Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2515 E. 2023/4284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2515
- Karar No
- 2023/4284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1447 E., 2022/1467 K. KARAR : Davanın Usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2011/1278 E., 2020/70 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili Kepez ilçesi Başköy Mahallesi/Köyü çalışma alanında bulunan 28437 ada 147 parsel sayılı (yeni 29074 ada 10 parsel) 35.674,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 459,24 m2 'lik kısmı ... kızı ...'ın (B) harfi ile gösterilen 675,15 m2 lik ve (C) harfi ile gösterilen 546,87 m2 lik kısımlar ... oğlu ...'ın (E) harfi ile gösterilen 4980,97 m2'lik kısmı ... evlatları Durali ve ...'lerin müştereken kullanımlarında ve (D) harfi ile gösterilen 21598,53 m2'lik kısmı ile (F) harfi ile gösterilen 7413,91 m2'lik kısımları halen taşlık ve çalılık kullanımsızdır" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili Kepez ilçesi Başköy Mahallesi / Köyü eski 966 parsel yeni 28437 ada 147 parsel sayılı taşınmazda 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahipliği tespiti yapıldığını, dava konusu taşınmazın 1/4 hissesinde vekil edeni olan davacının hak sahibi olarak belirlendiğini, işlemin ilan edildiğini ve kesinleştiğini, aynı Kanun hükümlerine göre taşınmazın rayiç bedel tespitin yapıldığını, davacının belirlenen rayiç bedeli süresi içinde Or - Köy idaresine ödediğini, Or - Köy idaresi tarafından taşınmazda davacının hak sahibi olduğu belirtilerek hissenin davacı adına tescili için Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını, idari işlemin tamamlandığını, ancak yapılan son kullanım kadastrosu çalışmasında davacının zilyet olduğu yerde isminin yazılmadığını belirterek, taşınmazın 1/4 hissesinde davacının zilyet olduğuna karar verilmesini talep ettikten sonra, yargılama sırasında 21.02.2020 tarihli dilekçe ile taşınmazın 1/4 hissesinin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline mümkün olmazsa bedeli ödenen kısmın tespiti ile tapuya bu şekilde tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2020 tarih ve 2011/1278 Esas, 2020/70 Karar sayılı kararıyla, davacının iddia ettiği gibi 2924 sayılı Kanun gereği Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde satışı yapılarak ilgili hissenin davacı tarafından bedelinin ödendiği, taşınmazın 1/4 hissesinin iade kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu ... İli Kepez İlçesi Başköy mahallesi 28437 ada 147 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptaline, beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmazın 459,24 m2 lik kısmı ... kızı ...'ın, 1222.02 m2'lik kısmı ... oğlu ...'ın, 8918,66 m2'lik kısmı ... oğlu ...'in, 4980.97 m2'lik kısmı ... evlatları Durali ve ...'lerin müştereken kullanımlarında, 20093,78 m2'lik kısmı halen taşlık ve çalılık kullanımsızdır.'' ibaresi parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde belirtilmek üzere parselin tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı ... davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarih ve 2020/786 Esas, 2021/189 Karar sayılı kararıyla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli 2011/1278 Esas, 2020/70 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, dava konusu ... İli Kepez İlçesi Başköy Mahallesi 28437 ada 147 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptaline, beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmazın 459,24 m2'lik kısmı ... kızı ...'ın, 1222.02 m2'lik kısmı ... oğlu ...'ın, 8918,66 m2 lik kısmı ... oğlu ...'in, 4980.97 m2'lik kısmı ... evlatları ... ve ...'lerin müştereken kullanımlarında, 20093,78 m2'lik kısmı halen taşlık ve çalılık kullanımsızdır.'' ibaresi parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde belirtilmek üzere parselin tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davacının dahili davalıların hissesine yönelik herhangi bir talebi olmadığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Dairemizin 02.06.2022 tarih ve 2021/7883 Esas 2022/5251 Karar sayılı ilamıyla; "davacının, taşınmazın 1/4 hissesini 2924 sayılı Kanun kapsamında satın aldığı, ancak 2/B çalışmaları sırasında adına zilyetlik tespiti yapılmadığı iddiasıyla taşınmazın 1/4 hissesi üzerinde adına kullanıcı şerhi verilmesi isteği ile dava açtığı, buna göre davanın, 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre satılan ve takdir edilen parası Hazineye ödenen taşınmazı, satın alan kişinin taşınmazda zilyet olduğunu tespitine karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesine göre, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava olup, idari yargı yetkisi kapsamında olduğu, somut olayda, dava konusu taşınmazın bedelini ödeyen davacının adına gerek tespit gerekse tescil işlemi yapılmamasının idari bir işlem olduğu ve bu işleme yönelik itirazları incelemek konusunda idari yargının görevli olduğu, mahkemece, yargı yolu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin kendisini görevli görerek, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla, hükmüne uyulan bozma ilamındaki gerekçelerle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın adli yargıda görülmesi gerektiğini, görevli mahkemenin kadastro mahkemeleri olduğunu, davacının dava konusu yerin bedelini ödemiş olmakla 6292 sayılı Kanun uyarınca davacı adına tescil edilmesi gerektiğini, davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin çok fazla olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre satılan ve takdir edilen parası Hazineye ödenen taşınmazı, satın alan kişinin taşınmazda zilyet olduğunu tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun), 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.