Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1039 E. 2026/3468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1039
- Karar No
- 2026/3468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/283 E., 2023/451 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan tapulama sırasında, 278 parsel sayılı taşınmaz, eski tapu kaydı uygulanarak 52.200 metrekare yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Bölgede 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmaz 1 67... parsel numarası ve 51.832,23 metrekare yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili 12.03.1991 tarihli dava dilekçesinde; 278 parsel sayılı taşınmazın 1933 tarihli ve 20 sıra numaralı tapu kaydının miktar fazlası olduğunu, taşınmazın çevresinin ormanla kaplı olduğunu ve taşınmazın aynı zamanda mera vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. Asli Müdahil ... vekili ise dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2004/181 Esas, 2015/727 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine ve asli müdahil ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/4162 Esas, 2019/6345 Karar sayılı ilamıyla “dava konusu taşınmaza revizyon gören 19 33... sıra numaralı tapu kaydının miktarının 12 dönüm yarım evlek olup, mahkemece yapılan keşif sonrası hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere bu tapu kaydı dava dışı 2 76... parsel sayılı taşınmazlara da revizyon görmüş ve bu parsellerin tutanakları kesinleşmiştir. 2 76... parsel sayılı taşınmazların miktarı ise sırasıyla 38.800 m² ve 15.200 m² olduğundan, her 3 taşınmazın yüzölçümünün toplamının tapu kaydı miktarından fazla olması sebebiyle temyize konu bölümün tapu kaydının miktar fazlası olduğu açıktır. Bu sebeple dava konusu taşınmaz bölümü davalı tarafından yalnızca zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu takdirde kazanılabilecek olup, davalı taraf dayandığı 1933 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak bu taşınmaz bölümün kazanılma imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin dava konusu taşınmaz bölümünde davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamış ve eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğuna” değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A9 harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğu ve (B) harfi ile gösterilen bölümünde ise davalıların 1957 hava fotoğrafında görüldüğü gibi çok eski zamandan beri zilyetliklerinin olduğu ve bu bölümde zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu“ gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 278 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 22.10.2015 havale tarihli krokili raporunda (A) harfi ile belirtilen 6.813,29 m² lik alanın tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespitine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin ve Asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin ve Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.