Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/2231 E. 2026/267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2231
Karar No
2026/267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/233 E., 2023/341 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki 44... plakalı aracın, müvekiline çarpması neticesinde, müvekkilinin ağır yaralanarak vücudunda bir çok kırığın meydana geldiğini ve bir çok ameliyat geçirdiğini, halen de tedavisinin devam ettiğini, iş bu kaza neticesinde müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, bu nedenle maddi olarak sıkıntılar yaşadığını, yine iş bu kaza etkisiyle depresyon geçirdiğini ve halen de devam etmekte olduğunu beyan ederek, açmış oldukları davalarının kabulü ile maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'ten tahsili ile müvekkiline verilmesine, dava konusu 44... plaka sayılı araç üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında, müvekkilinin başka bir araçla yarış halinde olduğu, aracı sollarken de davacıya çarparak kazaya sebebiyet verdiği ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili araç sürücüsü olan ...'in iddia edildiği gibi diğer araçla yarış yapmamakta, tam aksi diğer araç sürücüsünün kendisini ana yol üzerinden sıkıştırdığı için ani bir sollama yapmak durumunda kaldığını, bu nedenle kazanın meydana geldiğini, kazanın diğer sebebinin ise davalının trafiğin en yoğun olduğu saatlerde binmiş olduğu belediye otobüsünden indiği ve iner inmez aniden yola çıktığını, oysa yolun biraz ilerisinde yaya geçidinin bulunduğunu, kazanın meydana gelişi ve müvekilini şerit ihlali yapmaya sevk eden nedenlerin varlığı ve yayanın dikkatsiz ve tedbirsiz olarak taşıt yoluna girdiği ve yaya geçidini kullanmadığı dikkate alındığında asli kusurlunun davcının kendisinin olduğunun anlaşılacağını, davacının polis memuru olup sigortasının olduğunu, hastane masraflarının ve tedavi giderlerinin sigortası tarafından karşılanmış olduğunu ve yine davacının aracının zorunlu mali trafik sigortasının da bulunduğunu, bu nedenle davacının hiçbir maddi kaybının bulunmadığını, kaldıki müvekkilinin bu kazada elinin kırıldığını ve müvekkilinin uzun bir süre işlerini takip edemediğini, yine davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olup zenginleşme amacı taşımakta olduğunu beyan ederek, müvekkili ... adına kayıtlı 44... plakalı araç üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 44... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 26.12.2011-2012 tarihleri arasında ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, beden zararlarında kişi başı azami 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin ise poliçe teminatlarının dışında olduğunu, maddi tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu aldırılması, sonrasında davacının tam teşekküllü bir devlet hastanesine veya adli tıp kurumuna sevk edilerek maluliyet oranın belirlenmesi, sakatlıktan kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi amacı ile de aktüer bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini belirttiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli, 2012/224 Esas, 2016/396 Karar sayılı kararı ile dava ve ıslah talebinin kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden 144.172,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.209,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 146.381,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin15.03.2016 tarihli, 2012/224 Esas, 2016/396 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. -Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış, ancak 28.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş olup, yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkemece davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki faiz talebinin dikkate alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tüm davalılar açısından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.." gerekçeleri ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2020 tarih, 2019/287 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararı ile davacı ... tarafından davalılar ... Sigorta, ..., ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 1.000,00 TL tazminatın davalı ... bakımından dava tarihi olan 28.05.2012 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 01.05.2012 tarihinden itibaren, 216.080,15 TL tazminatın ise tüm davalılar bakımından ıslah tarihi olan 30.10.2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... bakımından poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; davacı ... tarafından davalı ... AŞ aleyhine açılan (Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2020/81.E., 2020/107K. 27.04.2020 tarihli) birleşen davanın kabulü ile 8.919,85 TL tazminatın birleşen dosyanın dava tarihi olan 18.