Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3521 E. 2025/7484 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3521
Karar No
2025/7484
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2115 E., 2023/630 K.

Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun (7139 sayılı Kanun) 33. maddesi ile Orman İdaresinin harçlardan muaf olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine ve davacı İdarenin 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile harçtan bağışık olduğundan davacı tarafça yatırılan peşin karar harçlarının istek halinde iadesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın bulunduğu Bursa ili .... ilçesi .... köyünde 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılıp 27.06.2013 tarihinde ilan edilen ve dava konusu taşınmaz yönünden kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışması ile 2022 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu çalışması bulunmakta olup, arazi kadastrosu çalışması sonucunda dava konusu taşınmaz 464 parsel numarası adı altında çalılık vasfıyla ve 13.100,00 m² yüzölçümü ile ... adına tespit edilmiş, uygulama kadastrosu sırasında ise dava konusu taşınmaz, 27 59... parsel numarasıyla ve 8.080,52 m² yüzölçümüyle tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 464 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın ekli krokide belirtilen kısmının orman sayılan alanlardan olmasına rağmen halihazırda davalı ... adına çalılık vasfı ile tapuda kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek, orman sınırları içinde kalan yerin tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla ... adına tesciline, ayrıca dava konusu taşınmaz üzerinde mevcut olduğu tespit olunan şerhlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde yapılan kadastro tespitinin 1980 yılında kesinleşerek 07.02.1980 tarihinde ... adına tescil edildiğini, davacının kadastro tespitine askı ilan süresinde hiçbir itirazda bulunmadığı gibi tespitten sonraki 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açarak tescilini talep etmediğini, davacının öncelikle 10 yıllık hak düşürücü süreyi geçirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın 40 seneyi aşkın süredir çalılık ve tarım alanı vasfında olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/898 Esas, 2019/150 Karar sayılı ilamı ile; İlk Derece Mahkemesince yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak, Orman İdaresinin 492 sayılı Harçlar Kanunu'na (492 sayılı Kanun) göre alınan harçlardan muaf olmasına rağmen harç hususunda aleyhine hüküm kurulduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereği 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddi ile davacı tarafça yatırılan peşin karar harçlarının istek halinde iadesine karar verilmiş; karara karşı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 04.10.2022 tarihli ve 2021/10559 Esas, 2022/7688 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... İdaresinin, dava konusu taşınmazın yörede yapılan ve 27.06.2013 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içerisinde kalan kısmı hakkında kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak dava açtığı, söz konusu orman kadastrosuna yönelik davalı ... tarafından açılmış bir orman kadastrosuna itiraz davası bulunmadığına göre, eldeki davanın orman kadastrosuna itiraz davası olmayıp uyuşmazlığın eski tarihli belgeler uygulanarak değil yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosuna göre çözümlenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği, hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne ve dava konusu taşınmazın yörede yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve uygulanan orman tahdidine göre dava konusu taşınmazın bilirkişi raporundan (A) harfi ile gösterilen 8.074,54 m²lik kısmının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, davalı yanca kesinleşen tahdide karşı açılan bir dava bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin davasının kabulü ile dava konusu 464 parsel sayılı taşınmazın 15.09.2017 tarihli bilirkişi raporu ekindeki bilirkişi ... ... imzalı krokisinde (A) harfi ile işaretli 8.074,54 m²lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek orman vasfı ile ... adına ayrı bir parsel numarası ile kaydına, taşınmazın orman olarak iptaline karar verilen (A) harfi ile işaretli 8.074,54 m²lik kısmındaki dahili davalı ... lehine konulmuş irtifak hakkı ile sair şerhlerinin terkinine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığını, 1980 yılında kesinleşen kadastro tespitinin üzerinden 10 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Bursa Orman Bölge Müdürlüğünden taşınmazın vasfının orman olarak değiştirilmesi için gerekli işlemlerin yapılması talep edilmesine rağmen davacı kurumca hiçbir işlem yapılmadan eldeki davanın açıldığını, ilgili sorunun idari yoldan çözülebilecekken dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu yerin orman olmadığının bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına talep etmiştir. Dahili davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999. maddesi gereğince irtifak haklarının korunması gerektiğini, Mahkemenin şerh terkini yönünde verdiği kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin bozma kararından sonra 2022 yılında yapılıp tapuya tescil edilen uygulama kadastrosunda dava konusu taşınmazın 464 olan parsel numarası 27 59... parsel, 13.100,00 m² yüzölçümü ise 2/B kapsamında kalan kısımların dava konusu taşınmazdan ifraz edilmesi sonucu 8.080,52 m² olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararında eski parsel ve yüzölçümü dikkate alınarak karar verilmiş ise de bu durum infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kamu düzeni de gözetilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekilinin yukarıda (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan; "464 parsel sayılı taşınmazın 15.09.2017 tarihli bilirkişi raporu ekindeki bilirkişi ... ... imzalı krokisinde (A) harfi ile işaretli 8074,54 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali, aynı adanın son parsel numarası verilerek" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "27 59... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile" ibaresinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "464 parsel sayılı taşınmazın orman olarak iptaline karar verilen (A) harfi ile işaretli 8074,54 m²lik kısmındaki" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "27 59... parsel sayılı taşınmazdaki" ibaresinin yazılmasına ve 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3521, K. 2025/7484, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3521-e-2025-7484-k-46fba99034e3