Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1059 E. 2026/2416 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1059
- Karar No
- 2026/2416
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/44 E., 2023/26 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 5 29... parsel sayılı 47.099,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dereden kazanıldığından bahisle, hali arazi vasfında Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ... dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile ...köyü 5 29... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile Trabzon ili Of ilçesi ... köyü 5 29... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 4. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile ...köyü 5 29... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
5. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile ...köyü 5 29... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
6. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile ...köyü 5 29... parsel sayılı taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. 7. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile ...köyü 5 29... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2015 tarihli ve 2012/6 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararı ile, teknik bilirkişilerin 18.11.2014 tarihli raporuna ekli krokide 5 29... parsel olarak belirtilmiş olan 6.556,99 metrekarelik kısmın ifraz edilerek, 529 adanın 1 parsel numarası verilmesine, bu kısmın "hali arazi" vasfı ile Hazine adına, (C) harfi ile belirtilen 987,20 metrekarelik ve (D) harfi ile belirtilen 540,66 metrekarelik kısmın ayrı ayrı ifraz edilerek, 529 adanın son parsel numarası verilmesine, aynı kısmın "hali arazi" vasfıyla davacı ... ... adına, (F) harfi ile belirtilen 641,81 metrekarelik kısmın ifraz edilerek, "hali arazi" vasfıyla davacı ... adına, (B) harfi ile belirtilen 845,57 metrekarelikkısmın ifraz edilerek "hali arazi" vasfı ile hisseleri oranında davacı ... ve arkadaşları adlarına, (A) harfi ile belirtilen 1.988,80 metrekarelik ve (G) harfi ile belirtilen 502,67 metrekarelik kısmın ayrı ayrı ifraz edilerek, "hali arazi" vasfıyla ... ve arkadaşları adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilerek, (E) harfi ile belirtilen 655,54 metrekarelik kısmın ifraz edilerek "hali arazi" vasfıyla hisseleri oranında davacı ... ve müşterekleri adlarına (A) harfi ile belirtilen 1.988,80 metrekarelik ve (G) harfi ile belirtilen 502,67 metrekarelik kısmın ayrı ayrı ifraz edilerek, "hali arazi" vasfıyla ... ve arkadaşları adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilerek, (E) harfi ile belirtilen 655,54 metrekarelik kısmın ifraz edilerek, "hali arazi" vasfıyla davacı ... ve arkadaşları adlarına payları oranında, (H) harfi ile belirtilen 438,51 metrekarelik kısmın ifraz edilerek, "hali arazi" vasfıyla ... ve arkadaşları adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilerek, aynı tarihli rapora ekli krokide küçük harflerle (a) harfi ile belirtilen 3.874,70 metrekarelik, (b) harfi ile belirtilen 5.211,79 metrekarelik, (c) harfi ile belirtilen 4.245,81 metrekarelik, (d) harfi ile belirtilen 4.704,16 metrekarelik, (e) harfi ile belirtilen 1.338,45 metrekarelik, (f) harfi ile belirtilen 8.081,48 metrekarelik ve (g) harfi ile belirtilen 4.040,95 metrekarelik kısımların ifraz edilerek, "hali arazi" vasfıyla Hazine adına birbirini takip edecek şekilde son parsel numaraları verilerek tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 13.03.2015 tarihli ve 2012/6 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararına karşı ... ... dışındaki davacılar ... ve arkadaşlarının müşterek vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtayca; "Davacılardan ..., ... ve ... 28.03.1966 tarihli ve 184 sıra numaralı tapu kaydına, davacı ... bu tapu kaydının yanında 09.04.1936 tarihli ve 29 sıra numaralı tapu kaydına, davacı ... ve müşterekleri Temmuz 1948 tarihli ve 47 sıra numaralı tapu kaydına, davacı ... ... mahkeme kararı ile irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz bölümleri kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek nitelikte olduğu gibi, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının da çekişmeli bölümleri kapsadığı gerekçesiyle yazılı karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli değildir. Davacıların dayandıkları tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, revizyon görüp görmedikleri sorulmamış, tapu kayıt malikleri ile davacılar arasındaki irsi ya da akti ilişki belirlenmemiş, komşu parsel tutanakları getirtilerek usulünce tapu kayıt uygulaması yapılmadığı gibi dosyada mevcut jeolog bilirkişi raporuna göre taşınmaza yol inşaatı sırasında dolgu yapıldığını bildirdiği halde öncesi dere yatağı olduğundan bahisle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilen taşınmazın çekişmeli bölümlerinin zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte olup olmadıkları hususundaki tereddüt giderilmemiştir. Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davacıların dayandıkları tüm tapu kayıtları tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, tapu kayıtlarının başka taşınmazlara da revizyon görüp görmedikleri sorulmalı, revizyon görmüşlerse ilgili taşınmazların kadastro tutanakları ve kesinleşmiş iseler tapu kayıtlarının onaylı örnekleri dosya arasına alınmalı, taşınmazın batısında bulunan yol hakkında kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı varsa kamulaştırma haritası getirtilmeli, bu yoldan sonra gelen komşu taşınmazların kadastro tutanakları tüm dayanaklarıyla getirtilerek dosya tamamlanmalı, kayıt maliklerinin verasete esas nüfus kaydı yahut veraset ilamı getirtilerek taraflar ile kayıt malikleri arasında varsa irs ilişkisi kurulmalıdır. Bundan sonra taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıklarının tümü ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak olan keşifte tapu kayıtları tesislerinden itibaren tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların intikali ve tasarrufu ile kayıt malikleri ile davacılar arasında varsa irsi veya akti ilişki hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, daha sonra fen bilirkişisine uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar ile her bir tapu kaydının kapsadığı beyan olunan bölüm farklı renklerle haritasında işaretlettirilerek kroki düzenlettirilmeli, varsa revizyon gördüğü parseller de göz önüne alınarak tapu kayıtlarının dava konusu bölümleri kapsayıp kapsamadığı net olarak tayin edilmeli, dosyada mevcut fen bilirkişilerinin 18.11.2015 havale tarihli raporlarına göre Temmuz 1948 tarihli ve 47 sıra numaralı ve Mart 1289 tarihli ve 632 sıra numaralı sicilden gelen 28.03.1966 tarihli ve 184 sıra numaralı tapu kayıtlarının aynı bölümleri kapsama ihtimali olduğundan, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının iç içe geçmeleri halinde hangisine değer verileceği tartışılmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tanık sıfatıyla tespit bilirkişileri dinlenilmeli, çekişmeli bölümlerin dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında olup da tapusuz sayılan yerlerden olmasının anlaşılması halinde taşınmazın tespitteki niteliği dikkate alınarak araştırma yapılmalıdır. Bu kapsamda tespit tarihi olan 2011 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle getirtilerek jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu hususlarında rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden taşınmazın öncesinin dere yatağı olup olmadığı, derenin etkisi altında olup olmadığı hususlarında, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazların toprak yapısı ve niteliği hususunda fark bulunup bulunmadığını irdeleyen, çekişmeli taşınmazın niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılmalı, taşınmazın dört hududunu gösterir şekilde ve taşınmazın hangi bölümüne ait olduğuna dair gerekli açıklamanın yapıldığı fotoğraflar raporlara eklenmeli, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın 19 73... tarihli hava fotoğrafları ile 19 66... tarihli memleket haritalarında tümüyle dere yatağı içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazın halen derenin aktif etkisinde olduğu ve bu nedenle zilyetlikle, imar ve ihya ile kazanılabilecek yerlerden olmadığı gibi, tespit tarihi (2011) inden geriye doğru çekişmesiz aralıksız 20 yıl süren bir zilyetliğinin olmadığı, ayrıca bir kısım davacıların eski tapu kaydına dayandıkları ve bu tapu kayıtlarından Nisan 1936 tarihli ve 29 numaralı tapu kaydının dava konusu (C), (D), (E), (F), (G) ve (H) harfleri ile gösterilen alana, Temmuz 1948 tarihli ve 47 numaralı kaydın (B) harfi ile gösterilen alana ve Eylül 1965 tarihli ve 31 numaralı kaydın (A) harfi ile gösterilen alana uyduğu 31.03.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilmiş olsa da, tapu kaydında yazan sınırların mahalli bilirkişi beyanlarına göre farklı yönde okuması, yani sınırları dönük olarak okuması nedeniyle, aslında üç hudut itibarıyla dava konusu edilen bölümlere uymadığının anlaşıldığı ve tapu kayıtlarına itibar edilmediği" gerekçesiyle asıl ve birleşen dava dosyaları bakımından davanın reddine, 5 29... parsel numaralı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporundaki taşınmazın dere yatağında olduğuna dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, 50 sene önce olan bir sel baskını nedeni ile tarıma açılmış ve ihya edilmiş bir arazinin dere yatağı olduğunun kabul edilemeyeceğini ve ayrıca usuli kazanılmış hakların ihlal edildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; tapu kayıtlarına değer verilmemesinin doğru olmadığını, taşınmazların dere yatağında olduğu kabul edilse dahi tapu kayıtları dolayısı ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tapu kayıtlarında yön değişikliği olmasının taşınmazlara uymadığı anlamına gelmediğini, ziraat bilirkişi raporlarında taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunun belirlendiğini, bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, müvekkillerinin taşınmazı imar-ihya ettiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın dere yatağı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, gerekçeli kararın başlık kısmına ve hüküm kısmına birleşen dosyaların ayrı ayrı yazılmamasının ve davacıları ... ...ve ... ...olan 2022/19 Esas sayılı dosyanın da gerekçede ve başlık kısmında yer almamasının mahallinde düzeltilebilecek hata mahiyetinde olduğunun anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili ve ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.