Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2978 E. 2024/7586 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2978
- Karar No
- 2024/7586
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/800 E., 2015/747 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının 1969 yılında yapıldığı, davaya konu yerlerin orman olarak bırakıldığı, 1974 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında davaya konu yerlerin orman dışına çıkarılarak (sarı alan) olarak gösterildiği, 1991 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tahdit ve tespitinin yapıldığı, 1070 nolu parselin beyanlar hanesine "iş bu parsel üzerindeki elma ağaçları 1967 yılında ... oğlu ... tarafından dikilmiştir." ibaresinin yazıldığı ve tespitin 12.03.1991 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar 2009 yılında Mustafakemalpaşa Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışmalarında 16.11.2009 tarihli ve 10961 yevmiye ile davaya konu taşınmazların 2/B kapsamında kaldığı belirtmesi yapılmış olup, dava 2009 yılı güncelleme işlemine dayanmakta ise de, Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğünün 17.12.2012 tarihli ve 575 sayılı yazısına istinaden güncelleme işlemi iptal edilerek kaydın, 1991 yılı tesis kadastrosuna uygun hale getirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Bursa ili Karacabey ilçesi Bayramdere köyü 1070 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "taşınmaz malın tamamı 6831 sayılı Yasanın 2/b maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmıştır" ve yine "bu parseller ... kullanımındadır" belirtmelerinin yapıldığını, daha sonra 05.12.2012 tarihinde 3 üncü kez yapılan beyan ile 2 nci kez yapılan beyanda kullanıcı belirtilmesinin hatalı olduğunun belirtildiğini, kadastro tarafından yapılan son tespitin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 30 yılı aşkın bir süredir davacının kullanımında olduğunu, davacının söz konusu parsel için her yıl Maliye Hazinesine ecrimisil bedeli ödediğini, davacının 1070 parsele ilişkin aldığı tapu kaydınad iş bu parsel üzerindeki elma ağaçlarının 1967 yılında davacının babası tarafından dikildiğinin yazdığını ancak bu beyanda baba adı hatalı olarak yazılmışsa da bunun maddi bir hatadan kaynaklandığını, dava konusu taşınmazın 2/b ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olduğunu, o günkü mevzuat gereği Hazine adına tapuya tescil edilmiş ise de 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7 nci maddesi göre tapulu taşınmazların tapu maliklerine bedelsiz iadesi söz konusu olduğundan, dava konusu parselin davacının zilyedinde olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesindeki davalılar adına konulan 2/b şerhinin iptali ile taşınmazın davacının kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, taşınmazın tapu kaydına konulan 2/B şerhinin iptali ile kullanıcı isminin beyanlar hanesine yazılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ... Mahallesinde kadastro çalışmalarının 1969 yılında yapıldığı, davaya konu yerlerin orman olarak bırakıldığı, 1974 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında davaya konu yerlerin orman dışına çıkarılarak (sarı alan) olarak gösterildiği, 1991 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sonucunda ... adına tahdit ve tespitinin yapıldığı, 1070 nolu parselin beyanlar hanesine "iş bu parsel üzerindeki elma ağaçları 1967 yılında ... oğlu ... tarafından dikilmiştir." ibaresinin yazıldığı ve tespitin 12.03.1991 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Her ne kadar 2009 yılında Mustafakemalpaşa Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışmalarında 16.11.2009 tarihli ve 10961 yevmiye ile davaya konu taşınmazların 2/b kapsamında kaldığı belirtmesi yapılmış olup dava 2009 yılı güncelleme işlemine dayanmakta ise de, Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğünün 17.12.2012 tarihli ve 575 sayılı yazısına istinaden güncelleme işlemi iptal edilerek kaydın, 1991 yılı tesis kadastrosuna uygun hale getirildiğinin anlaşıldığı, davanın 08.09.2014 tarihinde açıldığı dikkate alınarak, 1991 yılı tesis kadastrosu ile tespit edilip 2009 güncellemesinde terkin edilen kullanıcı belirtmesinin de tekrar 11.06.2014 tarihli ve 7444 yevmiye sayılı işlem ile kayıtlara işlendiği, tapu kayıtlarının alenilik esasına dayandığı dikkate alınarak davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.