Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12139 E. 2024/4748 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12139
Karar No
2024/4748
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/141 E., 2023/141 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-452 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/28540 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.07.2011 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki traktörün karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, davalı ... tarafından yapılan ödemenin eksik olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL bakiye maddi tazminatın ödeme tarihinden olan 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talep arttırım dilekçesi ile talebini 48.796,91 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı kaza nedeni ile açmış olduğu davanın kesinleştiğini, bu karar gereği davacıya ödeme de yapıldığını, kesin hüküm nedeni ile başvurunun reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile bakiye 46.180,18 TL tazminatın 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetince maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.03.2022 tarih 2021/12199 Esas, 2022/4723 Karar sayılı kararı ile "Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Yine 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanuna göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür. Somut olayda; davacı iş bu davadan önce aynı olaya ilişkin davalı aleyhine aynı taleple Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2011/500 Esas, 2016/290 Karar sayılı dosyası ile yargılama yapılarak, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak taraflarca karara karşı süresinde itiraz ya da temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. İş bu dava ise, aynı başvuran tarafından aynı davalıya karşı, aynı kaza nedeniyle meydana gelen maluliyetine ilişkin olarak herhangi bir gelişen durum iddiası olmaksızın, eksik ödemeye ilişkin olarak KTK 111.maddesine dayanarak açılmıştır. Yukarıda bahsi geçen aynı olaya ilişkin yapılan yargılamada verilen karar kesinleşmiş ise esastan verilen karar iş bu dosya için kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2011/500 E.-2016/290 K. sayılı karara karşı taraflarca süresinde temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda kesin hüküm bulunup bulunmadığı tartışılarak kesinleşmesi durumunda 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesine göre, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarından olup, bu durumda mahkemece, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülerek bozmayı gerektirmiştir." bozma kararı verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına ile bozma ilamına uyularak taraflara Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, davalı vekili tarafından dosyanın kesinleşmediği, davanın derdest olduğu anlaşılmakla bu konudaki itirazın reddine karar verilmiş, 24.10.2016 tarihli maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinde artış olduğu gerekçesi ile itirazın kısmen kabulü ile bozma ilamı doğrultusunda vekalet ücretine ilişkin hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar davacının aleyhlerine daha önce açmış olduğu sabit olan dava kesinleşmese de derdest durumda olduğu, bu hali ile başvurunun derdestlik nedeni ile reddi gerektiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini savunarak İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/500 Esas 2016/290 Karar sayılı dosyasında davalı ... aleyhine dava konusu kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin 12.10.2011 tarihinde dava açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/500 Esas 2016/290 Karar dosyasında trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince, davacı tarafından davalı ... şirketine karşı ileri sürdüğü sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından da mahkemeye başvurulması ve bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12139, K. 2024/4748, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12139-e-2024-4748-k-da7ce0a0cd55