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 17.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kısmen reddi ile fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.06.2022 tarihli ve 2021/2332 Esas, 2022/9291 Karar sayılı ilamıyla ''....Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece 17. Hukuk Dairesinin bozmasından önce yürütülen yargılamada hükme esas alınan aktüerya uzmanı ... tarafından düzenlenen aktüerya raporunda, bordrolara göre asgari ücretin 2.94 katı esas alınarak hesaplama yapılmış ve davacı için 144.172,00 TL sürekli işgöremezlik zararı, 2.209,00 TL geçici işgöremezlik zararı hesaplanmış; mahkemece bu miktara karar verilmiş, karar, yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ve faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek bozma kararı verilmiştir. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada;mahkemece güncel verilere göre yeniden hesap raporu alınmış; 02.02.2020 tarihli aktüerya raporunda polis memuru olan davacı için kaza tarihi ile hesap tarihi arasındaki maaş bordroları esas alınarak 232.283,95 TL sürekli işgöremezlik, 2.208,96 TL geçici işgöremezlik tazminatı belirlenmiş, davacı tarafça bozma sonrası ıslah yapılamadığı gerekçesiyle birleşen ek dava ile bakiye 8.919,85 TL maddi tazminat talep edilmiş, mahkemece bozmadan sonra güncellenen verilere göre hesaplama yapılan iş bu rapor hükme esas alınarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa; ilk hüküm sadece, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında kalan, aktüerya uzmanı ... tarafından düzenlenen raporda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Açıklanan nedenlerle bozma öncesi hükme esas alınan aktüer raporundaki tazminat hesabında esas alınan veriler yönünden hükmü temyiz eden davalı ... Aş lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, bu rapor esas alınarak sonuca gidilmesi ve birleşen davanın da reddi gerekirken güncel verilere göre hesaplanan 02.02.2020 tarihli aktüerya raporunun esas alınması ve bozma sonrası hükmü temyiz eden davalı ...Ş'nin usuli kazanılmış hakkını ihlal eder biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır...'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.10.2023 tarihli ve 2023/233 Esas ve 2023/341 Karar sayılı kararı ile davacı ... tarafından davalılar ... Sigorta AŞ, ..., ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 146.381,00 TL maddi tazminatın davalılardan ... Sigorta AŞ yönünden 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 28.05.2012 tarihinden itibaren, bakiye kısım olan 145.381,00 TL'nin ise ıslah harcının yatırıldığı 30.10.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise (hükmedilen 146.381,00 TL'nin) kaza tarihi olan 01.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 19.01.2024 tarihli tashih şerhi ile "146.381,00 TL maddi tazminatın ... Sigorta AŞ yönünden dava, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde tashihine, davacı ... tarafından davalı ... AŞ aleyhine açılan (Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2020/81.E., 2020/107K. 27.04.2020 tarihli) birleşen davanın reddine, Mahkememizin 17.09.2020 tarih, 2019/287 esas, 2020/257 karar sayılı ilamının; "Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 17.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kısmen reddi ile fazlaya dair talebin reddine," kısmının Yargıtay 4. HD'nin 22.06.2022 tarih, 2021/2332 esas, 2022/9291 karar sayılı ilamı ile bu husustaki temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla aynı hükmün tekrarı ile bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; güncel asgari ücretten hesaplama yapılması gerektiğini, kararı daha önce temyiz etmeyen davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; tashih şerhi ile hükmün tamamiyle değiştirildiğini, bu hususun açıkça hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, daha önce bozmadan geçerek kesinleşen hususların tekrar inceleme konusu yapılamayacak olmasına göre davalı ...Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Manevi tazminat yönünden mahkemece ''Yargıtay 4. HD'nin 22.06.2022 tarih, 2021/2332 Esas, 2022/9291 karar sayılı ilamı ile bu husustaki temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla aynı hükmün tekrarı ile bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına'' karar verilmesine rağmen, kısmen reddolan kısım yönünden temyiz etmeyen davalılar lehine güncel vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 2 numaralı fıkrasının d) bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2231, K. 2026/267, T. 07.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-2231-e-2026-267-k-f51ffbc63d26