zilyetlik durumunun belirlenmesi ve bu doğrultuda taşınmazların beyanlar hanesine kullanım şerhi verilmesi) hakkında bir hüküm kurulması gerekirken bunun yerine getirilmemiş olmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 23 83... ve 7 parsel sayılı taşınmazların 1986 yılında yapılan 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... tarafından 1970 li yıllardan beri sahiplenildiği, ...'in dava konusu 23 83... ve 7 parsel sayılı taşınmazların da dahil olduğu arazisini bir süre tarla olarak kullandıktan sonra küçük parçalara bölerek ayrı ayrı satışa çıkardığı, 23 83... parsel sayılı taşınmazın 12.09.2018 tarihli rapora ekli krokide (G) harfi ile gösterilen kısmının ... tarafından davalı ...'a satıldığı ve halen ... tarafından tarla olarak kullanıldığı, aynı krokide 23 83... parsel sayılı taşınmazda (C) harfi ile gösterilen kısım ve 23 83... parsel sayılı taşınmazda B harfi ile gösterilen kısım hakkında ... mirasçıları tarafından açılan, 23 83... parsel sayılı taşınmazda (E) harfi ile gösterilen kısım hakkında ... tarafından açılan, 23 83... parsel sayılı taşınmazda F harfi ile gösterilen kısım hakkında ... tarafından açılan, aynı krokide 23 83... parsel sayılı taşınmaz içinde harf verilmeksizin sınırları belirtilen kısım hakkında ... tarafından açılan, birleşen davalarda daha önce yapılan keşiflerde sunulan bilirkişi raporlarında 23 83... parsel içinde bulunduğu belirtilen ve 12.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun 6. sayfasındaki krokide (A) harfi ile gösterilen kısım hakkında ... tarafından açılan, 12.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun 6. sayfasındaki krokide 23 83... parsel sayılı taşınmazda (B2) harfi ile ve 23 83... parsel sayılı taşınmazda (B1) harfi ile gösterilen kısımlar hakkında ... tarafından açılan, 27.12.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 23 83... parsel sayılı taşınmazda (K) harfi ile gösterilen kısım hakkında ... tarafından açılan davalar yönünden uydu fotoğraflarında (2006, 2009, 20 11... yılı) yapılan incelemelerde tespit tarihinde ve öncesinde dava edilen kısımlarda davacıların fiili kullanımlarının bulunmadığı, dava edilen kısımların bataklık ve sazlık olması nedeniyle tarıma elverişli olmadığı gibi tespit tarihinde ve öncesinde üzerlerinde herhangi bir yapı da bulunmadığının belirlendiği, hal böyle iken davaların sûbut bulmadığı" gerekçesiyle 23 83... ve 7 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki birleşen davaların ayrı ayrı reddine; "davacı ... mirasçıları tarafından 24 00... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava yönünden ise, birleşen davaların konusu olmadığı anlaşılan 24 00... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne iade edildiği, davacı ... mirasçıları tarafından askı ilan süresinden sonra dava açıldığı" gerekçesiyle ... mirasçıları tarafından 24 00... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın görev yönünden reddine, müdahil ... tarafından 24 00... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın da görev yönünden reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığını, uydu görüntülerinden taşınmazların imar ihya edilmediğinin belirlendiğini ve eksik araştırma ile yetinilerek sonuca gidildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; yılın 6-7 ayında sudan girilemeyen dava konusu alanın uydudan yeşil görünmesinden daha doğal bir şey olamayacağını, davacıların gayretiyle yolların açılmasından sonra dava konusu taşınmazların içine girilmesi mümkün olduğunu, uydu görüntülerin dava konusu taşınmaz bölümlerinin yeşil görünmesinden kaynaklı kullanımın bulunmadığının kabulünün yanılgılı bir değerlendirme olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişi, tutanak bilirkişi ve tanıkların tamamının müvekkillerinin kullandıkları alanları 1996-1998 yıllarında ...den satın aldıklarını, o tarihten beridir taşınmaz bölümlerini kullandıklarını beyan ettiklerini, davacıların tamamının dava konusu 23 83... parsel üzerine yaptıkları evlerle ilgili olarak imar barışından faydalanarak yapı kayıt belgesi aldıklarını, davacıların 20 yıldan fazla zamandan beri taşınmazları kullandığı hususunun kanıtlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı/davalı Hazine vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı/davalı Hazine vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.