Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2288 E. 2024/7997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2288
- Karar No
- 2024/7997
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/86 E., 2023/11 K. Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı - davalı ... vekilleri, davacı - davalı ... vekili, davalı - davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, Akçakoca ilçesi Akkaya Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 193 ada 7, 8 ve 194 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 14.947.10, 2.761.91 ve 4.570,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 193 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların ..., ..., ...' in, 194 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise ..., ... ve ...'in fiili kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Akçakoca ilçesi Akkaya köyü 193 ada 7, 8 ve 194 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kendisinin 1/2 hisse ile malik olduğu tapu kaydı kapsamında kaldığını ve taşınmazların kendi zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların 1/2 hisse ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Akçakoca ilçesi Akkaya köyü 193 ada 7, 8 ve 194 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, bu taşınmazların kendisinin 1/2 hisse ile malik olduğu tapu kaydı kapsamında kaldığını ve taşınmazların kendi zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların 1/2 hisse ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Akçakoca ilçesi Akkaya köyü 193 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların fiili kullanıcısının yalnızca kendisi olduğu halde ... ve ...'in kullanıcı olarak yazılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yalnızca kendisinin adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi neticesinde; "... dava konusu 193 ada 7 ve 8 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ...' in, çekişmeli taşınmazlarda tek başına zilyetliğinin bulunduğu iddiasıyla yalnızca kendi adına, davacılar ... ve ...' in ise tapu kaydına ve fiili zilyetliklerine dayanarak, 1/2 pay oranında adlarına şerh verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açtıkları, dosyadaki bilgi ve belgelere ve taraflar arasında aynı tapu kayıtlarına dayalı olarak görülen Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/13927 Esas, 2022/1459 Karar sayılı dosya içerikleri hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazlarda, davacılar ... ve ...’in, dayanak tapu kayıtları kapsamında haklarının bulunmadığının anlaşıldığı, ancak, çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi ... oğlu ...'ten kaldığı ve terekenin taksim edilmediği dosya kapsamından anlaşıldığı ve tespitte davacı ...’in lehine miras payından fazla miktarda şerh verildiğine göre, davacının davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği; öte yandan, davacılar ... ve ...’in davaları yönünden de, muris ...’in terekesinin taksim edilmemesi sebebiyle davalarının reddine karar verilmesi gerektiği; dava konusu 194 ada 2 parsel sayılı hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, dosyadaki bilgi ve belgelere ve taraflar arasında aynı tapu kayıtlarına dayalı olarak görülen Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/13927 Esas, 2022/1459 Karar sayılı dosya içerikleri hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazlarda, davacılar ... ve ...’in dayanak tapu kayıtları kapsamında haklarının bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ... oğlu ...'ten kaldığı ve terekenin taksim edilmediği dosya kapsamından anlaşıldığı, temyiz edenin sıfatına göre dava konusu taşınmazda 1/3’er paylarla davacılar ..., ... ve ... lehine zilyetlik şerhi verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu ..." gerekçeleriyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar ... ve ... ile davacılar ... ve mirasçılarının açmış olduğu davaların ayrı ayrı reddine, dava konusu 193 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesindeki şerhlerin aynen korunmasına, dava konusu 194 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırı dışına çıkarılmış olup 1/3 paylarla davacı ..., davacı ..., davacı ...’in kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı - davalı ... vekilleri, davacı - davalı ... vekili, davalı - davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - davalı ... vekilleri, davacı - davalı ... vekili, davalı - davacılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi