Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3246 E. 2025/6678 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3246
Karar No
2025/6678
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/10 E., 2021/30 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-davalı ... ve ..., davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili ve davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş; 13.05.2022 tarihli ek kararla davacı-davalı ... ve ... ile davacı-davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz talebinden vazgeçilmiş sayılmalarına karar verilmiştir. Ek karar davacı-davalı ... ve ... ile davacı-davalı ... ve arkadaşları vekilinin tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net şekilde açıklanmalıdır. Örneğin, harcın "dosyaya yatırılması" şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.06.2010 tarihli ve 2010/19-286 Esas, 2010/330 Karar sayılı ilâmı). Somut olayda; davacı - davalı ... ve ... ile davacı - davalı ... ve arkadaşları vekiline gönderilen muhtıralara, eksik giderin Mahkeme veznesine yatırılması yerine "yatırılması" gerektiği şeklinde yatırılma mercii yönünden ihtarın eksik yazıldığı ve bu nedenle gönderilen muhtıraların usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Anılan sebeplerle davacı-davalı ... ve ... ile davacı-davalı ... ve arkadaşları vekiline gönderilen muhtıralar usulsüz olduğundan, muhtıra tebliğine rağmen temyiz giderlerinin süresinde tamamlanmaması sebebi ile davacı - davalı ... ve ... ile davacı - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz isteminin reddine dair karar tesisi hatalı olup, İlk Derece Mahkemesince verilen 13.05.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Eskişehir ili Sivrihisar ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 31 85... parsel sayılı sırasıyla 66.0 00... .000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 31 88... parsel sayılı sırasıyla 62.7 50... .500 metrekare yüzölçümüne sahip taşınmazlar, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adlarına; aynı çalışma alanında bulunan 3243 parsel sayılı taşınmazın fen raporunda (a) harfi ile gösterilen 901.200 metrekare yüzölçümündeki bölümü son parsel numarası verilerek ..., aynı raporda (b) harfi ile gösterilen 788.000 metrekare yüzölçümündeki bölümü son parsel numarası verilerek ..., aynı raporda (c) harfi ile gösterilen 214.750 metrekare yüzölçümündeki bölümü son parsel numarası verilerek ... adına komisyon kararıyla tespit edilmiş; aynı raporda (d) ve (e) harfleri gösterilen 117.0 00... .121.000 metrekare yüzölçümündeki bölümler ise komisyon kararıyla kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı - davalı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3243 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı - davalı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3243 parsel sayılı taşınmazın tamamının kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmasını talep etmiştir. Davacı - davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği dava dilekçesinde; dava konusu 3185, 3188, 3189, 31 90... parsel sayılı taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmasını talep etmiştir. Davacı - davalı Yeşilköy Köyü Tüzel Kişiliği dava dilekçesinde; dava konusu 3185, 3188, 3189, 31 90... parsel sayılı taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; "Dava dosyası tapulama komisyonunun yetkisizlik kararı ile tapulama mahkemesine verilmiştir. Kanuna uygun şekilde ittihaz edilmemiş olan tapulama komisyonlarının yetkisizlik kararları tapulama mahkemesini bağlamaz. Tapulama Kanunu'nun özel prosedürüne göre hakkın tespitinde ilk aşamada tapulama komisyonlarına görev verilmiştir. Komisyon kararları davayı doğuran işlemlerdir. Bu nedenle kazai denetime bağlıdırlar. Komisyon kararlarının Kanun'un belli ettiği prosedüre uymamış olması halinde tapulama hakiminin işe el koyması mümkün olamaz. Tapulama komisyonları itiraz nedeniyle taşınmazların hukuki durumunu tespit etmek amacıyla gerekli soruşturma işlemlerini yapmakla ödevlidirler. Soruşturmanın sonucunda tespit olunan maddi olaylara göre taşınmazın hukuki durumunu değerlendirmek gerekir. Bu yönler tapulama komisyonlarının kanuni görevleri içindedir. Tapulama Kanunu'nun 29. maddesinde söz konusu olan yetkisizlik kararı ancak hukuki durumun değerlendirilmesinin bir içtihat konusu olduğu ya da uyuşmazlığın çözümü tapulama mahkemesinin göreviyle ilgili bulunduğu hallerde verilebilir. Aksi durumda her şey uyuşmazlık tapulama komisyonu tarafından yetki dışı olarak düşünülebilir. Bu takdirde kanun koyucunun tapulama komisyonları ihdasıyla güttüğü amaç eylemli olarak zedelenmiş ve tapulama komisyonu müessesesi işlemez hale getirilmiş olur. Olayda tapulama komisyonu yukarıda belirtilen esaslara veya dolayısıyla kanuna aykırı şekilde yetkisizlik kararı vermiştir. Bu durumda mahkemece işin kanuni yoldan mahkemeye gelmediği düşünülerek dosyanın tapulama müdürlüğüne geri çevrilmesi ve esas hakkında hüküm tesis edilmemesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Keşif, harita ve ziraat bilirkişi raporları, hava fotoğrafları ile komisyon krokilerinin uygulanmasına göre 31 85... ile 31 88... parsellerin tapulama öncesi satış devri ve zilyetlikle uzun yıllar aynı sınırlar içinde tarla olarak kullanıldığı ve mera sınırları dışında kaldığı, 3243 parselin ise 07.09.1950 tarihli kararla tahsisli mera olup özel mülkiyete konu edilemeyeceği, ayrıca paftadaki tersimat ve yüzölçümü hatalarının 13.12.19 76... .09.1985 tarihli fen raporlarına göre düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle, 31 85... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına, 31 88... parsel sayılı taşınmazların 1/2’şer payla ... ve ... mirasçıları adına tesciline; 3243 parsel yönünden Hazinenin talebinin kabulüyle mera olarak sınırlandırılıp özel sicile kaydına ve diğer itirazların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı - davalı ... ve ..., davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili ve davacı - davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Hükmü temyiz etme hakkı, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Hükmü temyiz eden davacı - davalı Hazine vekili dava konusu 3243 parsel sayılı taşınmaz yönünden davaya katılmış olup, temyiz incelemesine konu ettiği dava konusu 3185, 3188, 31 89... parsel sayılı taşınmazlar hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir davası veya açılmış davaya müdahalesi bulunmamaktadır. Bu itibarla; davacı - davalı Hazine vekilinin, temyize konu ettiği taşınmazlar yönünden usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - davalı ... ve ..., davacı - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı - davalı Hazine vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Davacı - davalı ... ve ..., davacı - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı - davalı ... ve ...'dan alınmasına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davacı - davalı ... ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3246, K. 2025/6678, T. 28.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3246-e-2025-6678-k-a3c2202b3bde