Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/4482 E. 2026/3713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4482
- Karar No
- 2026/3713
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/469 E., 2016/223 K.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 4 milyon doz Canlı Attenue Tipi Sabin Tipi Oral Çocuk Felci (OPV) alımına ilişkin ihale sonucunda imzalanan 27.07.2011 tarihli sözleşmeye göre, 2 milyon doz aşının Kasım 2011, kalan 2 milyon dozunun Aralık 2011 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, yapılan teslim ve muayeneler sonrası ürünlerin sözleşme koşullarına uygun bulunmadığının tespit edildiğini, sözleşmenin (35.1.1.) maddesi, İdari Sözleşmenin (35.1.1) maddesi ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun (4735 sayılı Kanun) 20. maddesine göre 27.07.2011 tarihli sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek; şimdilik gecikmeden kaynaklı 70.800,00 TL gecikme cezası, kesin teminat tutarı olan 72.000,00 TL + TEFE Farkı 6.965,12 TL toplamı 78.965,12 TL, teslim edilmeyen 7.860 doz karşılığı 2.358,00 TL ve fesihten doğan damga vergisi (binde 1,65) 1.980,00 TL olmak üzere toplam 154.103,12 TL'nin 09.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 15.02.2016 tarihli ek rapor hükme esas alınarak, sözleşmenin uygunsuz kısmi ifa nedeniyle davalı şirketin kusuruna bağlı olarak davacı İdare tarafından yapılan ihtar sonrası feshedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının 72.000,00 TL kesin teminat tutarının güncellenmiş değeri olan 78.965,12 TL ile fesih ihbarı nedeniyle ödenen harç tutarı olan 1.980,00 TL'nin toplamı 80.945,12 TL'nin 09.10.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı İdare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı İdare vekili; davalı şirketin gecikme cezasını da ödemesi gerektiğini sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu (4735 sayılı Kanun) kapsamında akdedilen mal alım sözleşmesinin, yüklenicinin kusurlu ve sözleşmeye aykırı kısmi ifası nedeniyle İdare tarafından feshedilmesi üzerine doğan gecikme cezası (gecikme bedeli), kesin teminat ve eksik teslimat bedeli ve damga vergisi alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. 1.Taraflar arasında 4 milyon doz Canlı Attenue Tipi Sabin Tipi Oral Çocuk Felci (OPV) alımına ilişkin 27.07.2011 tarihli sözleşmenin hukuken geçerli olarak kurulduğu ve ifasına başlandığının, davalı yüklenici tarafından yapılan teslimatlar sonrasında gerçekleştirilen muayene ve incelemelerde, ürünlerin sözleşme şartlarına uygun olmadığının tespit edilmesi üzerine, sözleşmenin davacı İdare tarafından 4735 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğinin anlaşılmasına göre; davacı İdare vekilinin alacağın tamamına yönelik gecikme cezası uygulanması yönündeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 4735 sayılı Kanunun 20. maddesinin (a) bendi uyarınca; "Yüklenicinin taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi halinde, idarenin en az on gün süreli ihtarına rağmen aykırılığın devam etmesi durumunda sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Borçlu temerrüdünün ve sözleşmeye aykırılığın düzenlendiği genel hükümler (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu) uyarınca; sözleşmenin ifa edilmemesinde kusurlu olan taraf, karşı tarafın bu nedenle uğradığı tüm zararları tazmin etmekle yükümlüdür." Geçerli bir şekilde kurulup ifasına başlanan, ancak yüklenicinin ayıplı/uygunsuz ifası yahut süresinde teslimat yapmaması nedeniyle feshedilen sözleşme nedeniyle davacı İdare, sözleşmenin zamanında ve gereği gibi ifa edileceği inancıyla mahrum kaldığı kârı ve malvarlığındaki eksilmeyi ifade eden müspet zararını talep edebilecektir. Sözleşme ve idari şartnamede, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (gecikilmesi) haline bağlanan gecikme cezası ile cezai şart maddeleri uygulanmalıdır. Ayrıca sözleşmenin "Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshi" başlıklı (34.2) maddesinde "Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malın kısmi kabule konu olan kısmını süresinde teslim etmemesi halinde, İdare tarafından en az on gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için teslim edilmeyen kısmın bedelinin %0.2 oranında gecikme cezası uygulanır." denilmek suretiyle, uygulanacak gecikme cezası hesaplama yöntemi taraflarca belirlenmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece; taraflarca imzalanan ve ifasına başlanan sözleşmenin haklı sebeple davacı İdare tarafından feshedildiği kabul edildiğinden, sözleşme ve idari şartnamede öngörülen gecikme cezası hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, gecikme cezası yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı İdare vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.