Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1084 E. 2026/2346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1084
Karar No
2026/2346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/352 E., 2023/114 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldıktan sonra idari yoldan Hazine adına ... Mahallesi 367 parsel numarası ile tescil edilen taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptali ile vekil edeni olan davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2015/166 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... Mahallesi 367 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A-1) harfi ile gösterilen 2.636,60 m² lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.03.2018 tarihli ve 2015/166 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/8423 Esas, 2022/236 Karar sayılı ilamıyla, "her ne kadar dava konusu taşınmazın (A-1) harfi ile gösterilen 2.636,60 m²lik kısmının davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, Kadastro Müdürlüğünün 03.04.2014 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın 1967 yılında 766 sayılı Kanuna göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman olarak tespit harici bırakıldığının belirtildiği ve bu sebeple taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17. maddesi uyarınca imar-ihyaya muhtaç bir yer olduğu, ayrıca 367 parsel sayılı taşınmazın farklı bölümü hakkında açılan ve temyiz incelemesi için Dairede bulunan 2021/9682 Esas sayılı dava dosyası içinde bulunan ....Müdürlüğünün 03.04.2014 tarihli ve İBB: 64377 sayılı yazısına göre taşınmazın 22.07.1983 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 24.02.1984 onay tarihli 1/1000 ölçekli .....Görünüm uygulama imar planı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinde öngörülen 20 yıllık zilyetlikle kazanma süresinin, taşınmazın içinde bulunduğu imar planının onay tarihine kadar dolmadığı açık olup davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olmuştur." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın imar-ihyaya muhtaç olmadığını ve kazanma koşullarının oluştuğunu belirlerterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1084, K. 2026/2346, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1084-e-2026-2346-k-66cef4f2fb64