Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10450 E. 2026/3284 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10450
Karar No
2026/3284
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/89 Esas, 2023/33 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkillerine ait Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü 88 parsel sayılı taşınmazın 4.881,98 m²sinin ... Belediye Başkanlığınca yapılan imar çalışması neticesinde imar dışı bırakıldığını, imar çalışması yapılmayan kısmın "... Ormanı" alanında kaldığını, ancak orman vasfında olmadığını, eskiden beri davacılar ve murisleri tarafından kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasını, olmadığı taktirde Hazine adına tescilini, bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2014 tarihli ve 2013/339 Esas, 2014/379 Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... İdaresi yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 01.07.2014 tarihli ve 2013/339 Esas, 2014/379 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davanın terditli olarak orman kadastrosunun iptali olmadığı takdirde taşınmazın Hazine adına tescili ile bedelinin davalılardan tahsili istemi ile açıldığına, orman kadastrosunun 14.12.1994 tarihinde 6 ay süre ile ilân edildiğine, bundan sonra 10 yıl içinde orman kadastrosunun iptali yönünde açılmış bir dava bulunmadığından orman kadastrosunun kesinleşmiş olduğuna ve orman yönetimi hakkında açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... yönetimi bakımından verilen hükmün onanması gerektiği, Hazine aleyhine açılan tazminat davasının husumet yönünden reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince özel mülke konu taşınmazın orman kadastro sınırları içine alınarak mülkiyet hakkına müdahale edilmesi nedeniyle açılan bu tür bir dava devletin kusursuz sorumluluğu ilkesinden kaynaklandığından, husumetin Hazineye yönlendirilerek dava açılmasında isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece işin esasına girilerek öncelikle 1994 yılında kesinleşen orman kadastro haritası ve 1950 yılında yapılan kadastro paftası ve daha sonraki imar uygulamasına ilişkin ifraz haritaları getirtilerek taşınmazın hangi bölümünün kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı kesin olarak belirlenmesi gerektiği, bu bölümde davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığı ve bu nedenle tazminat isteme hakkı doğduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.04.2018 tarihli ve 2016/322 Esas, 2018/299 Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.04.2018 tarihli ve 2016/322 Esas, 2018/299 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davanın 10.000,00 TL üzerinden açıldığı dikkate alınarak, Mahkemece bozmadan sonra 05.02.2018 tarihinde yapılan ıslah işlemi yok sayılarak bu kısım yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yok hükmündeki ıslah işlemine değer verilerek, talep miktarının artırıldığı kabul edilmek suretiyle vekâlet ücreti takdir etmesi ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında ıslah edilen kısmın dikkate alınması usul ve kanuna aykırı olduğu, kabule göre de Mahkemece taşınmazın kaç metrekaresinin kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirlendikten sonra tapu kaydının kısmen iptal edilerek, iptal edilen kısım yönünden Hazine adına tescil hükmü kurulması gerekirken infazda tereddüt uyandırabilecek ve hisse iptaline yol açabilecek şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi bozma kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı ve 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 177 nci maddesine eklenen ikinci fıkrasında “ Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” şeklinde yapılan düzenleme dikkate alındığında ıslah yönünden bir usulsüzlük bulunmadığı ve ıslahın kabulü gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davalı ... yönünden karar kesinleştiğinde karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumet ve zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın orman alanında olduğuna ilişkin fen raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, arazi kadastro paftası, orman tahdit haritası, imar paftasının ada bazında çakıştırılması gerektiğini, davacılara ait hisselerinin ne kadarının hangi davacıya ait olduğu tek tek belirtilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmolunan bedelin ne kadarının da hangi davacıya verilmesi gerektiğinin belirtilmediğini, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, dava dilekçesinde 11420 m²lik taşınmazın 4.881,98 m²sinin imar dışı kaldığı belirtilerek dava açıldığını, davacılar adına kayıtlı pay toplamı olan 4012,32 m² karşılığı bedel belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, 869,66 m² için bedel belirlenmediğinden bu kısım yönüyle ret hükmü kurulması ve reddedilen kısım yönüyle de müvekkil idare lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğini, davacı lehine maktu vekâlet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, faizin ıslah tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10450, K. 2026/3284, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10450-e-2026-3284-k-64b4ce6e78e2