Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/516 E. 2024/6574 K. – Kadastro Tespitin
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/516
- Karar No
- 2024/6574
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1638 E., 2022/1147 K. DAVA TARİHİ : 07.12.2020 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisine İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2021/216 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi kapsamında çalışma yapıldığını, dava konusu 148 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edilerek askı ilana çıkartıldığını, anılan parsele ait yapılan inceleme ve tespitte 2011 yılına kadar herhangi bir kullanım olmadığının belirlendiğini, 2004-2006-2008 ve 2011 yıllarına ait Google görüntülerinde de taşınmazın boş olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı adına yapılan tespitin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, itirazlarının kabulü ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 02.03.2021 havale tarihli dilekçesinde ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca talep sonucunu açıklayarak dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhtesat beyanının sicilden terkin edilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise, muhtesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek tapuya tescilinin sağlanmasını talep ettiklerini bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda, beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhi ve muhtesat beyanının sicilden terkin talebi ile açılan davanın reddine, muhtesatın ayrıntılı olarak beyanlar hanesinde gösterilmesi talebi yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... vekili ve davalı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; 3402 sayılı Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitinde, üzerindeki zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu yönünde beyanlar hanesine şerh yazılan dava konusu taşınmazın, tarla niteliği ile Hazine adına tespitinin yapıldığı, beyanlar hanesindeki şerhin iptali talebiyle açılan davanın yargılaması sonucunda, taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2 nci maddesi kapsamında kadastro tespitinden önce davalıya ait zeytin ağaçlarının bulunduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın, mevcut şerhin düzeltilmesi yönündeki terditli talebinde hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınmadan, davanın kısmen kabulü ile beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın reddine, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 148 ada 5 parselin, kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı ... vekili, açılan davada hukuki yararlarının bulunduğunu, kamunun tasarrufunu sınırlayıcı hiçbir kaydın yeterince incelenmeden ve ispatlanmadan konulamayacağını, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kendiliğinden oluşan deliceden aşılanarak ıslah edildiğini, muhdesat olarak kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, 4706 sayılı Hazine Taşınmazlarının Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin son fıkrası gereği muhdesat beyanlarının tapu kaydından terkin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.