Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3128 E. 2025/6676 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3128
Karar No
2025/6676
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/158 E., 2022/239 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun (2924 sayılı Kanun) uyarınca gerçekleştirilen kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 565, 5 66... parsel sayılı sırasıyla 7.056.00, 4.714, 00... .366,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla; ..., ... ve ...’ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare güncelleme çalışmalarında taşınmazların kullanıcıları hakkında değişiklik yapılmamıştır. Davacı ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ayrı ayrı sunduğu dava dilekçelerinde; dava konusu 555, 556, 5 67... parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün satın alma yoluyla ayrı ayrı müvekkilerinin fiili kullanımında olduğu iddiasına dayanarak taşınmazlarda müvekkilleri adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 567 parsel sayılı taşınmazın 20.04.1979 tarihli senede dayalı olarak satın aldığı ve kendi fiili kullanımında olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazda müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında sunduğu savunmasında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki kararlar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa tutanak maliki olan Hazine ile lehlerine zilyetlik şerhi verilen ..., ... ve ...'ın davaya usulünce dahil edilmesi için süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm delilleri toplandıktan sonra birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması ve çekişmeli 567 parsel hakkında Antalya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/95 Esas sayılı dosyasında dava bulunduğu gözetilerek aynı parsel hakkındaki davanın birleştirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "keşif, fen ve ziraat bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi, senet ve tanık beyanlarına göre taşınmazlarda 1995 tarihli devir belgeleriyle kullanımı ispatlanan 13/A, 13/B, 13/C ve E/1 ile kodlu bölümler yönünden kullanıcı şerhi taleplerinin kabulüne, güncellemede zaten davacılar adına şerhli 58 parsel bölümleri yönünden konusuzluk sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında satılan 14 parsel hakkında şerhe dayalı kullanıcı şerhi davasının dinlenemeyeceğine, 14... parsel sayılı taşınmazların kullanıcı şerhi devrinin de ispat edilemediğinden reddine, ayrıca davacı ...'in 1979 tarihli devre dayalı isteminin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesindeki hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiş; işbu karar, davacı ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmün (E2) ve (F2) bentlerinde fen bilirkişi raporuna atıf yapılırken dava konusu kısmın (13/B) olduğu belirtilmekle beraber, hükmün gerekçe kısmından ve sözü edilen rapor içeriğinden mezkur kısmın (13/D) rumuzlu olduğu anlaşılmakta olup, bu husus mahallinde düzeltilebilir, sonuca etkili olmayan maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3128, K. 2025/6676, T. 28.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3128-e-2025-6676-k-cbd6f0c989f2