Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8482 E. 2024/7757 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8482
Karar No
2024/7757
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2022/363 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... eksik araştırma inceleme ile karar verildiği, nizalı taşınmazın kuzeydoğu sınırında orman bulunduğu ancak usulüne uygun orman araştırması yapılmadığı açıklanarak, öncelikle yöntemine uygun orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli olup olmadığının ve zilyetlikle kazanmaya elverişli ise davacı yönünden zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davacının evveliyatı tespit harici bırakılan bu yere tespit dışı bırakılma tarihi olan 1965 yılından mera komisyon karar yılı olan 2008 yılına kadar nizasız fasılasız 20 yıldan fazla bir süre malik sıfatıyla zilyet olduğunun tanık anlatımı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıyla belirlendiği, ayrıca dava konusu alanın içinde kaldığı taşınmazın mera komisyon kararı ile mera vasfını kazındığından kadim mera iddiasının da dinlenemeyeceği, tüm dosya kapsamı incelenip yapılan değerlendirmede, fen bilirkişi ve orman mühendisi bilirkişiler tarafından orman sahası içinde kaldığını belirttikleri 849,82 m2 lik kısmın orman olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı, 143 parselin mera olarak tespit edilmiş olup 5.171,48 m2lik kısmının tarım arazisi olarak kullanıldığı ve 1976 yılında imar ve ihya çalışmalarının yapılmış olduğu, sınırlarının belirgin olduğu, davacının bu kısma ilişkin zilyetlik ve zamanaşımı ile kazanma şartlarını sağladığı, mülkiyetin davacı tarafından kazanılmasından sonra idari işlem ile taşınmazın vasfının değiştirilmesinin davacı açısından sonuç doğurmayacağı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile İslahiye ilçesi Çubuk Mahallesi 143 parselin fen bilirkişilerinin 07.04.2015 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile ve kırmızı kalemle taralı olarak gösterilen 5.171,48 m2 lik kısmının ifrazı ve mera kaydının iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, krokisinde (B) harfi ile taralı olarak gösterilen 849,82 m2 lik kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 Sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8482, K. 2024/7757, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-8482-e-2024-7757-k-88eab75ea9bd